Çevre kirlenmesi ve Beslenme Terminolojisi

Arama motorunu kullanabilir ya da aşağıdaki seçeneklerin içerdiği başlıkları ve açıklamaları görebilirsiniz

IMG_0945.JPG

ağır metal zehirlenmesi (heavy metal poisoning) arsenik, kurşun, cıva, an­timuan, kadmiyum ve talyum gibi metallerin neden olduğu zehirlenme

alkali (alkaline) hidroksidler, çimento, etilaminler, dietilaminler, sodyum ve potasyum karbonat, sodyum fosfat, sodyum silikat, kalsiyum oksid, kalsiyum hidroksid gibi vücut proteinleriyle proteinatlar, yağ dokusuyla sabun oluşturan, dokularda geniş jelatinöz nekrozlar yapan, yutulduklarında özofagus-mide yanıkları, mide perforasyonu, özofagus darlığı oluşturan korozif madde ailesi

alkaloid (alcaloid) atro­pin, kolşisin, kafein, morfin, niko­tin, kinin, striknin gibi uyutucu ya da uyarıcı, toksik etkileri olabilen or­ganik maddeler grubu için kullanılan genel tanımlama​

alkol (alcohol) etil alkol (etanol), metil alkol (metanol) ve izopropil alkol, vb türleri olan, uçuculuk ve eritken gibi nitelikleri bulunan organik kimyasal madde

altın zehirlenmesi (gold­salt poisoning) romatoid artritin tedavisinde altın tuzlarının aşırı kullanımı ya da aşırıduyarlık reak­siyonları oluşturmasına bağlı olarak gelişen, deri yangısı, ishal, karın ağrısı, kan tablosu bozuk­luğu, idrarda kan ve pro­tein varlığı, periferik sinir yangıları, işitme azal­ması, stomatit, hepatit ve nefrit bulgularını içeren tablo

alüminyum zehirlenmesi (aluminium poisoning) alüminyum içeren anti-asid ilaçları yüksek dozda tüketenlerde, hemodializ yapılan hasta­larda ya da meslek has­talığı olarak beliren, iler­leyici bunama, konuşma bozuklukları, bayılmalarla karakterize tablo. alüminyum kemik hastalığı (aluminum-associated bone disease) diyaliz tedavisindeki hastalarda ve alüminyum içeren anti-asid ilaçları yüksek dozda tüketenlerde, osteoblast ayısında azalma ve osteoid madde mineralizasyonunda azalma (osteomalasi) bulgularını içeren tablo

amanita (amanita) Aga­ricaceae familyasından büyük bir bölümü zehirli olan mantar türü. amanita muscaria (amanita muscaria) psikotropik etkisi olan, sarhoşluk ve bilinç kaybı oluşturan ze­hirli mantar. amanita phalloides (amanita phalloides ) köygöçüren mantarı; ılık ve nemli ormanlık alanlarda görülen, yüksek düzeyde hepatotoksik ve nefrotoksik etkisi olan, alındıktan 24 saat sonra ölüme yol açabilen zehirli mantar

anoreksi (anorexia nervosa) genç kızlardaki aşırı kilo korkusuyla ortaya çıkan beslenme bozukluğunun sonucu olarak protein ve karbonhidrat eksikliğinin belirdiği, hormonal bozukluklar (gonadotropin eksikliğine bağlı amenore, ACTH ve TSH yetersizliği, ADH dengesizliği) ve vücut ısı dengesinin bozulmasıyla karakterize tablo.

bulimiya (bulimia nervosa) kilo alma korkusu yaşayan genç kadınlarda sık görülen, beslenme bozukluğunun olmadığı ancak yemeklerden sonra zorlamalı kusma, laksatif kullanma, aşırı spor yüklenmesi gibi girişimlerin saptandığı, zorlamalı kusma nedeniyle özofagus yırtıkları ve Mallory-Weiss sendromu, aspirasyon pnömonisi, laksatif kullanımı nedeniyle alkaloz ve hipokalemi ile aritmilerin görülebildiği obsessif-kompulsif bozukluk

antidepressif ilaç zehirlen­mesi (antidepressive drug poisoning) marplan, luci­dril, marsilid, tofranil, in­sidon, laroxyl, tryptizol, melleril ve amfetamin gibi ilaçların yüksek dozda alınmalarına bağlı olarak gelişen, ağız kuruması, taşikardi, hipotansiyon, bulanık görme, midriazis, dalgınlık, stupor, ajitas­yon, huzursuzluk, hipe­raktif refleksler, konvülsiyon, taşikardi, aritmiler, kusma, oligüri, ataksi, ateş yükselmesi, şok ve koma ile karakter­ize tablo

antimuan (antimony; stibium; Sb) atom numarası 51 olan, doğada sülfür bileşikleri (stibnit) olarak bulunan, sanayide akü üretiminde, askeri malzeme yapımında, makine sektöründe, boya imalatında ve lastik üretiminde kullanılan, meslek hastalığı olarak görülen akut zehirlenmelerde hemorajik nefrit (böbrek yetmezliği), karaciğer zararları, hemoliz, kronik zehirlenme deride püstüller, konjunktivit, larinjit gibi doku zararlarına neden olan element

arsenik (arsenic;As) atom numarası 33 olan, doğada çoğunlukla bakır ve kurşun metalleriyle birlikte bulunan, günlük yaşamda kullanılan çok sayıda araç-gerecin içeriğinde bulunabilen, ortaçağda cinayet amaçlı madde olarak kullanılan, akut zehirlenmelerde ağız yoluyla alındığında hemorajik gastroenterit, karaciğer ve böbrek dejenerasyonları (ikter ve anüri), periferik nöropatiler; arsin gazı solunumuyla akut akciğer ödemi, hemoliz yapan element

asbest (asbestos; asbestos pollution) silisyumun sodyum, demir, magnezyum ve kalsiyumla oluşturduğu ısıya, aşınmaya ve kimyasal maddelere çok dayanıklı, lifsel mineral yapısında hidrate silikatlar (ses ve ısı yalıtımı, ütü tahtaları ve fırın eldivenleri, fren balataları, su ve kanalizasyon boruları, motorlu araçların lastikleri, çimento üretimi, badana boyası ve başkaca yerlerde kullanılmış olup üretimi ve tüketimi yasaklanmıştır) asbest kökenli doğa kirliliği (environmental asbestos pollution)  asbest bazı yörelerde, suda ve havada eser miktarlarda bulunabilir, ancak kanserojen etkisini gösterecek düzeyde değildir; Türkiye’deki asbestli bölgeler: Denizli (Tavas), Kütahya (Aslanapa, Gediz), Diyarbakır (Çermik ve Çüngüş), Eskişehir (Mihalıççık, Kaymaz, Çifteler), Kahramanmaraş (Afşin, Şarkışla), Konya (Ereğli, Ayrancı, Halkapınar), Sivas (Yıldızeli, Şarkışla), Urfa (Siverek), Elazığ (Maden, Palu)

