KEMİK HİPERPLAZİLERİ

Kemik hiperplazilerinin türleri:

Hiperossifikasyon

İnfantil kortikal hiperostozis (Caffey hastalığı)

Torus palatinus

Torus mandibularis

Processus coronoideus hiperplazisi

  • Hiperossifikasyon (hiperostozis; osteoma)

Araştırmacıların ikiye ayrıldığı konulardan biri de osteoma olarak nitelenen oluşumlardır. Bir grup araştırmacı tarafından benign bir kemik tümörü olarak nitelenen olgu, başka bir grup tarafından kemik dokusunun basit bir hiperplazisi (hiperossifikasyon) olarak tanımlanır. İkinci görüşü savunan araştırmacıların en önemi dayanağı, kemik hiperplazisinin meydana geldiği alanda infeksiyon, travma ya da geçirilmiş bir kırık öyküsünün varlığıdır.

Hiperossifikasyon ya da osteoma nitelenen olguların neredeyse tümü çene-yüz kemiklerinde saptanır. Santral ya da periferik konumda oluşabilirler. Santral yerleşim gösterenlere “endosteal osteoma”, kemik yüzeyinde oluşan periferik tip oluşumlara “periostal osteoma” adı verilir. Multipl oluşumlar sendroma-özgü bulgu olarak belirlenir (Gardner sendromu). Tek lezyonların çoğu osteokondrom olarak nitelenen tümörlerdir.

Altçene oluşumları genellikle soliterdir; angulus mandibulae’nin lingual tarafında yerleşirler. Üstçene oluşumları ise paranazal sinüslerde görülür.

Radyolojik incelemede, sınırları seçilebilen güçlü kemik yoğunlaşması alanları görülür.

Mikroskopik incelemede, kompakt ya da spongiöz kemik hiperplazisi sonucu ortaya çıkan yerel kemik yoğunlaşması saptanır.

Tümör gibi davranmayan soliter lezyonlara tedavi girişimi önerilmez. Multipl olguların saptandığı sendromlardaki girişimler ise palyatif niteliktedir.

  • İnfantil kortikal hiperostozis (Caffey hastalığı)

Bazı kemiklerde hiperplastik korteks kalınlaşmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Olguların bir bölümü kalıtsaldır; otosomal dominant geçiş saptanır. Sporadik olguların etyolojisinde immunolojik ve bozukluklar, infeksiyon hastalıkları, endokrin sistem aksamaları, kollagen bozuklukları ile travma gibi faktörler irdelenmektedir. İnfantil kortikal hiperostozis olgularında saptanan kemik hiperplazisi belirsiz zaman aralıklarında stabil döneme girer, bir süre sonra yeniden alevlenir.

Altçene tutulması oldukça sıktır; üstçene, uzun ve kısa tubuler kemikler ile kosta ve skapula etkilenmelerine rastlanabilir. Altçene lezyonları simetriktir; angulus ve angulusa komşu ramus kesimlerinde yoğunlaşır. Klinik incelemede katı bir şişlik saptanır. Alevlenmelerle artan kemik dokusu altçene deformasyonlarına ve maloklüzyonlara neden olur.

Radyolojik incelemede, ekspansiyon yapan geniş bir kemik yoğunlaşması ve bunu kuşatan ince bir litik sınır görülür.

Tedavisi yoktur. Ancak, stabil dönemin süresini uzatmak ve alevlenmelerin gücünü azaltmak amacıyla steroid/nonsteroid anti-inflamatuvar ilaçlardan yararlanılabilir.

  • Torus palatinus ve Torus mandibularis

Çene kemiklerinin yüzeyinde görülen ve dışa doğru belirgin tümsekler oluşturan kemik dokusu hiperplazilerine “torus” adı verilir. Nedeni bilinmeyen bir hiperplazidir; Japonya ve Güney Amerika toplumlarında kalıtsal olgulara rastlanmaktadır.

Klinik incelemelerde, genellikle bilateral, sessiz ve yavaş gelişen katı oluşumlar saptanır. Yaşamın her döneminde ve çoğu kez rutin klinik incelemelerde raslantı olarak bulunurlar; oluşumların başlangıcı olan minik tümsekler 10 yaşından sonra belirir. Üstçenedekiler sutura palatina media üzerindedir (torus palatinus); bulunduğu yere geniş tabanla oturan, bilateral-simetrik, katı ve nodüler bir kitle oluşturur. Altçenedekiler angulus mandibulae’nin lingual yüzünde ortaya çıkar ve öne doğru gelişir, en yüksek çıkıntıyı premolar bölgesinde yapar (torus mandibularis). Bazı hastalarda üstçene ve altçene toruslarına birlikte rastlanabilir.

Gerçek tümör olan osteokondromlar ile toruslar birbirleriyle karıştırılabilir. Klinik ayırıcı tanı açısından en önemli ilke lokalizasyonla ilgilidir; osteokondromlar çenelerin bukkal yüzeyinde, toruslar ise lingual yüzünde yerleşir. Mikroskopik ayırıcı tanıda, ostekondromlarda kemik çıkıntısının üzerini örten şapka biçiminde kıkırdak dokusu saptanır, toruslarda kıkırdak dokusu yoktur.

 

  • Processus coronoideus hiperplazisi

Etyolojisinde travma ve kalıtım gibi faktörlerin varsayıldığı, temporomandibuler eklem (TME) işlevlerinde bozukluklara neden olan bir kemik hiperplazisidir. Erkeklerde görece sıktır. Processus coronoideus’ta bilateral, genellikle ağrı ve şişlik saptanmayan, ancak zamanla çene eklemi işlevlerini bozan bir kemik dokusu artışı vardır. Radyolojik incelemede koronoid çıkıntıda kalınlaşma ve uzama saptanır. Mikroskopisinde hiperplazi gösteren olgun kemik dokusu izlenir.

Tedavisinde, TME işlevlerini düzeltme amacını güden plastik cerrahi yöntemleri uygulanır.