Nöroloji ve Psikiyatri Sözlüğü

Arama motorunu kullanabilir ya da aşağıdaki seçeneklerin içerdiği başlıkları ve açıklamaları görebilirsiniz

Image by Joshua Fuller

ajitasyon (agitation) akli arıza sonucu oluşan aşırı huzursuzluk; hastanın bağırıp-çağırması, şarkı söylemesi, küfürler sa­vurması, yerinde durama­ma, çevresindekilere saldırma, vurup-kırma, aşırı uykusuzluk gibi bul­gularla karakterize psi­kiyatrik tablo; tabloya melankoli eklendiğinde (ajitasyonlu melankoli) sıkıntı ve ajitasyonun birlikte olduğu, aşırı hare­ketliliğin ve intiharın sık görüldüğü tablo. ajite (agitated) saldırgan; kızgın

akut bulbar paralizi (acute bulbar paralysis) beyinde kanama ve damar tıkan­ması gibi akut lezyon­ların sonucu olarak or­taya çıkan bulbus felci

akut mani (acute mania) manide izlenen bulguların yanı sıra megalomanik düşünceler, tam uyku­suzluk, sabaha kadar yüksek sesle yapılan dav­ranışlarda bulunmak (şarkı, küfür, bağırma, vb), sokakta soyunmak gibi bulgular içeren, daha güçlü olan süregü mani türünde ileri derecede saldırganlaş-manın sap­tandığı  hastalık

akut paranoya (acute para­noia; bouffe delirente) hastanın hezeyanlarının kısa bir sürede oluşması ve çok çabuk kaybol­masıyla karakterize para­noya türü

akut stres reaksiyonu (acute stress reaction; acute situational reaction) güçlü çevresel psişik streslerin neden olduğu, geçici ve duygusal ele­mentler içeren, nörotik komponentleri ön planda bulunan, bazan psikiya­trik komponentler içerebilen tepki hali

alkol koması (alcoholic coma) etil alkol içeren içkilerin aşırı dozda alımına bağlı intoksikasyon ve koma tablosu

alkol paranoyası (alcoholic paranoia) kronik alkolik­lerin partnerine karşı bir­denbire beliren şiddetli bir kıskançlıkla ortaya çıkan, alkolün bıraktırılmasıyla düzelebilen paranoya türü

alkolik paralizi (alcoholic paralysis) aşırı alkol alımına bağlı olarak mey­dana gelen felç

alkolik psikoz (alcoholic psychosis) alkol kullanı­mına bağlı olarak ortaya çıkan, delirium tremens, Korsakoff sendromu, alkolik halüsinasyonlar ve alkol paranoyası gibi türleri olan akıl hastalığı

amfetamin (amphetamine; alpha-methylphenethylamine) sentetik uyarıcılar arasında en sık kullanılan, uzun yol kamyon, TIR ve otobüs sürücüleri ile konsantrasyon gerektiren sporlarda doping maddesi olarak kullanılabilen, psikiyatrik bozukluklar, nöron yitirilmesi, kanama, iskemik lezyonlar, koroner vazokonstriksiyonu (akut/kronik koroner yetmezliği), aritmiler, kardiyomyopatiler ve pulmoner hipertansiyon gibi etkileriyle önemli klinik sorunlara yol açabilen sentetik uyarıcı