asbestozis (asbestosis) asbest (asbestos) olarak bilinen silikatların neden olduğu, akciğerlerin özellikle alt loblarında alveol septumlarını kalınlaştıran güçlü diffuz interstisiyel fibrozis, plevra yapışıklıkları ve kalsifikasyon alanları izlenen, pulmoner hipertansiyon, cor pulmonale, plevra effüzyonu ve kanser (bronş karsinomu, malign mezotelyoma riski yüksek olan pnömokonyoz

asetaminofen zehirlenmesi (acetaminophen poisin­ing) başlangıçta hafif bulantı, kusma, titreme, sonraları karaciğer etki­lenmesine bağlı sarılık ve karaciğer yetmezliği, pıhtılaşma bozuklukları, hipoglisemi, ensefalopati, böbrek yetmezliği ve myokard etkilenmesinin görüldüğü tablo

asetanilid zehirlenmesi (acetanilid poisoning) kanda methemoglobin oluşumuna bağlı siyanoz, dispne, baş dönmesi, kalp ağrısı, ürtiker, deliri­um, depresyon, solunum ve dolaşım felciyle karak­terize tablo; anilin türevleri zehirlenmesi; fe­nasetin zehirlenmesi

asid (acide) asit; asetik asid, formik asid, nitrik asid, pikrik asid, sülfat asidi, hidroklorik asid, fosforik asid, vb gibi doku proteinleriyle birleşerek asid proteinatlar yapabilen, hemoglobini hematine dönüştüren, deri, mukoza, konjunktiva ülserlerine neden olan, yutulduğunda özofagus yanbıukları ve mide kanaması yapan, konsantre buharı solunursa larinks, akciğer ödemi ve pnömoniye neden olan, seyreltik asid buharının kronik solunmasında dişlerde erozyon, çene kemiklerinde nekroz oluşturabilen korozif madde ailesi

assit (ascites) portal hipertansiyonda sapyanan venöz konjesyon nedeniyle batında biriken seröz sıvı

aspergillozis (aspergillosis) aspergilloz; toprakta ve çürüyen bitkilerde yoğun olarak bulunan saprofit bir mantar olan aspergillus’un özellikle HIV/AIDS ve nötropeni hastalarında, diabetlilerde ve iv madde bağımlılarında oluşturduğu, primer lezyon genellikle ağız mukozasında, solunum yollarında veya akciğerde olduğu, ağızda gri renkli ülserler oluşturan, dişeti ve damak lezyonlarının kemik yönünde gelişme gösterebildiği (invazif stomatit), fungemi ile beyin, kemik ve endokard yayılabilen infeksiyon hastalığı

aspirin (acetylsalicylic acid; ASA) analjezik, antipiretik; aspirin çocuklarda ölümcül zehirlenmelere, erişkinlerde tek dozda 12 g'dan fazla alınması önce respiratuvar alkaloz sonra da metabolik asidoz ile ölüme, trombosit işlevlerinin ve pıhtılaşma mekanizmasının bozulmasına, su/elektrolit dengesinde bozulmasına (respiratuvar alkaloz, metabolik asidoz, ketonemi, hiponatremi ya da hipernatremi), beyin ödemine, sindirim kanalında erozyonlara-ülserlere-kanamalara, akciğer ödemine, intra-alveoler kanamalara, parenkimatöz tubulus dejenerasyonuna neden olabilen

bakır (copper; cyprium; Cu) atom numarası 29 olan, doğada saf ya da bakır tuzları biçiminde bulunan, saf olduğunda iyi bir elektrik ve ısı iletkeni olan, kalayla yaptığı ve bronz adı verilen alaşımı eski çağlardan beri kullanılan, akut zehirlenmelerinde dermatit, midede erozyonlar ve ülser, karaciğerde dejenerasyonların oluştuğu, kronik zehirlenmelerinde akciğerde fibrozis ve kanser, karaciğerde dejeneratif değişiklikler ve siroz oluşan element

barbitürat zehirlenmesi (barbiturate poisoning) barbitürat içeren ilaçların yüksek miktarda alınması ile ortaya çıkan, başağrısı, deride karıncalanma, konuşma ve yürüme güçlüğü, gözbebeklerinde daralma, görme bulanıklığı ve çift görme, taşikardi, konfüzyon, irritabilite, deliryum, reflekslerin ve kas tonusunun kaybı, dalgınlık, koma, solu­num felci ve ölümle son­lanabilen tablo

baryum karbonat zehirlen­mesi (barium carbonate poisoning) sanayide seramik, boyacılık, mermer işleme, kağıt üre­timi, gözlük camı yapımı, laboratuvar maddesi ve fare zehiri ola­rak kullanılan, kullanılan akut zehirlen­melerinde tükürük artışı, kusma, bağırsak koliği, güçlü diyare, konvülsiyon ve tremor, hipertansiyon, sindirim ve üriner sistem kanamaları, kas paralizisi yapabilen zehirlenme

benzen zehirlenmesi (ben­zene poisoning) benzol zehirlenmesi; akut ze­hirlenmelerde başdönmesi, güçsüzlük, başağrısı, hareket artışı, bulantı, kusma, kalp arit­misi, felç, konvülsiyon, kronik zehirlenmelerde anemi ve lösemi görülen tablo

benzodiazepin zehirlenme­si (benzodiazepine poi­soning) benzodiazepinerin alkolle birlikte alınması halinde komaya kadar varabilen uyuşukluk ta­blosu

berilyoz (berylliosis) beryllium üretimi ve işlenmesi ile ilgili işkollarında (floresan ampul, elektronik, uzay ve nükleer endüstrisi) tozlarının solunmasıyla beliren, yoğun solumalarda kimyasal pnömoniye, kronik solumalarda aşırıduyarlılık kökenli granülomlu yangı tablosu oluşturabilen meslek hastalığı

bizmut (bismuth; Bi) atom numarası 83 olan, bizmut içeren ilaçları uzun süre kullananlarda deride gri-grimsi mavi bir renk yansıması oluşturan (bismuthia), derinin yanı sıra ağız mukozasında ve konjunktivalarda da birikebilen, ağız mukozasında, dişetlerinin kenarında koyu gri renkte bizmut sülfit çizgileri oluşturabilen, yoğun bizmut birikmesi stomatitlere neden olabilen element

