Temel Patoloji

Atrofi

Atrofi, normal büyüklükteki bir organın sonradan küçülmesidir.

Küçülmenin nedeni kendisini oluşturan hücrelerin hacimlerindeki ya da sayılarındaki azalmadır. Türleri:

  • Basit atrofi: hücrelerindeki madde kaybı nedeniyle ortaya çıkan organ küçülmesi,

  • Nümerik atrofi: hücrelerinin sayısındaki azalma nedeniyle ortaya çıkan organ küçülmesi.

Atrofi kavramını organ küçüklüğü ile ilgili başkaca kavramlarla karıştırmamalıyız:

 

Atrofi, normal büyüklükteki bir organın sonradan küçülmesidir (edinseldir).

Agenezis (agenesis),  bir organın doğumsal yokluğudur (organın taslağı bile oluşmamıştır).

Aplazi (aplasia), bir organın doğumsal yokluğudur (organın taslağı oluşmamıştır ya da oldukça küçük ve bozuk yapıdadır).

Hipoplazi (hypoplasia), bir organın yetersiz gelişme nedeniyle doğumsal olarak küçük kalmasıdır. Organ, tüm anatomik özelliklerini taşır, fizyolojik işlevlerini yapabilir.

Displazi (dysplasia), iki anlamlıdır. (i) bir dokunun/organın doğumsal biçim bozukluğudur; (ii) bir dokuda kanser öncüsü olabilen anormal hücrelerin varlığıdır.

Atrofinin özgün nitelikleri:

  • Atrofi reversibldir.

  • Yeterli sayıda hücrenin etkilenmesiyle birlikte tüm doku/organ küçülür.

  • Basit atrofideki hücre küçülmesi, metabolizmanın yavaşlaması sonucunda ortaya çıkan sitoplazma niceliği ve organel sayısı azalmasına bağlıdır;

- etkilene hücrede birkaç mitokondri ve az sayıda myofilament kalmıştır,

- endoplazmik retikulum azalmıştır.

  • Dejenere olan organellerin parçacıkları lizozomal vakuoller içine alınır ve enzimlerle eritilir (otofaji).

  • Organellerden arta kalan membran parçacıkları sitoplazma içinde birikirler. Mikroskopik incelemede kahverengi granüller biçiminde görülen organel artıklarına lipofuscin pigmenti ya da yıpranma pigmenti adı verilir. Yeterince lipofuscin pigmenti içeren atrofik bir doku kahverengidir (kahverengi atrofi).

 

Klinikte 2 tür atrofi vardır:

1. Yerel (bölgesel) atrofiler,

2. Sistemik atrofiler.

 

1.    YEREL ATROFİLER

İnaktivite atrofisi

Denervasyon (innervasyon kaybı) atrofisi

Vasküler atrofi

Genetik atrofi

Endokrin atrofi

Basınç atrofisi

 

İnaktivite atrofisi (disuse; decreased workload inactivity)

İskelet kasında ve kemikte hareketsizlik sonrasında ortaya çıkan atrofidir.

Kemik kırığı nedeniyle alçıya alınan bir ekstremite yerel inaktivite atrofisinin en iyi örneğidir (ayrıca bkz. Sistemik inaktivite atrofisi).

İskelet kası atrofisi: inaktivite ile birlikte kısa sürede başlar. Yerel inaktivite atrofileri basit atrofi niteliğindedir; reversibldir.

Kemik atrofisi: kemik rezorpsiyonunun yapımından önde olduğu izlenir. Kemik trabekülleri incelir, kemik kütlesi azalır. 6 hafta süreyle çalışmayan kemiklerdeki mineral içeriği %90 oranında yitirilir. Reversibldir. Alçıdan sonraki aktiviteyle birlikte kas   hücreleri ve ekstremitenin hacmi normale döner.