anksiete (anxiety) anksiyete; sıkıntı; huzursuzluk. anksiyöz (anxious) sıkıntılı; kaygılı; huzursuz. anksiete bozukluğu (anxie­ty disorder) aşırı kaygı, agorafobi, panik, sosyal fobi, basit fobi ve generalize ank­siete gibi bulguların biri ya da birkaçı birlikte olabildiği, sıkıntı ve kaçışla özellik gösteren akli arıza durumu. anksiete sendromu (anxiety syndrome) insanlarda problemler, karşılaştıkları güçlükler, huzursuzluk yaratan ne­denler, vb faktörlere bağlı olarak meydana çıkan, taşikardi, baş dönmesi, dispne, yüzde kızarma, iç organlarda ra­hatsızlık hissi, titreme, gerginlik ve bazen senko­pla beliren, fizyolojik düzeylerde kaldığında her insan için normal ka­bul edilen tablo; sıkıntı, ağlama, ümitsizlik, mut­suzluk, acı duyma, yor­gunluk, çalışamama, iyileşememe korkusu, başta ağırlık ve ağrı, göğüs sıkışması, ölüm ar­zusu, suçluluk duyma gibi bulguların oluşturduğu, kişiin çevresinden gelen stres­lere karşı gösterdiği tep­kinin ürünü olan tablo; anksietenin yoğunlaşması ile depresyon, melankolinin eklenmesiyle majör depresyona değişebilen psikiyatrik tablo. akut anksiete (acute anxie­ty; anxiety panic) birden­bire beliren korku, fenalık hissi, heyecan, çarpıntı, derin terleme, yokolma hissiyle karakterize olan, birkaç dakika sürebilen, ancak kişiye verdiği kor­kunun uzun süre devam ettiği tablo

Arnold-Chiari malformasyonu (Arnold-Chiari malformation) hidrosefalus ve beyin sapı ile serebellum herniasyonu, cisterna magna agenezi, serebellum hipoplazisi, ventrikül anomalileri, servikal myelopati, spina bifida, kafa boyutları anomalileri, kraniyal sinir anomalileri, beş duyu bozuklukları, yüz ağrıları bulgularının bir bölümünü ya da tümünü içeren santral sinir sisteminin konjenital anomali kompleksi

ataksik yürüyüş (ataxic gait) iki kolu aynı yönde sallayarak, uyumsuz ve dengesiz yürüme şekli

beyin infarktı (brain in­farct) dolaşım bozukluğu veya oksijensizlik gibi ne­denlerle ortaya çıkan, önce doku ölümü ve ödem, sonraları erime, gliozis (nedbeleşme) ve kist oluşumuyla karakterize yerel beyin nekrozu

beyin kanaması (brain haemorrhage) beyin dokusunun değişik katlamlarında saptanan kanama. epidural kanama (epidural hemorrhage) kafatası kemikleri ile beyni kuşatan zar­ların en dışta olanı dura mater arasında, çoğu kez meningeal arterin (arteria meningea media) travma nedeniyle yırtılması sonucu gelişen, çoğu temporal bölge yerleşimi gösteren beyin kanaması. subdural kanama (subdural hemorrhage) beyin zar­ları bileşenlerinden dura mater ile araknoid arasında, çoğu kez vena yırtılması sonucu gelişen, bazen tüm beyni sarabilen, yavaş geliştiği için her zaman ölümle sonlanmayan, bebeklerde doğum travması, çocuklarda düşmelere bağlı travmalar, erişkinlerde travma dışında B vitamini eksik­liği ve kronik alkolizm sonucu oluşabilen kanama. subaraknoidal kanama (subarachnoidal hemor­rhage) beyin kuşatan araknoid ile pia mater arasında, özellikle anevrizma gibi damarsal malformas-yonların yırtılması, travma, kokain ve metamfetamin kullanımı, hipertansiyon gibi nedenlerle oluşan, subaraknoidal boşluğun tümüne yayılabilen beyin kanaması. intraserebral ve/veya intraventriküler kanama (intracerebral hemor­rhage) arteriovenöz malformasyonlar, ateroskleroz, kokain ve metamfetamin kullanımı, beyin tümörleri, hipertansiyon, venöz sinüslerin trombozu, vb nedenlerle oluşan,  beyin dokusu ve/veya ventriküller içine yayılan kanama (hematom)