cıva (mercury; Hg) atom numarası 80, oda sıcaklığında sıvı halde bulunan beş elementten (galyum, brom, sezyum, cıva ve fransiyum) biri olan, platin ve demir dışında tüm elementlerle alaşım (amalgam) yapabilen, ayna, lamba, termometre, barometre gibi çok sayıda gerecin yapısında bulunan, hücrelerin sülfidril içeren enzim sistemlerini bozarak akut zehirlenmelerde stomatit, nekrotizan bronşiyolit, akut akciğer ödemi, pnömoni, pnömotoraks, sindirim kanalı erozyonları/ülserleri ve kanamaları, akut tubuler nekroz, hemorajik glomerülonefrit, organik tuzlarının kronik zehirlenmelerde beyinde biriken (Minimata hastalığı), serebellar atrofi ve demans bulguları, nefrotik sendrom, ülserli stomatit, dişetlerinde gri-yeşil çizgilenme, dişlerde dökülmeler yapabilen element

dağ hastalığı (mountain sickness) akut olgular 2400 m yüksekliğe kısa sürede çıkan dağcılarda ve basınç düzenlenmesi olmayan uçak yolcularında görülen akut akciğer ödemi ile karakterize tablo; kronik olgulara dağlık yörelerde (4300 m’ye kadar) yaşayanlarda beyin, myokard ve iskelet kasındaki kapiller damar yoğunluğunda artma, iskelet ve kalp kası hücrelerinin myoglobin düzeyi yükselme, hücrelerin mitokondri sayısında artma ve hematokrit yükselmesi ve geniş toraks boşluğu (fıçı göğüs) ile karakterize tablo

DDT zehirlenmesi (DDT poisoning) sindirim kanalı ya da deri yoluyla girdiğinde bu­lantı, kusma, yüzde/dudaklarda uyuşma, bit­kinlik, titreme ve dolaşım-solunum sistemi komplikasyonlarıyla ölüme yol açan klorlu insek­tisid zehirlenmesi 

diasetilmorfin (diacetyl­morphine; heroin) eroin; toz halinde beyaz kristal­lerden oluşan, analjezik ve narkotik etkili, aşırı bağımlılık yapan toksik madde

dijital zehirlenmesi (digital poisoning) kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan ilaçların neden olabildiği, sindirim sistemi bulgu­ları, sarı görme, bradikar­di gibi bulgularıyla karak­terize, ölüme neden olabilen zehirlenme tablo­su

dilantin (phenytoin) özellikle epilepside görülen konvülsiyon ataklarını önlemek için kullanılan, lenfadenomegali ve dişeti hiperplazisi gibi yan etkileri olabilen ilaç

etil alkol (ethyl alcohol; ethanol) akut alkol zehirlenmesi ölüme yol açabilir; karaciğerde fokal nekrozlar (akut alkolizm hepatiti) ve ikter, kalpte alkolik myokardit, hemolitik anemi bulguları (Zieve sendromu), davranış ve hareket bozukluklarına (parti sendromu; sarhoşluk) neden olan kimyasal madde. etil alkol zehirlenmesi (ethanol poisoning) akut zehirlenmede karaciğerde fokal nekrozlar, akut al­kolik hepatit, alkolik myokardit bulguları, kro­nik zehirlenmede karaciğer sirozu ve karsino­mu, pankreatit, alkolizm sendromlarına özgü bul­gulan içeren tablo. akut alkolizm (acute alco­holism) aşırı etil alkol alımına bağlı santral sinir sistemi depresyonuyla ortaya çıkan, alkol ko­kan nefes, stupor, yüz ve konjunktivalarda hipere­mi, pupillalarda genişleme ve ışığa reak­siyon ve gürültülü solu­numla karakterize basit sarhoşluk. kronik alkolizm (chronic alcoholism) sürekli ve uzun süreli aşırı alkol kullanımı; alkolün kötüye kullanımı (misuse of alcohol); karaciğerde alkolik hepatit ve siroz, karaciğer sirozundan primer karaciğer karsinomu çıkması, sindirim kanalı ülserleri, pankreatit ve pankreas taşları, alkolik kardiyomyopati, yüksek karsinom riski (ağız, özofagus, mide ve pankreas), alkol alan gebelerde abortuslar ile doğabilen bebeklerinde zeka ve gelişme geriliği bulguları alkolik myopatiler, beyin fonksiyonlarının giderek azalması, alkol paranoyası, Wernicke-Korsakoff sendromu ve benzeri çok sayıda psikiyatrik bozukluk, vitamin eksikliği nedeniyle oluşan önemli patolojilerin saptandığı madde bağımlılığı. alkolik karaciğer hastalığı (alcoholic liver disease) uzun süre alkol kullananların karaciğerinde görü­len, karaciğer hücrelerinde yıkım ve yağlanma, küçük nekroz alanları, alkol hepatiti gibi özellikler içeren, za­manla siroza dönüşebilen karaciğer hastalığı. alkolik siroz (alcoholic cir­rhosis) alkol alanlarda, beslenme bozukluğu ile birlikte alkolün kara­ciğere gösterdiği toksik etki sonucunda oluşan siroz. alkol bunaması (alcoholic dementia) kronik alko­liklerde zeka küntleşmesi,  idrak güçlükleri, hafıza çöküntüleri, teessüriyet bozuklukları, karakter ve ahlak değişmeleri, so­rumluluk kaybı, inatçılık, temizlik ve utanma hissi kaybı, püerilizm (çocuklaşma) gibi bul­gularla karakterize tablo. alkol koması (alcoholic coma) etil alkol içeren içkilerin aşırı dozda alımına bağlı intoksikasyon ve koma tablosu. alkol paranoyası (alcoholic paranoia) kronik alkolik­lerin partnerine karşı bir­denbire beliren şiddetli bir kıskançlıkla ortaya çıkan, alkolün bıraktırılmasıyla düzelebilen paranoya türü. alkolik deliryum (delirium alcoholicum; deliri­um tremens) kronik alkolizmde, alkolün kesilmesi, dozunun azaltılması ya da alkollü içki cinsinin değiştirilmesiyle tetiklenen, terleme, taşikardi, ellerde titremeler, uykusuzluk, bulantısı ve kusma, geçici varsanılar (halüsinasyonlar), psikomotor ajitasyon, anksiyete, tonik-klonik ataklar gibi bulguların saptandığı tablo. alkolik paralizi (alcoholic paralysis) aşırı alkol alımına bağlı olarak mey­dana gelen felç. alkolik karaciğer hastalığı (alcoholic liver disease) uzun süre alkol kullananların karaciğerinde görü­len, karaciğer hücrelerinde yıkım ve yağlanma, küçük nekroz alanları, alkol hepatiti gibi özellikler içeren, za­manla siroza dönüşebilen karaciğer hastalığı. alkolik kardiomyopati (al­coholic cardiomyopathy) aşırı miktarlarda alkol alanlarda kalp kası hücre­lerinin ve kalbin büyümesi. alkolik psikoz (alcoholic psychosis) alkol kullanı­mına bağlı olarak ortaya çıkan, delirium tremens, Korsakoff sendromu, al­kolik halüsinasyonlar ve alkol paranoyası gibi türleri olan akıl hastalığı. alkolik siroz (alcoholic cir­rhosis) alkol alanlarda, beslenme bozukluğu ile birlikte alkolün kara­ciğere gösterdiği toksik etki sonucunda oluşan siroz

