KİMYASALLARIN ETKİ MEKANİZMALARI

Son yıllarda özellikle inorganik-organik zehirlerin etkisine bağlı zararları sıkça görmekteyiz. Bunlar arasında özellikle hava kirlenmesi, kimyasal atıklardan kaynaklanan çevre kirlenmesi ve tarım ilaçları giderek öne çıkmaktadır. İnsan organizmasına zararlı tüm kimyasal maddelerin yerel ve/veya sistemik etkileri vardır. Çevre kirliliğine neden olan kimyasal maddelerin hastalık tablosu yapabilmeleri için belirli koşullar vardır; etkenin gücü, etken maddenin yoğunluğu, etki süresi.

Kimyasal maddelerin bir bölümünde akut ya da kronik zehirlenme sözkonusu olabilir (örneğin, kurşun, karbon monoksid). Bazı kimyasal maddelerin kronik zehirlenmesi yoktur; olay her zaman akuttur ve çoğu ölümle sonlanır (örneğin, siyanür zehirlenmesi, mantar zehirlenmesi).

Akut ya da kronik zehirlenmelerdeki değişikliklerin bir bölümü enzim düzeyindedir. Organizmadaki enzimlere yönelik kimyasal maddelerin akut etkileri sonrasında meydana gelen ölümlerde doku ve organ değişiklikleri yoktur, ölüme neden olan kimyasal maddenin niteliği toksikolojik analizle belirlenir (örneğin, siyanür zehirlenmesine bağlı ölümler). Enzimlere ve enzim sistemlerine zarar veren kimyasal maddelerin kronik etkileri dokularda ve organlarda bazı değişikliklere yol açar, bu tür değişikliklerin komplikasyonlarıyla ölüm meydana gelir (örneğin, kronik alkolizmde etanolün karaciğer enzimleri üzerindeki olumsuz etkisine bağlı siroz).

 

Kimyasal maddelerin neden oluğu sistemik zararlar başlıca 3 yoldan gelişir:

1. Toksik etkiler

2. Allerjik yanıtlar ve immunolojik etkiler

3. Yan etkiler

1. TOKSİK ETKİLER

Kimyasal maddelerin doğrudan etkileridir. İlaçların ve öteki kimyasal maddelerin vücuda girişlerinde belirli dozların aşılmasıyla toksik etkileri belirir; maddenin dozu ya da dokulardaki birikmesi oranı arttıkça toksik etki ve oluşturduğu zararlar da artar. Etkilenen hücrelerde hafif dejenerasyonlardan nekroza dek gelişen zararlar görülür:

Hücre membranlarının yapısını bozarak osmoz olayının durdururlar,

Hücre enzimleriyle birleşerek metabolizmayı bozarlar,

Hücre protoplazmasını denatüre ederler,

Hücrelerin işlevlerini bozarlar,

Kanserojen etki gösterebilirler.

2. ALLERJİK YANITLAR ve İMMUNOLOJİK ETKİLER

Çeşitli kimyasal maddeler immunolojik kökenli olaylara neden olabilirler. Etkinin gücü alınan ilacın ya da kimyasal maddenin dozuna bağlı değildir. Örneğin; penisillinler Tip I aşırıduyarlık reaksiyonu yoluyla anaflaksiye neden olurlar.

Bir başka ilaç grubundaki maddeler (salisilik asid, barbitüratlar, sulfonamidler) kan proteinleriyle birleşerek oluşturdukları kompleksler antijen etkisi gösterebilir (hapten).

Allerjik ve immunolojik etkiler 3 biçimde incelenir;

   (i) Erken aşırıduyarlık reaksiyonlarında, antijen rolündeki ilaç, immunoglobulin E aracılığıyla mast hücrelerine ve bazofillerin yüzeyine bağlanır; bu hücrelerden vazoaktif aminler (histamin, serotonin, vb) serbestleşir. Serbest hale geçen vazoaktif aminler sistemik ya da yerel anaflaksi tablosuna neden olur. Sistemik anaflaksi tablosunun en tipik örneği penisillinlere duyarlı kişilerde izlenen reaksiyonlardır. Yerel anaflakside solunum yollarıyla alınan antijenlerin (çiçek tozları, vb) neden olduğu saman nezlesi ve astma örnekleri verilebilir.

   (ii) Geç aşırıduyarlık reaksiyonlarında, yüzeylerde özgün reseptörler bulunan T-lenfositler, duyarlı oldukları antijeni algıladıklarında aktive olurlar; kontakt dermatitler en sık görülen tablodur (örneğin, benzin ve mazot gibi hidrokarbonlar, polimerize akrilikler). Geç aşırıduyarlık reaksiyonları, ilaç ya da kimyasal madde ile ikinci ya da daha sonraki karşılaşmalarda ortaya çıkar, temasın kesilmesiyle iyileşme başlar.

   (iii) Otoimmun reaksiyonların nedeni, kimyasal maddelerin bir bölümünün hastanın DNA'sındaki antijen yapısını değiştirmesidir. DNA yapısı değişen hücreler ve dokular, kendi bağışıklık sistemleri tarafından yabancı antijenler olarak algılanır (örneğin, prokainamid, hidralazin, isoniazid, difenilhidantoin, antitiroid ilaçlar, reserpin).

3. YAN ETKİLER

Genellikle tıbbi tedavi amacıyla kullanılan ilaçların istenmeyen etkileridir.  Uygun dozda verilen ilaçların olumsuz etkilerine ya da aynı anda kullanılan birden fazla ilacın etkileşimine bağlı olarak beliren klinik tablolardır. Kemik iliği inhibisyonu, sindirim kanalı kanamaları, karaciğer ve böbrek etkilenmelerine bağlı sendromlar, nörolojik ve psikiyatrik sorunlar ilaçların yan etkilerinden kaynaklanan patolojilerin başlıcalarıdır.

KLİNİK BULGULAR

Santral sinir sistemi

Ağrı, parestezi/anestezi, konvülsiyon, koma, deliryum, mani, hemipleji, beyin atrofisi, psikiyatrik bozukluklar.

Solunum sistemi

Epistaksis, asfiksi (larinks ödemi), solunum güçlüğü (akciğer ödemi, intra-alveoler kanama, pnömoni), solunum durması.

Sindirim kanalı

Kusma, diyare, mide krampları, erozyonlar ve ülserler, mide-bağırsak perforasyonlarına bağlı sendromlar, hematemez, melena, ikter.

Üriner sistem

Myoglobulinüri, kristalüri, hematüri, lökositüri, oligüri/anüri, akut üremik sendrom, nefrotik sendrom, nefritik sendrom.

Dolaşım sistemi

Aritmiler, hipertansiyon, hipotansiyon, angina pectoris, septik şok, akut kalp yetmezliği (infarkt), kalp durması, kardiyomyopatiler.

Diğer bulgular

Su-elektrolit dengesinde bozulma, pH değişmeleri, hipotermi/hipertermi, hipoglisemi, kontakt dermatitler, veziküller/büller, anemi, methemoglobulinemi, vb.