beyin ölümü (brain death) biri nörolog veya beyin cerrahı, biri de anesteziyoloji ve reanimasyon ya da yoğun bakım uzmanından oluşan iki hekim tarafından -kanıta dayalı tıp kurallarına uygun olarak- oy birliği ile merkezi sinir sisteminin kafatası içinde kalan kısmı olan beyin, beyin sapı ve serebellumun tamamının tüm aktivitelerinin kalıcı olarak yitirilmesi olgusu

bur-hol (burr-hole) burhol; kemiklere, özellikle kafatasına uygulanan cerrahi yöntemler sırasında açılan delik

compressio cerebri (compressio cerebri) kafatası kırığı, kanama, tümör gibi nedenlerle oluşan ve beynin hacım ve yer değiştirmesine ve intra­kraniyal hacım azal­masına bağlı, ölümle son­lanan beyin sıkışması tablosu

delirium tremens (delirium tremens) 10 yıl ya da daha uzun süredir fazla miktarlarda alkol alan kişilerin (kronik alkolik­lerin), alkol alımını bırakmasından 2-3 gün sonra ortaya çıkan, anid­en beliren şiddetli korku, heyecan, titreme, sıkıntı, gerginlik, çevresinde cüceler-yılanlar görme, su borusunun yılana ben­zetme gibi hayaller, bun­ların etkisiyle ortaya çıkan saldırganlık, güçlü titreme,ateş, terleme, uyum ve idrak kusur­larının bulunduğu, 3-10 gün kadar süren ve 20. gün dolayında tümüyle iyileşme gösterebilen dolaşım ve/veya solu­num durması ya da pen­cereyi kapı sanan ha­stanın yüksekten düşmesi gibi nedenlerle ölümle sonlanabilen ta­blo

deliryum (delirium; acute confusional state; acute brain syndrome) dış uya­ranlara karşı ilgi azal­ması, genellikle korku ve ajitasyonla birlikte olan, bozuk cümleler, enkohe­rans özellikleri içeren düşünce akışı bozukluğu, bilinç bulanıklığı, duyu kusurları, uyku-uyanıklık siklusu bozukluğu, psik­omotor aktivitede azal­ma, yere-zamana-kişiye uyum bozukluğu ile karakterize,organik kökenli akut ve reversibl bir mental bozukluk; başlıca nedenleri: siste­mik infeksiyonlar, ilaç ve toksik madde intoksikas­yonu, zehirlenme, uyuşturucu madde yok­sunluğu, kafa travması, hipoksi, hipoglisemi, su-­elektrolit dengesinin bo­zulması, hepatik ve renal yetmezlikler gibi metab­olik bozukluklar. akut deliryum (acute deliri­um) birdenbire ortaya çıkan ve kısa süren deliri­um tablosu​​. travmatik deliryum (trau­matic delirium) güçlü bir kafa travmasından sonra ortaya çıkan, hastanın uyanık olmasına karşın oryantasyon ve bellek bo­zuklukları ile konfabülas­yon izlenen tablo. alkolik deliryum (delirium alcoholicum) deliri­um tremens

