METASTAZ

Bir kanserden ayrılan hücrelerin değişik yollarla yayılarak başka yerlere gitmeleri sonucunda meydana getirdikleri yeni tümör kitlelerine metastaz denir. İlk tümörle metastazlar arasında tümörsüz bir bölge vardır.

Organlar ve Metastazlar

Adrenal glandlar: Akciğer ca

Bölgesel lenf düğümleri: Karsinomlar, Rabdomyosarkom

Kemikler: Meme, Akciğer, Prostat, Tiroid

Deri: Akciğer ca

Karaciğer: Karsinomlar (Akciğer, GIS, Pankreas), Malign melanoma

Beyin: Karsinomlar (Akciğer, Meme)

Dalak ve Kalp: Metastaz çok ender

Sayısız denilebilecek kadar fazla kanser hücresi çeşitli yollarla vücudun her yerine yayılır. Bunlardan ancak pek azı metastaz yapma olanağını bulur. Metastaz olgusunun gerçekleşebilmesi için kanser hücrelerinin lenfa­tiklere, kan damarlarına, seröz boşluklara girerek başka yerlere sürüklenmeleri gereklidir, ancak yetersizdir. Bağışıklık sistemi (özellikle T-lenfositleri) tümör hücrelerinin barınmasını ve yaşamasını engeller. İnsan plasentasında yoğun olarak bulunan ve metastatin adı verilen bir peptid fetüse yönelen tümör hücrelerini parçalar ve metastazların oluşmasını engeller.

Hareketli organlardaki tümörler genellikle daha fazla metastaz yapar (örnekler: akciğer, dil, mide). Hareketlerin kanser hücrelerini kan ve lenf damarlarına ittiği düşünülmektedir. Örneğin karsinoidler (carcinoid, argentaffinoma) apandiste bulunduğunda (hareketsiz organ) metastaz yapmadığı halde ince bağırsaktakiler (hareketli organ) genellikle karaciğere metastaz yaparlar.

Bazı tümör hücrelerinin seçici davrandıklarını da izleriz. Seçici tümörlerin yayılmasında endotel hücrelerine yapışmalarını kolaylaştıran adezyon molekülleri önemli rol oynar. Örnekler:

  • Malign lenfoma bir lenf düğümünde başlar ve önce lenf düğümlerine yayılır, sonra da lenforetiküler sistemin öteki dokularında (dalak, karaciğer) metastazlar gelişir. Bu süreçte “lymphocyte homing” reseptörlerinin etkin olduğu belirlenmiştir.

  • Malign melanomaların metastazlarında seçicilik yoktur. Tümör hücreleri lökositlerin damar endoteline yapışmasının kolaylaştıran ICAM-1 yüzey molekülü içerirler, bu nedenle metastazlar çok yaygındır.

Genellikle primer tümör ne kadar büyükse metastazları da o kadar çoktur. Bunun tersini gösteren örnekler de az değildir. Kimi kanserler çok erken metastaz yapmakta ve klinikte ilk belirtiyi bu metastazlar vermektedir. Bazı otopsilerde çok sayıda metastaz görülmesine karşın primer tümör bulunamamaktadır.

Belirli tipteki bir kanserin davranışı olgudan olguya değişir. Aynı tip ve grade’deki iki kanserden biri çok hızlı bir gelişme ile erken ve yaygın metas­tazlar yapabildiği halde ötekisindeki gelişme yavaş olabilir, hasta tedavi edilmese bile yıllarca yaşayabilir (hastalık yoktur, hasta vardır).

Tedaviden sonra hiçbir belirti olmadan 5 yıl yaşayabilen hastalar iyileşmiş kabul edilir. Ancak bazı kanser türlerinde 20 yıl sonra bile saklanabilmiş hücrelerin proliferasyonuyla ortaya çıkan metastazlar görülebilmektedir. Örnek: meme kanseri.

Metastazlar hastalığın prognozunu etkiler. Bu durum kanserin gelişme gücü ile vücudun savunma gücü arasındaki savaşın sonucuna bağlıdır. Söz konusu savaş kanser daha ortaya çıkmazdan önce başlar. Vücudun savunma gücü çok fazla ve tümör hücresinin gücü az ise kanser olu­şamaz. Kanserin gelişmesi ve öteki özellikleri bu iki güç arasındaki dengeye göre belirlenir. Özetle kanserleşme yerel bir olay değildir, vücudun tümünü ilgilen­diren bir savaşın yerel belirtisidir (MacDonald’ın biyolojik predeterminizm teorisi).

Klinikte tümör kitlesini incelenken çok dikkatli davranılmalıdır. Zorlu bir palpasyondan sonra tümör bölgesini drene eden venalarda çok sayıda kanser hücresi bulunabilir.

m

Kanser hücreleri kan ve lenf yoluyla vücudun her tarafına yayılmaktadır ancak çeşitli doku ve organlardaki metastazların sıklığı çok farklıdır. Bu fark doku ve organlardaki ortamın uygunluk derecesine ve damarlanma niteliklerine göre oluşur.

  • He­matojen metastazların en sık görüldüğü yerler sırasıyla karaciğer, akciğer ve kemiklerdir.

  • Metastazların en az olduğu yerler iskelet kasları, kalp ve dalaktır.

Metastazların sıklığı, dağılışı ve sırası genellikle şöyledir:

Karsinomlarda: bölgesel lenf düğümleri, uzak lenf düğümleri, karaciğer ve akciğer, sistemik.

Sarkomlarda: akciğer, bölgesel lenf düğümleri, sistemik.

Kanserlerin makroskopik yapısı ile metastazların sıklığı arasında ilgi vardır. Genellikle vejetan kanserler daha az ve geç, diffuz (infiltran) kanserler daha sık ve erken metastaz yapar.

Metastazlar primer kanserin yapısındadır. Bazen metastazlardaki kanser hücreleri daha iyi diferansiye olurlar.

Kanserlerin kemiklerde yaptıkları metastazlar iki tiptedir:

(a) Osteolitik tip: kanser hücrelerinin geldiği yerdeki kemik dokusu erir ve orta­dan kalkar. Kemiğin direnci azalacağından spontan (patolojik) kırıklar olabilir. Sık görülen kemik metastazı türüdür.

(b) Osteoplastik tip (osteosklerotik tip): kanser hücrelerinin uyarmasıyla yeni kemik yapımı giderek artar. Bazı olgularda metastaz bölgesi mermer gibi katılaşır.

Kanserlerin Yayılma Yolları