YANGIYA KATILAN HÜCRELER

Fagositler: Mikrofajlar (Granulocyte)

NÖTROFİL POLİMORFLAR

Polimorf çekirdekli lökositler fagositoz yapabilen (mikrofaj), sitoplazmalarında granüller bulunan hücrelerdir. 

Sitoplazma granüllerine göre 3 tür polimorf vardır (polimorfların içerdikleri granüllerin boyanma niteliklerine göre adlandırılması 19.yy sonlarında Paul Erlich tarafından yapılmıştır; Erlich bu saptamayı yaptığı yıllarda henüz tıp öğrencisiydi);

(A) Nötrofil

(B) Eozinofil

(C) Bazofil

Nötrofil polimorflar, bakterilerin ve yabancı cisimlerin ortadan kaldırılmasında etkilidirler.

İnsan vücudunda 100 milyar nötrofil polimorf vardır. Kemik iliğinin yarısı nötrofil polimorflardan oluşur; kırmızı kemik iliğindeki ana hücrelerin (myeloblast) olgunlaşmasıyla meydana gelirler ve fazlası orada depolanır. Bölünerek çoğalamazlar. Kan dolaşımına giren bir nötrofil polimorf 20.saatten sonra ölür, yerini genç bir nötrofil alır. Çekirdekleri, birbirlerine ince köprücüklerle bağlanan 2-4 topuzcuktan oluşur. Sitoplazmaları soluk bazofil granüller içerir.

Normal dolaşım kanının 1 mm3’ ünde ortalama 5-8 bin lökosit vardır; bunun %50-70’i nötrofildir. Akut yangılarda bu sayı 12-35 bine çıkar (leucocytosis) ve nötrofil oranı %85-90 olur. Normal kanda segmentsiz (genç) nötrofiller %3-6 ora­nında iken, akut yangılarda %20’ye çıkabilir; buna lökosit formülünde “sola kayma” denir. Bazı infeksiyonlarda kandaki lökosit sayısı normalin altına iner (leucopenia).

Akut yangının en önemli hücresel komponenti nötrofil polimorflar, ilk 24 saatte yangı yöresinde en yoğun olan lökosit türüdür. Nötrofil polimorflar nötr ve alkalin ortamda etkilidir; pH 6.8’in altında yaşayamaz. Yangılı dokuda yaşa­ma süresi 1-4 gün kadardır. Makrofajların yaşama süreleri çok uzundur. Akut yangıların en alevli olduğu dönemlerde, ortamda yoğun nötrofil polimorf vardır. Biraz uzayan akut yangılarda bir süre sonra oran tersine döner, makrofajlar ön plana geçer.

 

Sitokinler (TNF-alfa), kemotaktik medyatörler (IL-8), arachidonic acid metabolitleri (LTB4), antijen-antikor kompleksleri, IgG ve IgM (Fc parçası), kompleman komponentleri (C5a, C3b), gibi uyaranlar nötrofil polimorf reseptörlerine yapışarak onları aktive ederler.

Kemotropizme en fazla uyan hücrelerdir. Yangı yöresinde dokulara çıkışları postkapiller venüllerden olur. Dokulara çıkan bir nötrofil polimorf tekrar kana dönemez.

Nötrofil polimorflar için kemotaktik etkileri yüksek olan faktörler (PDF):

  • Komplemanın C5a komponenti

  • Bakteri ve mitokondri ürünleri/artıkları (özellikle küçük moleküllü “N-formylated” peptidler)

  • Arachidonic acid metabolitleri (özellikle LTB4)

  • Kemokinler

Yangı bölgesine doğru hareketlenen lökositler, özgün yüzey reseptörleri ile kendilerini yangı bölgesine çeken medyatörlere ve ilgili adezyon moleküllerine bağlanırlar.  Geçirgenliği artmış olan hiperemik damar lümenlerinden dokulara giren lökositler (nötrofil polimorflar ve monositler) hızla hareket ederek en kestirme yoldan yangı bölgesine göç ederler (migrasyon). Örneğin, kemokinler ekstravasküler konumdaki lökositlerin (nötrofilleri, eozinofiller ve monositleri) hareket yönlerini ve hedef bölgelerini belirler. Damar lümenindeki bir nötrofil polimorf kemokinlerin yoğun olduğu bölgeye gelince damar endoteline yapışır; bu olguya kenarda yer alma anlamına marginasyon denir. Daha sonra diapedesis başlar; nötrofil çeşitli yönlere sitoplazmik uzantılar (psödopod) gönderir. Histaminin etkisiyle endotel hücre­leri arasında oluşan geniş bir intersellüler yarık bulan nötrofilin psödopodu dışarı doğru uzanır (bu arada önüne çıkan bazal membranı da özel enzimleriyle deler). Yavaş yavaş kendini damar dışına çeken bir polimorfun (lökosit diapedesisi) damar lümeninden çıkışı 2-9 dakika kadar sürer.

Damar dışına çıkan lökositlerin aktif hareketlerle yangı odağına göç etmesine (migrasyon; migration) denir. Etkenden ve etkilene hücrelerden çıkan bazı maddeler (kemotaktik faktörler) polimorfları ve monositleri kendisine çeker; bu olguya chemotropism denir. Kemotropizm olduğunda lökositler doku içinde gelişigüzel dağılmaz, en kestirme yoldan yangı odağına giderler (chemotaxis), lökositler doku içinde günde ortalama 4-7 mm hızla ilerler. Ödem sıvısında yer değiştiremezler.

Nötrofil polimorflar bakterileri fagosite edip sindirirler. Bu aşamada fagolizozomlarda bulunan ve bakterileri yok etme işlevi olan maddeler (lizozimler, oksidatif etkili ürünler, arachidonic acid metabolitleri, vb) etkili olmaya başlar. Zarar gören ya da parçalanan nötrofillerden çevreye dağılan bu tür maddeler yangısal tepkiyi abartarak sürdürür. Abartılmış tepkilerde nötrofil polimorfların neden olduğu doku zararları (absedeki doku erimesi gibi) izlenir.

Eğer etken güçlü bir bakteriyse lökositin hareketleri durur ve ölür.

Nötrofil polimorfların sitoplazma granülleri, bakterileri ve doku artıklarını eritme gücü olan çeşitli enzimleri içermektedir. Bir nötrofil polimorfun sitoplazmasında üç tür granül vardır (bkz Lizozomal hidrolazlar): Primer (azurofil) granüller, Sekonder (özgün) granüller, Tersiyer (C) granüller.

 

Nötrofil polimorf defektlerinin sonuçları

  • Genetik kökenli hastalıklar

Kronik granülomatöz hastalık (NADPH defekti)

Myeloperoxidase eksikliği (H2O2-MPO sistemi kusuru)

Chédiak-Higashi sendromu (birden fazla kusur)

Nötrofil özgün granül yetmezliği

  • Edinsel hastalıklar

Kemotaksis kusuru: İmmun yetmezlikler, termal zararlar, diabet, kanserler

Adezyon kusuru: Diabet, hemodiyaliz

Fagositoz kusuru: Malnütrisyon, hematolojik hastalıklar, diabet

Bakterisid kusur: Malnütrisyon, hematolojik hastalıklar, diabet