demans (dementia) entel­lektüel fonksiyonların değişik boyutlarının kişinin sosyal ve ekono­mik aktivitelerini olum­suz yönde etkileyecek biçimde sürekli ve ilerley­ici şekilde bozulması, depresyon, paranoya, ank­siete gibi psikiyatrik belirtilerin gözlendiği, içgörü yokluğu ve kararsızlık, kavrama ve karar verme bozuklukları, kişilik dağılması, giderek artan hafıza kaybı, algılama fonksiyonlarının azalması gibi bulgularla seyreden, ne­denleri arasında Alzheim­er hastalığı, serebro­vasküler ataklara bağlı çok sayıda beyin infark­tları, beyin travması ya da tümörleri, pernisiöz anemi, folik asid eksik­liği, Wernicke-Korsakoff sendromu, hidrosefalus ile Huntington koresi, multipl skleroz ve Par­kinson hastalığı gibi nörolojik hastalıkların bulunduğu bunama tablo­su. multi-infarkt demans (mul­ti-infarct dementia) yaşamın değişik dönemlerinde oluşan küçük-büyük beyin in­farktlarının etkisi ile ileri yaşlarda beliren, diğer demans (bunama) tiplerine oranla kişilik ve içgörünün nis­peten korunduğu, dep­resyon bulguları ve inti­har eğiliminin daha sık rastlandığı, hemipleji, ağlama-gülme krizleri görülen, yaşamın bir döneminde ve çok kısa bir süre içerisinde tam bunaklığın oluşabildiği demans türü. demans prekoks (demen­tia praecox) erken buna­ma; şizofreni. dementia pugulistica (dementia pugulistica) unut­kanlık, düşünmede yavaşlama, konuşma bo­zukluğu, özellikle bacak­larda yavaş ve doğal olmayan hareketlerle karakterize, baş bölgesine peşpeşe gelmiş travma­ların kümülatif etkisiyle ortaya çıkan, daha çok boksörlerde görülen tablo. dementia senilis (dementia senilis) yaşlılık buna­ması. dializ demansı (dialysis dementia) dializ sıvısında bulunan alümin­yumun etkisiyle meyda­na geldiği düşünülen ve kronik hemodializ hasta­larında görülen progressif ensefalopatinin sonucu olarak ortaya çıkan, konuşma bozukluğu, bu­nama, tikler, epilepsiye benzer nöbetler ve psi­koz tablosu; dializ ensefalopatisi. Alzheimer hastalığı (Alzheimer’s disease) nedeni bilinmeyen, frontal ve ok­sipital beyin loblarının daha fazla etkilendiği beyin atrofisi; önceleri hafif hatırlama güçlükleri ve kişilik değişmesiyle başlayan, hastalığın iler­lemesiyle 1-5 yıl arasında tam bunamanın oluştuğu, 65 yaşın altında başladığında presenil de­mans (erken bunama) adını alan, kadınlarda daha sık görülen kronik ve ilerleyici hastalık. alkol bunaması (alcoholic dementia) kronik alko­liklerde zeka küntleşmesi,  idrak güçlükleri, hafıza çöküntüleri, duygulanım bozuklukları, karakter ve ahlak değişmeleri, so­rumluluk kaybı, inatçılık, temizlik ve utanma hissi kaybı, püerilizm gibi bul­gularla karakterize tablo

dismnezi (dysmnesia) hafıza bozukluğu

dizartri (dysarthria) bir cümleyi oluşturan sözcüklerin yanlış yer­lerde kullanılması şeklinde görülen konuşma bozukluğu

dizmnezi (dysmnesia) sayıların ve isimlerin tam ve kolay hatırlanamamasıyla karakterize, demansiyel tabloların başlangıcında izlenen bulgu

ECT (electroconvulsive therapy) elektroşok tedavisi

empty sella sendromu (empty sella syndrome) hipofiz diyaframındaki defektten giren araknoid zarların ve serebrospinal sıvı basıncına bağlı atrofi (primer tip) ya da hipofiz cerrahisi, komşu tümör basısı, infarkt, cerrahi, irradyasyon gibi nedenlere bağlı (sekonder tip) nedenlerle, hipofiz bezinde saptanan aşırı atrofi bulgusu

ensefalosel (encephalocele; cranial meningocele; cranium bifidum) fetüste kafatası kemiklerinin birleşemediği ve aralarında geniş boşluğun/boşlukların oluştuğu, bu açıklıklardan derialtına dek ulaşan, içerisinde beyin-omurilik sıvısı bulunan beyin kılıflarının bulunduğu, genellikle oksipital, alın, burun bölgelerinde ve orta çizgi üzerinde saptanan kistik  kitle. ensefalomeningosel (encephalomeningocele; meningoencephalocele) meningoensefalosel; içerisinde beyin kılıflarının yanı sıra beyin dokusu da içeren ensefalosel