etilen glikol (ethylen glycol) şekerli tadı nedeniyle çocuk zehirlenmeleri yol açan, kanda oksalik aside indirgenerek kalsiyumu bağlayan (hipokalsemi ve tetani), akciğer, kalp, böbrekler ve beyinde kalsiyum oksalat kristallerinin oluştuğu, ağır zehirlenmeler metabolik asidozla ölüme neden olan kimyasal madde

fenotiazin zehirlenmesi (phenothiazine poison­ing) antipsikotik ilaç grubundan olan fenotiazinlerin doz aşımında görülen ataksi, kas spazm­ları, ağızda kuruluk, dalgınlık, koma, hipoter­mi, lökopeni, sarılık, deride kırmızılık, pıhtılaşma bozuklukları ve solunum durması içeren tablo

ferruginöz cisimcikler (ferruginous bodies) asbest cisimcikleri; ortaları yarı-saydam sarımsı-kahverengi çubuklar biçiminde görülen, çoğunun çevresini yabancı cisim dev hücrelerinin kuşattığı mikroskobik yapılar

formalin zehirlenmesi (for­malin poisoning) formaldehid zehirlenmesi; solu­num yoluyla alındığında tahriş, larinks spazmı ve ödemi, yutma güçlüğü, bronşit ve pnömoni ya­pan, yutulduğunda ağız ve mide ağrısı, bulantı, kusma, kanlı kusma, kanlı ve güç idrar yapma, solunum yetmezliği, şok ve korna oluşturan, deride lezyonlar yapabilen zehirlenme tablosu

formikasyon (formication) kokain ve amfetamin in­toksikasyo-nu olgularında, kişinin deri­sinde böceklerin gezindiği şeklinde algıladığı halüsinasyon

fosfor (phosphorus; P) atom numarası 15, oksijene bağlanma eğilimi çok yüksek olan, ayrıca karbon, hidrojen, azot gibi elementlerle oluşturduğu komplekslerle hücre yapıtaşlarında yüksek biyolojik değer taşıyan, çeşitli sanayi kollarında (gübre üretimi, boya sanayi, fotoğrafçılık, tekstil, temizlik malzemeleri ve  deterjan sanayi) önemli bir ham madde niteliği taşıyan, meslek hastalığı olarak görülen akut zehirlenmelerde sindirim kanalında hemorajik erozyonlar, seröz zarlarda peteşiyal kanamalar, fokal myokard nekrozları, hepatosellüler nekroz, böbrek nekrozları, akut akciğer ödemi, deriye temasla (sarı fosfor) geç iyileşen yanıklar, kronik zehirlenmelerde karaciğerde yağlanma, kemiklerde (özellikle altçenede) osteomyelit nedeni olan ametal nitelikte element

gıda zehirlenmesi (food poisoning) besin zehir­lenmesi; özensiz hazırlama, saklama kusurları, pişirme ve sunma sırasındaki yanlışların neden olduğu, bozuk besinler­deki mikroorganizma­ların ya da toksinlerinin yol açtığı akut gas­trit ve gastroenteritle ka­rakterize tablo

gümüş pigmentasyonu (silver pigmentation) çoğu kez dişeti ve damakta, bazen dil kenarı ve yanak mukozasında saptanan, ağız mukozasına uygulanan pomadlar, gümüş akupunktur iğneleri ve amalgam dolgu gibi  yerel boyanmalara bağlı gri-siyah renkli lekeler. gümüş zehirlenmesi (ar­gyria) fotoğrafçılıkta kul­lanılan maddelerin neden olduğu, kusmukta beyaz renkli gümüş klorür ve dışkıda kara renkli gümüş sülfür varlığı, kronik zehirlenme olgularında dişetlerinde mavi çizgilenmeler ile deride mavimsi renk bulgularının saptandığı tablo; sistemik gümüş birikmesi (mavi insan hastalığı) gümüş içeren ilaçların dolaşıma girmesiyle deride, sklerada, ağız mukozasında, tırnak yataklarında, karaciğerde ve böbrekte gümüş partiküllerinin bulunması. akut gümüş zehirlenme­si (silver salt poisoning) dudakların grileşmesi, gastroenterit, başdönmesi, konvülsiyon ve şok tablosu

hekzaklorofen (hexachlo­rophene) ameliyathane dezenfektanı olarak kullanılan, zehirlenmele­rinde bulantı, kusma, ab­dominal kramplar, diyare, uyum bozukluğu ve sa­raya benzer nöbetler görülen, bebeklerde beyin zararları yaptığı için bebe sabunla-rına ve şampuanlarına konul­ması yasaklanan etkin bir antiseptik

herbisid (herbicide) parakuat, vb gibi istenmeyen bitkilerin (ayrık otları, vb) çoğalmasını önleyen tatım ilacı

hidrokarbonlar (hydrocarbones) gazyağı, benzin, benzen, toluen, ksilen, mazot, kerosen, madensel yağlar, terbentin, vb petrol ürünleri; çevre ve işyeri kirliliğine neden olduklarında kalpte myokard nekrozu, hipertrofik kardiyomyopati, kimyasal yanıklar, kontakt dermatit, ekzema, gastrite ve mide erozyonları, karaciğerde hepatosellüler nekroz, böbreklerde akut tubuler nekroz gibi zararlı etkileri olan kimyasallar

hipertermi (hypertermia) çevre ısısındaki yükselmenin neden olduğu vücut ısısı artışı; vücut ısısının 42°C’yi aşması. malign hipertermi (malignant hypertermia) anestezi maddelerine ve kokaine karşı aşırıduyarlı olan bireylerde metabolizmanın hızlanması ve rabdomyoliz ile birlikte güçlü ve ölümle sonlanabilen bir hipertermi atağı. atlet hipertermisi (athlete hyperthermia) yorgunluk hipertermisi; futbolcularda, maraton koşanlarda, aktif askerlerde ağır fiziksel ekzersizlere bağlı olarak beliren, laktik asidoz, rabdomyoliz, myoglobinemi, myoglobinüri izlenen, akut tubuler nekroz ve DIC riski olan sıcak çarpması. sistemik hipertermi (generalized hypertermia) ateş; sistemik hipertermi; vücut ısısında artma, ısı kaybında azalma, ısı düzenleme merkezinin aksaması gibi nedenlerle vücut ısısının 38°C’nin üzerine çıkması (insan organizması 41-42°C’ye dek dayanabilir; bu çizgiyi aşan ısı yükselmelerinde daha önce başlamış olan vazodilatasyona, nabız sayısındaki artmaya ve solunumdaki hızlanmaya hiperemi, ödem, tromboz, şok ile özellikle çocuklarda konvulsif ataklar eklenir. yerel hipertermi (regional hypertermia) yerel hipertermi; 40- 45°C arasındaki yerel hafif ısı yükselmesinde dokudaki metabolizma hızlanır ve saatlerce sonra irreversibl değişiklikler gelişir; 50°C’de 10 dakika güneşlenmek 1.derecede yanıklara neden olur; 70°C ve daha yüksek sıcaklıktaki yerel ısı artışlarında 2. ve 3.derece yanıklar oluşur

