KRONİK YANGI

GRANÜLASYON DOKUSU

Doku kaybının ya da rezorbe olamamış eksüdanın bulunduğu yangıların iyileşme sürecinde ortaya çıkar.

Bir grup araştırmacı granülasyon dokusu yapımının ön planda olduğu yangıları ayrı bir tür olarak önerir ve “proliferatif (prodüktif) yangı” olarak nitelendirirler.

Granülasyon dokusu ilk kez derideki yaraların iyileşmesi sırasında tanımlanmıştır; defekt bölgesini dolduran damardan zengin dokunun yüzeyi granüllü görüldüğü için granülasyon dokusu adı verilmiştir (bkz “Yara iyileşmesi”).

Doku kaybı veya rezorbe olamamış eksüda varsa çevredeki fibroblastlar ve kapiller endotelleri prolifere olarak pıhtılaşmış kanın/eksüdanın içine ilerleyerek önce granülasyon dokusunu oluşturur, sonra da sikatrisleşerek doku bütünlüğünü sağlar.

Eksüdanın veya doku kaybındaki pıhtının granülasyon dokusuna değişmesi farklı biçimde nitelenir:

  • Geniş doku yitirilmesinin olduğu defektleri granülasyon dokusunun doldurması: Reparasyon (onarım).

  • Eksüda, trombus, hematom, infarkt gibi oluşumların granülasyon dokusuna değişmesi: Organizasyon (doku kaybı yoktur).

Olaylar iki döneme ayrılır:

  1. Granülasyon dokusu yapımı

  2. Sikatrisleşme

1. Granülasyon Dokusu Yapımı: yangı iyileşmesinde dokudaki eksüda eriti­lir, kan ve lenf damarlarıyla taşınarak temizlenir. Eğer bu rezolüsyon gecikir ya da gerçekleşemezse eksüdadaki proteinden zengin sıvı içinde fibroblast proliferasyonu başlar. Kapiller damarlar tomurcuklanarak yeni da­marlar oluşturur (vaskülarizasyon dönemi). Elektron mikroskopuyla yapılan incelemelerde yeni kapillerin endotel hücreleri arasında yarıklar saptanır, bazal membran iyi oluşmamıştır. Bu nedenle proteinler ve lökositler kolayca damar dışına çıkar. Bir süre sonra lenf damarları gelişir. Çevreden ilerleyen sinir lifleri damar­lara ulaşır ve vazomotor işlevler başlar. Proteinden zengin sıvı içindeki genç fibroblastlar ekstrasellüler matriks üretmeye başlar. Bu sırada ortamın pH’si alkalindir. Ortaya çıkan bu doku granülasyon dokusu’dur. 

Granülasyon dokusunun mikroskopik özellikleri şunlardır: bol plazma, polimorf ve makrofaj, yeni yapılmış çok sayıda kapiller, sayıları gittikçe artan fibroblastlar ve az lif.

2. Sikatrisleşme: eğer etken ve onun doğurduğu zararlar ortadan kaldırılmışsa olay geri­lemeye başlar. Kapiller lümenleri kapanır ve zamanla ortadan kalkar (devaskülarizasyon dönemi). Eksü­dasyon durur. Lökositler parçalanır ve erir. Eksüda artıkları rezorbe olur. Fibroblastla­rın yaptıkları lifler giderek artar. Sürecin sonunda ortaya çıkan dokuya sikatris (cicatrix) denir.

Sikatris dokusunun mikroskopik özellikleri şunlardır: damardan ve hüc­reden fakir, liften zengin bir doku.

Karşılaştırma

  • Granülasyon dokusu damardan zengin olduğu için rengi kırmızıdır ve kolay kanar. Hücre ve sıvı bol olduğundan hacmi normaldir veya daha faz­ladır. İçinde çok az lif bulunduğundan yumuşak ve dayanıksızdır, kolay par­çalanır. İnfeksiyona karşı dirençlidir.

  • Sikatris dokusu damardan yoksundur ve rengi soluktur. Yangısal ödem ve hücreler eksilmiş buna karşın kollagen lifler artmıştır, bu nedenle hacmi küçülür ve büzüşür. Katı ve dayanıklıdır.

Granülasyon dokusu ve Sikatrisleşmenin sonuçları

Granülasyon dokusu genellikle vücut için yararlıdır. Doku kayıplarının yerini doldurduğunda dokuların sürekliliğini sağlar. Sikatris dokusu az olduğunda çoğu kez yararlı, aşırı olduğunda az ya da çok zararlıdır.

  • Metaplazi (metaplasia): sikatriste yıllarca sonra kemikleşme olabilir (heterotopik ossifikasyon). Ameliyatlar sırasında safra kesesi veya aşağı idrar yolları epitelinin ameliyat yarasına implante olduğu durumlarda kemikleşme daha erken ve daha sıktır.

  • Keloid: derideki yaraların sikatrislerinde görülür. Yüzeyden birkaç cm kabarık, kırmızı, ağrılı bir dokudur. Bazı kişilerde kollagen lif yapımına eğilim fazladır ve granülasyon dokusunda aşırı derecede kollagen meydana gelir. Karaderililerde sıktır.

  • Sikatris komplikasyonları (örnekler): Endokardit sonucunda kalp ostiumlarında darlık (stenosis) veya yet­mezlik (insufficience) meydana gelir. Geniş deri yanıklarından sonra kalan sikatrisler ekstremitelerin (kol, bacak) hareketlerini kısıtlayabilir. Pilor ve kardiyadaki mide ülserinin sikatrisleşmesi stenoz yapar.

Organizasyon sonuçları:

  • Seröz zarların fibrinli yangınında (fibrinli plörit, perikardit, peritonit) eğer fibrin eritilemezse organize olur ve sikatrisleşir. Seröz zarlar üzerinde beyaz kalınlaşmalar ve zarlar arasında yapışıklıklar meydana gelir.

  • Pnömonide alveol lümenlerindeki eksüdanın organizasyonu ile alveol yapısı ortadan kalkar veya alveoller içinde saplı kitle şeklinde granülasyon dokusu meydana gelir. Buna karnifikasyon denir.

  • Plevradaki eksüdanın organizasyonuna bağlı yapışıklıklarda akciğer­lerin solunum hareketleri azalır ve kan dolaşımı zorlaşır.

  • Kalp ve damarlardaki yerinden kopmamış veya erimemiş trombuslar organize olur. Bu durum yerlerinden kopmalarını ve embolus halini almalarını önler.

  • Rezorbe olmayan doku içindeki kan kitleleri (hematom) eğer küçükse tümü, büyükse yalnızca çevresi organize olur.

  • Büyük nekrozların yalnız çevresinde organizasyon görülür. Daha küçük nekrozların tümü organize olur.

 

Bkz:

Yara iyileşmesi

Akut Yangı İyileşmesi