eritrofobi (erythrophobia) kırmızı renkten aşırı korkmak; kan korkusu

esrar (cannabis; marihuan­na) haşhiş; marijuana (marihuana); cannabis sativa ve cannabis indica olarak bilinen, etkileri açısından farklılık göstermeyen, sigara gibi kağıda sarılarak tüketilen, akciğerlerde KOAH ve kanser nedeni olabilen, erkeklerde kısırlık gibi sonuçlar doğurabilen psikotrop madde; kenevir bitkisinin ku­rutulduktan sonra elen­mesiyle elde edilen, ısıtılarak plaka ya da çubuk haline getirilen, içeriğindeki tetrahidro­kannabinol maddesiyle etki yapan, kullanan ya da hazırlayan kişinin tırnak aralarında, ağız-­burun yıkama sıvısında ve idrarında bulunan, fi­ziksel bağımlılık yapmay­an uyuşturucu madde. esrar bağımlılığı (hachicho­mania) cannabis grubu bitkilerin olgunlaşmış, çiçekli dal ve yaprak­larından hazırlanan es­rarın sigara içerisinde içilmesiyle karakterize, genellikle sosyal düzeyi düşük (dissosyal) kişilerde fiziksel iptila ve yoksunluk sendromu yapmayan alışkanlık türü

etil alkol (ethyl alcohol; ethanol) alkollü içeceklerin ana maddesini oluşturan,akut alkol zehirlenmesinin ölüme yol açabildiği,  karaciğerde fokal nekrozlar (akut alkolizm hepatiti) ve ikter, kalpte alkolik myokardit oluşmasını tetikleyebilen, Zieve sendromunda tabloya hemolitik anemi bulguları da eşlik ettiği, “parti sendromu” ya da “sarhoşluk” nitelemesi yapılan nöropsikiyatrik bulguları içeren davranış ve hareket bozukluklarına neden olan alkol türü

fasiyal myotoni (facial myotonia) yüz kaslarının kasılma hareketinden sonra tam olarak gevşeyemediği tablo

frontal lob sendromu (frontal lobe syndrome) bilinçli motor aktivite, planlama ve organizas­yon gibi davranışların düzen-lendiği frontal lob­daki lezyonlarda, ilgisizlik, umursamazlık, hareketlilik, huzursuzluk, aşırı konuşma ve davranış bozuklukları izlenen genel tablo

gebelik psikozu (pregnan­cy psychosis) gebelik sırasındaki fizyolojik değişimlerin yanı sıra  psikosomatik yapının da etkisiyle ortaya çıkabilen, gebeliğin ilk yarısında değişik ağırlıkta kleptomani, pir­omani, toprak-kireç yeme, iritabilite ve mit­omani ile başlayan, ikinci yarısında depresyon, me­lankoli veya mani nöbetleriyle belirginleşen, şizofrenik ya da pa­ranoid bulgular içeren, eklampsi belirtilerinin de eklenebildiği tablo

gliozis (gliosis) nekroz,  hipoksi ya da dejeneratif hastalıklar nedeniyle santral sinir sistemindeki  parenkim  (nöron) kayıplarının bıraktığı boşluğu glial hücreleri ve liflerinin doldurması

halüsinasyon (hallucina­tion; hallucinatio) varsanı; sanrı; çevrede bulunmayan bir uyaranı algılama ve böyle bir uyaranın bulunduğuna inanma (olmayan bir se­sin duyulması, olmayan bir cismin görülmesi); uyanıkken hayal görmek

halüsinojen (hallucinogen; hallucinogenic) hayal gördüren; zamanın, çevredeki görüntülerin ve seslerin farklı biçimlerde algılanmasına neden olan esrar, bazı mantarlar, meskalin, LSD, vb maddeler