hipotermi (hypothermia) çevre ısısındaki düşmenin neden olduğu vücut soğuması; vücut ısısının 35°C’nin altına inmesi; vücut ısısının 32.2°C’nin altına düşmesiyle birlikte süre ve etkilenen yüzey genişliğiyle koşut olarak artan, donma olgusuyla sonlanabilen tablo. hipotermi. yerel hipotermi (regional hypothermia; local hypothermia) kapiller damarlarda vazokonstriksiyon ve iskemi ile hücrelerin metabolik aktivitesinde yavaşlama, yüzeyi geniş olan vücut bölgelerinde (kulak, el, ayak) yerel donmalar görülebilen (yerel hipotermi); soğuk etkisinin giderek tüm organizmayı etkileme-sini izleyen saatlerde vücut sıvılarında giderek kristalleşme oluştuğu, ölümle sonlanan tablo (sistemik hipotermi)

hipokloröz asid (hypochlorous acid; HOCl) H2O2-myeloperoksidaze-halojen (klor) sistemiyle ortaya çıkan “myeloperoxidase (MPO)”den kökenli nötrofil ürünü olan, pro-inflamatuvar ve anti-inflamatuvar etkili, bakterilerin parçalanmasında oldukça etkin, bazı proteaze türü enzimlerin aktivasyonuna yardımcı olabilen serbest radikal

insektisid (insecticide) DDT, organofosfatlar, vb gibi böcek ve sinek öldürücüler

kadmiyum (cadmium; Cd) atom numarası 48 olan, doğada bitkilerde, tahıllarda, yumuşakçalarda ve kabuklu canlılarda (yengeç, karides, istakoz, vb) bulunabilen, sanayide elektronik, pil, oyuncak, takı ve plastik üretiminde kullanılan, solunum yoluyla giren gazlarının akut akciğer ödemi ve akut kadmiyum pnömonisi, sindirim yoluyla çok miktarda alınan bileşiklerinin akut karaciğer ve böbrek zararlarına, kronik zehirlenmelerinde nefrotoksik etki, nefrolityaz, akciğerlerde fibrozis yapabilen, kanserojen etkili (prostat kanseri, akciğer kanseri) element

karbon disülfid zehirlen­mesi (carbon disulfide poisoning) yapay ipek, film ve lastik işyerlerinde çalışanlarda görülen, ağır akut zehirlenmelerde manik ve depresif tip psikozlar, sarımsak kokan nefes, iritabilite, güçsüzlük, narkoz hali, deliryum, körlük, parkinsonizm, konvülsiyon, koma, felç ve solunum yetmezliği ile seyreden; yavaş gelişen kronik zehir­lenmelerde polinöro-pati, intihara gidebilen depresif tablo, kas yor­gunlukları, optik sinir et­kilenrnesi, uyku bozuk­lukları, başağrısı, libido kaybı ve parkinsonizm yapan tablo

karbon monoksid zehirlen­mesi (carbon monoxyde poison-ing) akut olgularda karbon mo­noksid gazının solunum yoluyla vücuda girmesi ve eritrositlerle birleşerek karboksihemoglobin oluşturması sonrasında beliren, başağrısı, başdönmesi, dispne, konfüzyon, pupillalarda genişleme, konvülsiyon ve koma ile gelişen, genellikle kaza orijinli, çoğu kez ölümle sonlanan, akut zehirlenmelerinde ölü morluklarının ve tüm organların açık kırmızı renkte olduğu; kronik zehirlenmelerin meslek hastalıklarında ve sigara içenlerde saptandığı asfiksi türü

katkı maddeleri (food additives) özellikle besin maddelerine katılan monosodium glutamate, gıda boyaları, sodyum nitrit, yoğun fruktoz, tatlandırıcılar, sodyum benzoat, trans yağlar, genetiği değiştirilmiş tahıllar, vb diabet, obezite, ateroskleroz ve kanser etyolojisinde önemli rolleri olan maddeler  

kinin zehirlenmesi (quinine poisoning) sıtma tedavi­sinde kullanılan kininin bir kerede 5 gramın üzerinde alınmasıyla meydana gelen, sindirim kanalı bozuklukları, hipo­tansiyon, başağrısı, sarı görme, kulak çınlaması ile başlayan, sağırlık, körlük, hemolitik ikter, böbrek yetmezliği bulgu­larıyla gelişen ve solunum durması sonucu ölümle sonlanan tablo

kloramfenikol zararları (chloramphenicol injury) aplastik anemiye yol açan kırmızı kemik iliği yağlanması, myokardda küçük kanamalar, mantar infeksiyonlarına zemin hazırlama, bebeklerde derinin grileşmesi gibi bulguların saptandığı aşırı kloramfenikol alımına bağlı tablo

kokain (cocaine) Orta ve Güney Amerika'da yetişen Erythoxylon coca ağacının yapraklarından elde edilen, mukozalarda lok­al anestezik etkisi olan, uyarıcı etkisi nedeniyle illegal kullanımı giderek yaygınlaşan, tozlarının buruna çekilerek alındığı, abstinans sen­dromu yapmayabilen, crack (tütün gibi dumanının kullanıldığı işlenmiş kokain) kullananlar-da kornea ülserlerine,  burundan toz çekenlerde  mine erozyonları, nekrozlara bağlı damak ülserleri ve perforasyonu, hipertansiyon, kardiyomyopatiler ve kalp durmasına bağlı ansızın ölümler ile abortuslara neden olabilen alkaloid. kokain zehirlenmesi (co­caine poisoning) önce uyarılma sonraları depresyon, bulantı, kusma, kontrol kaybı, anksiete, halüsinasyonlar, ter­leme, solunum yavaşlaması, siyanoz, konvülsiyonlar ve kalp yetmezliği bulgularının izlendiği tablo

krom (chromium; Cr) atom numarası 24 olan, doğada çoğunlukla demirle yaptığı kromit (FeCr2O4) bileşiği olarak bulunan, aşınmaya dirençli ve kolay parlatılabilir alaşımlar oluşturan, akut zehirlenmelerinde deri ve mukoza ülserleri, korozif yanıklar, akut tubuler nekroz, karaciğer epitel hücrelerinde dejenerasyon ve nekrozlar yapan, kronik zehirlenmelerde ise böbrek tubulus hücrelerinde dejenerasyonlara, üst solunum yolları yangılarına, burun mukozasında krom deliklerine ve akciğer karsinomuna neden olabilen element. kromat zehirlenmesi (chromate poisoning) sin­dirim kanalı ülserlerine bağlı güçlü gastroenterit, şok, baş dönmesi, koma ve nef­rit gibi bulguların sap­tandığı, ölümle sonlana­bilen tablo. kromik asid zehirlenmesi (chromic acid poisoning) güçlü ülserli gastroenter­it, şok, baş dönrnesi, koma ve nefrit gibi bulgu­ların saptandığı tablo

