METASTAZ YOLLARI

Kanserler 3 yoldan metastaz yaparlar:

  1. Lenf yolu (lenfojen yayılma)

  2. Kan yolu (hematojen yayılma)

  3. Kural-dışı yollar

 

LENFOJEN YAYILMA

Karsinomlar ve malign melanom lenf damarlarını kullanarak yayılırlar. Sarkomların yayılması kan damarlarıyla olur.

Lenf yollarını kullanarak yayılan kanser hücreleri bir süre sonra kan dolaşımına da girebilir (lenfohematojen yayılma).

Lenf düğümleri tümör yayılmasında filtre görevi yaparlar. Lenfatiklere giren kanser hücreleri lenf akımıyla sürüklenir ve en yakın bölgesel (regional) lenf düğümlerinin sinus marginalis’ine gelir.

Kanser metastazı nedeniyle büyümüş lenf düğümleri çevrelerindeki do­kuları sıkıştıra-bilir. Örnek: safra yollarını sıkıştırarak ikter yapabilir.

Erken evrede yakalanan karsinomlarda primer tümörle birlikte bölgesel lenf düğümleri-nin de çıkarılması önemli bir tedavi ilkesidir.

HEMATOJEN YAYILMA

Kan yolu ile yayılma genellikle sarkomlara özgü bir yayılma biçimidir. Karsinomlar çoğunlukla önce lenf yolunu seçerler, kan dolaşımına girmeleri zaman alır (lenfohematojen yayılma).

Sarkomların kapillerlere ve venüllere infiltrasyonu kolaydır, büyük vena ve arterlere daha zor girerler.

Kanser hücresi ve hücre kitlesi kan damarı içinde embolus olarak sürüklenir ve yayılır (tümör embolizmi). Tümör embolusunda canlı kalabilen bir kanser hücresi endotel hücresine yapışır. Endotele yapışan kanser hücresinin üzerine yığışan fibrin ve trombosit kılıfı (trombus) tümör hücrelerini T-lenfositlerinden saklar. Tromboz metastazları kolaylaştırır. Kanın kolay pıhtılaşa­bildiği durumlarda (ameliyat, doğum gibi) hematojen metastazlar sıklaşır. Heparin, dicumarol gibi ilaçlar verilerek kanın pıhtılaşması ve trombus oluş­ması engellendiğinde metastazlar azalır.

Endotel hücresi kendisine yapışan kanser hücresine tepki olarak büzüşür, böylece altındaki bazal membran açığa çıkar. Çoğu tümör hücresinin ürettiği proteolitik enzimler (plazmin, ürokinaze türü plazminojen aktivatörü, matriks metalloproteinazeler) bazal membranı yırtar: kanser hücrelerinin yayılması (METASTAZ) başlamıştır.

Olayın başlamasından 3 saat kadar sonra ilk tümör hücresi da­mar dışında görülür. Kanser hücreleri burada hızla çoğalır ve öncelikle damarlanmayı aktive eden “tumor angiogenesis factor (TAF)” üretirler. Böylece çevredeki damarlardan kapiller proliferasyonu başlar, 24 saat içinde tümöre ilerler ve ona gerekli kanı sağlar (bkz METASTAZ).

Örnekler:

  • Akciğer kökenli karsinomlar daha fazla arteryel metastaz yapma eğilimindedirler. Akciğer kapillerlerinden dolaşımına giren hücreler sol kalbe gelerek sistemik dolaşıma atılırlar.

  • Metastazların dağılımında “vertebral venöz pleksus (Batson sistemi)” çok önemlidir. Bir prostat karsinomunda vena femoralis’e giren bir tümör normal koşullarda vena cava inferior aracılığıyla akciğerlere gider. Tümör hücrelerinin vena femoralis’e girmesi sırasında (öksürme, ıkınma, ağır kaldırma, vb nedenlerle) intra-abdominal basınç yükselirse kan akımı vertebral venöz pleksusa yönlenir ve böylece vertebra metastazları ortaya çıkar. Benzer mekanizma tiroid ve meme kanserlerinin kranyum metastazları için de geçerlidir.

Batson sistemi: Hematojen metastazlar

  • GIS kanserleri vena porta yo­luyla karaciğere metastaz yapar. Portal sistem dışındaki doku ve organların tümörleri vena cava superior ve inferior yoluyla akciğerlere gelir. Columna vertebralis’teki metastazlar genellikle “Batson sistemi” yoluyla oluşan paradoks embolizme bağlıdır.

  • Bazı tümörlerin özgün metastazları vardır. Akciğer, meme, tiroid ve prostat kanserlerinde kemik metastazları sıktır. Akciğer kanserlerinde kemik, sürrenal, karaciğer ve beyin metastazları görülür.

  • Bazı tümörlerin metastazları primer tümörden daha hızlı gelişir: prostat kanserlerindeki kemik metastazları çok daha hızlı gelişir. Bu davranışın nedeni kemik iliğinde üretilen büyüme faktörlerinin tümör hücrelerini kamçılamasıdır.

  • Lenfohematojen yayılmada metastaz süreci olay lenf yollarında başlar ve lenf damarlarının venalara akması sonrasında kan damarlarında sonuçla­nır. Mide karsinomunda tümör hücreleri ductus thoracicus yoluyla vena subclavia sinistra’ya ve oradan akciğerlere gidebilir.

Ö

KURAL-DIŞI YAYILMA

Kanserler yayılmacı amaçlarına ulaşmak için her yolu kullanırlar. İnvazyon ve metastaz eylemlerini bulundukları bazı yer ve durumlara göre farklı biçimlerde gerçekleştirebilmektedirler.

Başlıcaları şunlardır:

  • Seröz boşluklarla yayılma (implantasyon metastazı; seeding): İnvazyon ile seröz bir zar yüzeyine ulaşan tümör hücrelerinden bir bölümü seröz boşluğa dökülür ve yerçekiminin de etkisiyle değişik yerlerine sürüklenerek oralarda çoğalır. Seröz boşluğa dökülerek buradaki sıvıda yüzen tümör hücreleri küre biçimindedir. Mide karsinomunda ovaryumların üzerine ve Douglas çukuruna dökülen tümör hücreleri metastatik kitleler oluşturur (ovaryumdaki müsinöz karsinom metastazlarına Krukenberg tümörü adı verilir).

  • Epitelle döşeli kanallarla yayılma: Solunum, sindirim ve üriner kanallar yoluyla metastaz olabileceği varsayılır. Örnek: böbrek pelvisi karsinomunda mesane metastazı.

  • Ameliyatta bulaşma: Çok düşük bir olasılıkla bile ameliyat sırasında kullanılan bistüri, pens ve gazlı bezlerin kanser hücrelerine dokunması ve bunları ameliyat alanındaki sağlam dokulara implante etmesiyle meydana gelebilir.

  • Dokunma: Birbirlerine dokunan doku ve organlardaki bir kanserin ötekine bulaşabileceği ileri sürülmüştür. Örnek: alt dudak karsinomunun üst dudakta metastaz yapması.

  • Plasenta yolu: Çok ender görülür. Malign melanomalı ve lösemili gebelerin bebeklerinde metastazlar olabilmektedir.M