ATMOSFER BASINCI DEĞİŞİKLİKLERİ

Atmosfer basıncının değişmesine bağlı zararların oluşmasında üç faktör önemlidir:

  1. Değişmenin niceliği: aynı nicelikte basınç artmasına göre basınç azalması daha zararlıdır. Basıncın üç kat artması zararsız olduğu halde yarısına inmesi sistemik anoksi ve ölümle sonlanabilir.

  2. Değişme hızı: basıncın birden yükselmesi ve sonra birden azalması patlamalarda görülür. Atmosfer basıncının çabuk ya da yavaş yükselmesinin pek önemi yoktur. Buna karşılık basıncın çabuk azalması ya da yavaş azal­ması değişik tablolar ortaya çıkarır.

  3. Değişme süresi: basınç azalmasının uzun sürmesinin sonuçları dağ hastalığı’nda gö­rülür. Basıncın hızla düşmesi dekompresyon hastalığı tablosunu ortaya çıkarır.

Atmosfer basıncındaki değişikliklerin neden olduğu 3 sendrom vardır;

  • Dağ hastalığı

  • Dekompresyon hastalığı

  • Patlamalar

Dağ hastalığı

Dağlık yörelerde 4300 m’ye kadar olan yükseklikler insan yaşamına uygun olabilmektedir. Bu tür yükseklilerde yaşayanlarda 4 önemli uyum mekanizması saptanır;

(a) Beyin, myokard ve iskelet kasındaki kapiller damar yoğunluğu artar,

(b) İskelet ve kalp kası hücrelerinde myoglobin düzeyi yükselir,

(c) Hücrelerin mitokondri sayısı artar,

(d) Hematokrit yükselir.

And dağları köylüleri ilk bakışta yüksek hematokritleri ve geniş toraks boşluğu (fıçı göğüs) ile göze çarparlar.

Normal atmosfer basıncında akciğer alveollerindeki oksijen basıncı 105 mmHg düzeyindedir. 7000 m yükseklikteki bir dağda 40 mmHg’ya düşer. Atmosfer basıncı %50 azaldığında sistemik anoksiye bağlı bilinçsizlik olur, başağrısı ve anoreksi başlar. Akciğer ödemi ile solunum yetmezliği belirir. Beyin ödemine eklenen dolaşım yetmezliği ölümle sonlanır. Bu nedenle dağcılar 4000 m’nin üzerine çıkmak istemezler.

Oksijen eksikliğinin biraz daha hafif olduğu durumlarda başağrısı, bu­run kanaması ve çalışma gücünde azalma görülür. Süre uzarsa mental ve fiziksel bozukluklar gelişir. Dolaşımın kompanzasyonu için polisitemi, hipervolemi, kemik iliği hiperplazisi başlar. Bir süre sonra el ve ayak parmaklarında osteoartropatiler meydana gelir. 5000 m üzerine çıkanlarda retina kanamaları görülebilir.

Dekompresyon hastalığı

Caisson apareyinde çalışanlar, dalgıçlar ve sünger avcıları çok kısa sürede su yüzüne çıktıklarında, basınç ayarlaması olmayan uçaklarla çok yükseğe çıkanlarda, atmosfer basıncının azalmasıyla kandaki erimiş gazlar serbest duruma geçer, gaz ve yağ embolizmi meydana gelir (Embolizm).

Dekompresyon hastalığında ve buna göre daha hafif basınç azalmala­rında paranazal sinüsler ve orta kulaktaki hava genişler, aşırı ağrı yapar ve kulak zarı yırtılabilir.

ö

Patlamalar

Patlamalarda basınç önce birden yükselir ve bunu birden düşmesi izler. Etkileri ve sonuçları basınç değişimini ileten cisimlere göre değişir:

Atmosfer basıncındaki yükselmenin hava ile iletimindeki lezyonlar bir yönden gelen kamyon çarpmasındaki gibidir. Toraks sıkışır, karın içi basıncı yükselir, solid organlar yırtılır ve kanamalar olur. Solunum yoluyla akciğerlere gelen yüksek basınç alveolleri yırtar ve gaz embolizmi meydana gelebilir.

Suya dalmış olanlardaki basınç yükselmesi su ile vücudun her tarafını eşit olarak etkiler. Toraks ve karın organlarında yırtılmalar olur. Yüksek ba­sınçlı su anüsten girerek bağırsakları patlatabilir.

Suda dik duranlarda özellikle karın organlarında yırtılmalar olur. Yatar durumdakilerde basınç insanı su dışına atar ve önemli zararlar olmayabilir.

Katı cisimlerle iletilen patlamaların sonuçları yüksek yerden düşmeyi andırır. Gemi içindeki bir patlama sırasında basınç yükselmesi güvertede bulunan kişilere güverte tabanı ile iletilir. Çok katlı bir yapının alt katındaki bir pat­lamada üst katlarda bulunanlar için de durum böyledir. Bu tür olgularda özellikle bacaklarda kırıklar meydana gelir.