kurşun (lead; Pb) atom numarası 82 olan, doğada kurşun sülfür ya da kurşun karbonat olarak bulunan, saf olduğunda suda erimeyen, saf olarak ya da alaşımları metal endüstrisinde, akü ve pil üretiminde, petrol ürünlerinde, boyalarda ve patlayıcı üretiminde kullanılan; akut zehirlen-meleri beyin ödemi, beyin ve serebellum nekrozları, böbrek yetmezliği yapan;  kronik zehirlenmelerinde hipokrom anemi, ateroskleroz, proksimal tubulus dejenenerasyonları, nefroskleroz, hipertansiyon ve kalp hipertrofisi, dişetlerinde mavi-siyah çizgilenme, abdominal kramplar, abortuslar, çocuklarda uzun kemiklerin uçlarında kurşun çizgileri ile kurşun ensefalopatisi ve serebellum atrofisi, erişkinlerde periferik sinirlerde motor nöropatilere bağlı elbileği ve ayakbileği düşmesi gibi hastalıklara neden olan element. tetraetil kurşun

zehirlen­mesi (tetraethyl lead poi­soning) benzine katılan organik kurşunun neden olduğu, daha çok petrol işçilerinde görülen, uyku bozuklukları, kabuslar, güçlü zehirlenmelerde manik komponentli psi­koz, kuruntular, halüsinasyonlarla karak­terize intihara kadar gide­bilen tablo

kwashiorkor (kwashiorkor) beslenme sorunlarının yoğunlaştığı yoksullukta bebeklerin memeden kesilmesiyle başlayan, protein eksikliği ve karbonhidrat bolluğunun neden olduğu, anne sütünün yerine karbonhidratlı beslenmenin yeğlendiği;  gelişme geriliği, görece artmış yağ dokusu, atrofik kas dokusu, hipoproteinemiye bağlı yaygın ödemler, güçlü apati, hepatomegali (yağlanma) ve assit, deride depigmen-tasyon ve keratozlar, sarımsı-kırmızı saçlar,  diyare, malabsorpsiyon, demir ve folik asid eksikliğine bağlı anemi, yineleyen infeksiyon hastalıkları ile ortaya çıkan beslenme bozukluğu tablosu. marasmus (marasmus) beslenme sorunlarının yoğunlaştığı yoksullukta ve kıtlıklarda bebeklerin memeden kesilmesiyle başlayan, tüm besleyici maddelerin (protein ve karbonhidrat) eksikliğiyle karakterize beslenme düzelince gerileyebilen kalori açlığı;  subkutan yağ dokusunun ve iskelet kaslarının tüketildiği,  klasik kaşeksi bulguları (buruşarak küçülme), gelişme geriliği, yineleyen infeksiyon hastalıkları ile ortaya çıkan beslenme bozukluğu tablosu

mekanik travma (physical trauma) trafik kazaları, ateşli silahlar ve delici-kesici-batıcı araçlar ile oluşan yaralanmalar ile patlayıcıların basınç etkileri gibi, ölümle sonlanabilen fiziksel nitelikli travmalar

metil alkol (methyl alcohol; methanol) sanayi alkolü; etil alkolden çok daha ucuz olduğu için kaçak alkollü içki üretiminde kullanılan, sindirim yoluyla alınmasından sonra kanda formik aside indirgenen ve retina hücrelerini ve optik siniri bozarak tam körlük yapan, akut hemorajik pankeatit ile ölüme neden olan alkol türü

morfin (morphi­na; morphia; morphinum) güçlü ağrı kesici etkisi nedeniyle  sıkça kullanılan, haşhaş bitkisinden (papaver somniferum) elde edilen, opium alkaloidleri arasında narkotik etki­si en fazla olan, güçlü bağımlılık oluşturan, eroinin temel metabolitlerinden biri olan narkotik madde

naftalin zehirlenmesi (naphthalene poisoning) akut zehirlenmelerde solunum yoluyla gir­diğinde başağrısı, konfüzyon, kusma ve dispne; yutulduğunda karın krampları, bulantı, kusma, başağrısı, konfüzyon, dizüri, konvülsiyon, hemolitik anemi; kronik solumalarda anemi ve DNA zararları ile kanserojen etki

naftol zehirlenmesi (naph­thol poisoning) bir naftalin türevi olan naftolun uzun süre solunmasıyla or­taya çıkan, anemi, sarılık, konvülsiyon ve komayla seyreden tablo

narkotik madde (narcot­ic drug) opium ve opiuama benzer nitelikleri olan, ağrı gideren, davranışları ve duygulanımı değiştiren, bağımlılık yapabilen doğal ya da sentetik maddeler; kriminolojide morfin, eroin gibi uyutucular ve metamfetamin, amfetamin, kokain, vb uyarıcılardan oluşan toksik maddeler kümesini tanımlayan kavram. narkotik madde zehirlen­mesi (narcotics poison­ing) aşırı dozda alınan uyutucu ya da uyarıcı nitelikteki toksik maddelerin etkisiyle önceleri göz pupillalarında aşırı küçülme, dalgınlık, yüzeysel solunum, kas spazmları ile son aşamada akciğer ödemi ve solunum yet­mezliğiyle karakterize ta­blo

nikel (nickel; Ni) atom numarası 28 olan, ısı ve elektrik iletken, korozyona dayanıklı, demirle yaptığı ve paslanmaz çelik olarak bilinen alaşımı ile yaygın olarak kullanılan, akut zehirlenme-lerinde kontakt dermatit, hemorajik gastrit ve ülser, akut akciğer ödemi ve pnömoni, kronik zehirlenmelerinde dermatit, burun polipleri, nazal septum perforasyonları, akciğerde fibrozis ve kanser nedeni olabilen ferromanyetik element

nitrit zehirlenmesi (nitrite poisoning) methemoglob­inemi, sindirim kanalı bozuklukları, bu­lantı, başağrısı, hipotan­siyon, solunum yetmez­liği ve koma tablosunun oluştuğu zehirlenme