 

Denervasyon (innervasyon kaybı) atrofisi

İskelet kaslarının varlığı ve işlevsel gücü innervasyonu ile sağlanır. Alt motor nöronun zarar gördüğü olgularda sinir iletisi bozulan kas hücrelerinde hızla atrofi gelişir. Neden: Polio, sinir kesileri, distrofik kas hastalıkları.

 

Vasküler atrofi (yetersiz kan akımı)

En önemli nedeni, kan debisinde arter patolojisine bağlı azalma (hipoksi) sonucunda oluşan progressif hücre kaybıdır. Örnek; ateroskleroza bağlı serebrovasküler hastalıklarda nöron kaybıyla birlikte oluşan serebral atrofi.

 

Genetik atrofi

Beyin atrofisi saptanan kalıtsal sendromlar kümesi bu gruba girer. Örnekler;

Alzheimer hastalığı (70%)

Huntington hastalığı

Frontotemporal demans (serebral atrofi, nöron kaybı)

 

Basınç atrofisi

Dokular üzerindeki uzun süreli basılar etkilenen bölgede atrofiye neden olur.  Örnekler:

Columna vertebralis’e bası yapan tümör (etkilenen vertebralarda ve medulla spinalis’te atrofi)

Ekzokrin bez duktusunun tıkanması (sialolithiasis) sonucu tükürük bezi atrofisi

Uzun süren üreter obstrüksiyonuna bağlı idrar retansiyonu (hidronefroz)

 

Endokrin atrofi

Seks hormonları salgılayan bezlerde endokrin stimülasyonun azalmasına bağlı atrofilerdir. Örnekler:

Trofik hormonların azalması endokrin salgı bezlerinin işlevlerinde azalmaya ve zamanla atrofiye neden olur

Endometrium ve memeler de trofik hormonlara bağımlıdır.

Menopoz (ovaryumlardaki östrojen üretiminin azalması) endometrium, vagina mukozası ve memelerde atrofiye yol açar.

Hipofiz kökenli trofik hormonlarda azalma: endokrin bezlerde (tiroid, sürrenaller, gonadlar) atrofi

Doping (anabolik steroid kullanılması): erkek sporcularda testislerin endokrin stimülasyondaki gerilemeye bağlı atrofisi.

Yüksek doz ve uzun süreli kortikosteroid tedavisi:  hipofizdeki adrenokortikotrop hormon (ACTH) salgılanmasının azalması sonucunda adrenal glandların atrofisi (Addison hastalığı).

 

2. SİSTEMİK ATROFİLER

Sistemik inaktivite atrofisi

Açlık atrofisi

Senilite (yaşlanma)

Katabolisma artışı ve infeksiyon hastalıkları

 

Sistemik inaktivite atrofisi

Uzun süreli hareketsizlik sonucunda ortaya çıkar. Yaşlılardaki (senilitede) osteoporozun ve boy kısalmasının en önemli nedenlerinden biri hareketsiz yaşamdır. Uzun süre yatalak kalanlarda, başlangıçta basit atrofi vardır, uzun süreli hareketsizlik olgularında tabloya nümerik atrofi de eklenir.

 

Senilite (yaşlanma)

Ateroskleroza bağlı dolaşım bozukluğu: sistemik hipoksiye bağlı genel atrofidir; özellikle beyin ve kalp etkilenmesi önemlidir.

 

Açlık atrofisi

Güçlü protein-kalori malnütrisyonu (marasmus): tüm kaslarda belirgin atrofi.

Açlık: yoksulluk, doğal afetler, savaşlar, göçler, GIS patolojisi (kronik ülseratif hastalıklar).

 

Katabolisma artışı ve İnfeksiyon hastalıkları

Kaşeksi (Cachexia): tüm dokularda erimesidir. 2 olguda sıkça karşılaşılır:

(i)  Kanserler: yaygın metastazlar ve toksik madde üretiminin sonucudur.

(ii) İnfeksiyonlar: AIDS’teki yaygın apoptozis ile tüberkülozdaki toksik ürünlere bağlıdır.