obezite (obesity) vücut kitle indeksinin 30'un üzerinde olduğu şişmanlık. 30-35: tip 1 obezite; 35-40: tip 2 obezite; 40< : tip 3 obezite. obezite komplikasyonları (complications of obesity)  yaşam süresinde kısalma (erken ölümler), ateroskleroz (koroner yetmezliği, felçler), hipertansiyon, kardiyomyopati, konjestif kalp yetmezliği,derin ven trombozu ve tromboembolizm, hiperkolesterolemi/hiperlipidemi, hipoventilasyon (Pickwickian) sendromu, kanserler (endometrium, meme, kolon), diabetes mellitus (tip 2, %80-90), karaciğer yağlanması, eklem patolojileri (alt ekstremitelerde osteoartrit), vertebra bozuklukları, libido azalması, düzensiz menstrüasyon ve kısırlık, komplikasyonlu gebelik ve doğum, doğumsal anomalili bebekler, iri bebekler (makrosomi), kolelityazis, gut, migren atakları, erken demans, depresyon ve sosyal izolasyon

oral kontraseptif (oral contraseptive) doğum kontrolü hapı; ovülasyonu engelleyen ve menstrüasyon siklusunu değiştirebilen, ödem, tromboz ve tromboembolizm, beyin kanamaları, karaciğerde nodüler hiperplaziler ya da adenom ve safra taşları gibi yan etkileri bulunan gebelik önleyici ilaç

paraquat zehirlenmesi (paraquat poisoning) bir herbisit olan paraquat ağız yoluyla alınmasıyla mide ağrısı ve kusma ile kara­ciğer ve böbreklerde düzelebilen hasarların oluştuğu, zehirlenmeden 12 gün sonraki geç ev­rede solunum yetmez­liğine bağlı ölümün mey­dana gelebildiği tablo

parathion zehirlenmesi (parathion poisoning) bulantı, kusma, karın krampları, tükürük artışı, başağrısı, burun akıntısı, görme ve konuşma bozuklukları, dalgınlık, sol­unum güçlüğü, koma tab­losuyla seyreden zehirlenme

patlama zararları (blast injury) patlamalarda basınç önce birden yükselir ve bunu birden düşme izler; atmosfer basıncındaki yükselmenin hava ile iletimindeki lezyonlar bir yönden gelen kamyon çarpmasındaki gibidir (toraks sıkışır, karın içi basıncı yükselir, solid organlar yırtılır ve kanamalar, akciğerlere gelen yüksek basınç alveolleri yırtar ve gaz embolizmi meydana gelebilir; suya dalmış olanlardaki basınç yükselmesi su ile vücudun her tarafını eşit olarak etkiler, toraks ve karın organlarında yırtılmalar olur, yüksek ba­sınçlı su anüsten girerek bağırsakları patlatabilir, suda dik duranlarda özellikle karın organlarında yırtılmalar olur, yatar durumdakilerde basınç insanı su dışına atar ve önemli zararlar olmayabilir; katı cisimlerle iletilen patlamaların sonuçları yüksekten düşmeyi andırır, gemi ambarındaki ya da çok katlı bir yapının alt katındaki bir pat­lamada üst katlarda bulunanlarda özellikle bacaklarda kırıklar meydana gelir

pestisid (pesticide) zararlı hayvanları ve bitkileri öldürmek amacıyla üretilen çoğu tarımda kullanılan zehirler

psikotrop madde (psychotropic) narkotik madde; santral sinir sistemini doğrudan etkileyerek algı, duygu, düşünce ve davranışları geçici olarak etkileyen, uyarıcı (kokain, amfetamin, metamfetamin, kafein), uyutucu/uyuşturucu (opium alkaloidleri, barbitüratlar, benzodiazepinler), halüsinojen (esrar, lysergic acid diethylamide-LSD, phencyclidine-PCP) ve uçucular olarak bilinen tiner vb çoğu bağımlılık yapabilen kimyasallar

Raynaud fenomeni (Raynaud's phenomenon) ortam ısısı değişikliklerinde ve emosyonel etkilerle ataklar biçiminde tetiklenen akut vazokonstriksiyonlar nedeniyle özellikle parmaklarda beliren solukluk, parestezi ve eklem ağrıları ile karakterize, çok sık yinelenen ataklara bağlı parmak derisinde iskemik ülserler ve atrofinin oluşabildiği, zamanla özofagus etkilenmesine bağlı disfaji, ince bağırsak etkilenmesi nedeniyle beliren malabsorpsiyon bulguları, akciğer fibrozisinin erken belirtisi olan dispne, ventriküler aritmilerin eklendiği tablo

rodentisid (rodenticide) talyum, fosfor, vb gibi kemirgenlerin öldürülmesi için kullanılan madde

salisilat zehirlenmesi (sa­licilate poisoning) yüksek dozda alınan as­pirinin neden olduğu, baş dönmesi, başağrısı, kulak çınlaması, karın ağrısı, mide yanması, bulantı, terleme, solunum artışı, uyuklama, mide kanaması ve koma ile karakterize tablo

sarsılma (commotion) bazı organların işlevlerinde birden sarsılmaya bağlı olan, yapısal bir bozukluk olmaksızın beliren bozulma

sıcak çarpması (heat stroke) çevre koşullarının neden olduğu sistemik hipertermi türü; nemli-sıcak havalarda solunum havası su buharına doymuşsa ter buharlaşamaz, ayrıca çevre ısısı vücut ısısına eşit ya da fazlaysa radyasyonla soğuma gerçekleşemez, hipotalamustaki ısı düzenleme merkezi etkilenir ve vücut ısısı yükselir. sıcak apopleksisi (heat apoplexy) sıcak çarpmasının güçlü olduğu, baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç sislenmesi, kuru ve sıcak vücut yüzeyi ile ateş bulgularıyla karakterize, şok ve koma sürecine giren olguların birden ölümle sonlanabildiği tablo. sıcak krampları (heat cramps) futbolcularda, maraton koşanlarda, aktif askerlerde ve çok sıcak ortamlarda çalışanların iskelet kaslarında, aşırı terlemeye bağlı dehidrasyon sonucunda elektrolitlerin (özellikle NaC1) yitirilmesiyle oluşan, tuz alınmasıyla önlenebilen kramp biçimindeki kasıl­malar. sıcak yorgunluğu (heat exhaustion) sporcularda ve çok sıcak ortamlarda çalışanlarda aşırı terlemeye bağlı dehidrasyon sonucunda elektrolitlerin (özellikle NaC1) yitirilmesiyle oluşan, soğuk, soluk ve ıslak deri, konsantrasyon bozukluğu ile karakterize,  sıcak apopleksisi riski taşıyan, elektrolik desteği ile giderilebilen tablo. siderosilikoz (siderosilicosis) demir ve silisyum tozları karışımının solunmasıyla oluşan, Caplan sendromu, pulmoner hipertansiyon, cor pulmonale ve kanser riski yüksek olan pnömokonyoz

silikat (silicate) kayaların ve toprağın yapısında bulunan mineral

silikoz (silicosis) zımpara işleri, mermer ve granit işleri, seramik, porselen ve kaolin işleri, metal döküm işleri emekçilerinde görülen, silisyum içeren tozların solunmasıyla ortaya çıkan meslek hastalığı; toprak işlerinde ve silikat minerali kullanılan tekstil üretiminde çalışanlarda görülebilen KOAH ile akciğer ve plevra tümörlerinin görüldüğü pnömokonyoz tablosu. akut silikozis (acute silicosis)  silisyum tozlarının akut ve yoğun biçimde solunmasıyla akciğer alveollerinde lipoproteinsi bir madde ve nekrotik hücrelerin oluştuğu tablo. kronik silikozis (chronic silicosis) silisyumlu partiküllerin uzun süreli solunmasıyla beliren, akciğerlerde güçlü fibrozis ve silikotik nodüller (silisyum içeren fibröz nodüller), plevra yapışıklıkları, güçlü emfizem ve “balpeteği akciğer” bulguları izlenen, pulmoner hipertansiyon ile tüberküloz riski çok yüksek olan pnömokonyoz

siper ayağı (trench foot) uzun süren ve tekrarlayan soğukların etkisinde kalanların ayaklarındaki arterlerin intima tabakalarında proliferasyon ve lümenlerinde tıkanma (endarteritis obliterans) nedeniyle oluşan gangrenler

siyanür zehirlenmesi (cya­nide poisining) solunum yolu, sindirim yolu ve deriden vücuda girebilen siyanür asidi tuzlarının hemoglobini methemog­lobine dönüştürmesi ve eritrositlerdeki enzimleri bozması ile ortaya çıkan solunum güçlüğü, solukta ve organlarda ba­dem kokusu, siyanoz, başağrısı, bulantı, kusma, konvülsi­yonlar, koma ve solunum felciyle kısa sürede ölüme neden olan tablo

smog (smoke+fog) toksik sis; fosil yakıtlarının tüketilmesiyle açığa çıkan NO2, SO2, CO gazlarının nemli hava ile oluşturduğu, büyük şehirlerdeki hava kirliliğine neden olan, akciğer kanseri ve KOAH gibi solunum yolları hastalıklarına neden olan toksik gaz

talkozis (talcosis) kozmetik, farmakoloji, kağıt, deri, lastik, vb işlerde talk tozlarının kronik solunmasının ya da eroin kullananlarda kan yoluyla akciğerlere gelen talk partiküllerinin neden olduğu fibrotik nodüllerle karakterize, güçlü olgularda pulmoner hipertansiyon ve cor pulmonale ile sonlanabilen pnömokonyoz

telluriyum zehirlenmesi (tellurium poisoning) hava kirliliğinde görülen, epigastrium ağrısı, başağrısı, başdönmesi,bulantı, uyuklama, deride kırmızılık, aşırı terleme bulgularıyla karakterize tablo

tiner (thinner; solvent) seyreltici; inceltici; özellikle yağlı boyaların seyreltilmesi ya da temizlenmesi için kullanılan doğal ya da sentetik kimyasal madde; bağımlılarında beyindeki nöronların yitirilmesine bağlı nöropsikiyatrik bulgular, kemik iliği inhibisyonu ile akciğerlerde pnömoni ve KOAH nedeni olabilen uçucu madde

toksik epidermal nekrolizis (toxic epidermal necrolysis) Stevens-Johnson sendromu  ile Lyell tipi toksik epidermal nekrolizis olarak tanımlanan 2 tipi olan yaygın epidermis nekrozlarının ve dökülmelerinin saptandığı tablo

toksik hepatit (toxic hepa­titis) Amanita phalloides adlı mantarın zehri, kar­bon tetraklorür, sarı fos­for ve hepatotoksik etki­si olan bazı ilaçların neden olduğu, karaciğer nekrozuyla seyreden he­patit

toksik şok sendromu (toxic schock syndrome) bak­teri toksinlerinin neden olduğu, yüksek ateş, kusma, diyare, konfüzyon ve deri döküntüleriyle karakterize, kan tablosu ile karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının bozul­duğu tablo

trankilizan zehirlenmesi (trankilzant poisoning) diazem, librium, valium, vb trankilizan ilaçların fazla miktarda alınmasından sonra beli­ren, uyuklama, ağız kuru­luğu, çift görme, reflek­slerde ve kas tonusunda azalma, hipotansiyon, solunum yavaşlaması gibi bulgularla karakterize ta­blo

tütün dumanı (tobacco smoke) kanserojen maddeler (polisiklik hidrokarbonlar, beta-naftilamin ve nitrözaminler), solunum yolları iritanları (amonyum, formaldehid ve azot oksidleri), zehirli gazlar (karbon monoksid) içeren, çeşitli organ (ağız, larinks, akciğer, mide, pankreas, mesane) kanserlerine, kronik obstrüktif akciğer hastalığına (KOAH), koroner ve beyin arterlerinde belirgin ateroskleroza, gebelerde abortuslara, prematüre doğum ve gelişme geriliklerine, sigara dumanı bulunan ortamlardaki bebeklerde ansızın ölümlere neden olan solunum havası kirleticilerinin en önemlilerinden biri

vücut kitle indeksi (body mass index; BMI) BMI = kg (ağırlık)/m2 (boy)2 şişmanlık/obesite saptanmasında yararlı olabilen formül; < 19 yetersiz kilo; 19-24 arası normal; 25-29 aşırı kilolu; 30 < obez; 30-35: tip 1 obezite; 35-40: tip 2 obezite; 40< : tip 3 obezite

yanık (burn) 70°C ve daha yüksek yerel ısı artışlarında epidermis hücrelerinin kısa sürede ölmesiyle ortaya çıkan ülser türü lezyon. 1.derece yanık (first degree burn) yüzeysel yanık; epidermiste hafif dejenerasyon görülen, dermisin ve adnekslerin etkilenmediği, vazodilatasyona bağlı kırmızılık (eritem) ve hafif ödem görülen olgu. 2.derece yanık (second degree burn) epidermiste yüzeysel nekroz olmasına karşın dermisin ve adnekslerin etkilenmediği, veziküllerin ve büllerin oluştuğu; rejenerasyonla iz bırakmadan iyileşen yanık türü. 3.derece yanık (third degree burn) derin yanık; epidermis ve dermis nekrozunun yanı sıra adneks nekrozları yapan ve subkutan dokuya ulaşabilen derin nekrozlar içeren,  sikartis bırakarak iyileşen yanık

yoksunluk sendromu (abstinence syndrome) abstinans; psikotrop madde, alkol ve tütün bağımlılarında maddenin alınamaması (eksikliği) sonucu oluşan aşırı sıkıntı ve uyumsuzluk, bulantı ve kusma, diyare, karında kramplar, ataksi, halüsinasyonlar, taşikardi ve hipertansiyon, terleme gibi bağımlı gebelerin doğan bebeklerinde benzerlerinin saptandığı bulguları içeren klinik tablo