halüsinozis (hallucinosis; hallucinose) birşeyler duyan ve gören hastanın bu algılarına inanmaması, bunların tümünün hastalığının bir belirtisi olduğunu bilmesi ile karakterize, muhakemenin tam olduğu, beynin orga­nik hastalıklarında sapta­nan tablo; bilinçle ilgili başka bir patoloji olma­dan yalnızca halüsinas­yonlarla seyreden tablo

hematomyeli (hematomye­lia; hematorrhachis) omuriliğin gri maddesi içerisinde meydana ge­len, ani felç ve duyu ku­suru yapan, genellikle travma sonrası oluşan kanama

hemiparestezi (hemipares­thesia) vücudun bir yarı­sındaki duyu algılama bozukluğu

hemipleji (hemiplegy; hemiplegia) hemiparezi; serebro­vasküler nedenler, trom­boz, beyin kanaması, embolizm, beyin hastalıkları ve tümörleri, histeri nöbetleri gibi nedenlerle ortaya çıkan, vücut bir yarısının felcine bağlı is­temli hareket kaybı, refleks değişiklikleri, epi­lepsi nöbetleri ile ka­rakterize tablo hemiplejik (hemiplegic) felçli; felç kökenli

Huntington koresi (Hunt­ington’s chorea) beyin korteksinin aşırı incel­diği, beyinciğin de etki­lenebildiği, giderek ilerl­eyen dans eder gibi istemsiz hareketleri (kore) izleyen bunama ve hareketsizlik tablosunun geliştiği, genellikle 30 yaşından sonra beli­ren, 15 yıl içerisinde ölümle sonlanabilen kalıtsal bir nöropsikiyatrik hastalık

intrakraniyal (intracranial; intracranialis) kafatası içi; kafatası içinde ​

intrakraniyal hemoraji (intracranial hemorrhage) beyin kanaması

intrakraniyal hipertansiyon (intracranial hyperten­sion) kafa içi basıncının tümör, kanama, yangı, ödem, hidrosefalus gibi nedenlerle art­ması

kafa kaide kırığı (base fracture) kafa tabanı kırığı; kafa tabanını oluşturan kemiklerdeki saptanan çatlak; oluşmasında etkili travmalar: kıçüstü ya da ayaküstü düşmeler, asansör düşmeleri, gemi güvertesindeki patlamalarda güvertenin birden­bire yükselmesi, kafa­tasına ön/arka/yan yönlerden gelen sıkıştırmalar

kafaiçi basınç artması sen­dromu (KİBAS; intracranial hy­pertension sydrome) tümör, yangısal tepkiler, kanama, kist vb nedenlerle sere­brospinal likor nice­liğinin ya da basıncının artmasına bağlı olarak gelişen ve başağrısı, bulantı, kusma, ateş, görme bozuklukları, psişik ku­surlar, konvülsiyonlarla karakterize tablo

konvülsiyon (convulsion; convultio) epilepsi, ensefalit, menin­jit, yüksek ateş, hipoglise­mi, kafa travması, beyin tümörü, barbitürat vb ilaçların birden kesilmesi, gebelik toksemisi gibi değişken patolojik uyaranların beyindeki etkisiyle oluşan, nöbetin geleceğini anla­yan hastada bir çığlık sonrası bi­linç kaybı, kaslarda katılma-gevşeme, siya­noz, solunum durması, sfinkter yetmezliği gibi bulgularla seyreden tablo

konvülsif (convulsive) konvülsiyon nitelikli; konvülsiyon kökenli

Korsakoff psikozu (Kor­sakoff’s psychosis) orta ve ileri yaşlı kronik alkoliklerde, uzun süreli açlıklarda, gebelik toksikoz-larında ve gebelikteki aşırı kusmalarda (hyperemesis gravidar­um), bazı infeksiyon hastalıkları, avitaminoz­lar, ensefalit, ensefalomalasi, suba­raknoidal kanama, kafa travması, beyin tümörü gibi olaylarda or­taya çıkan, polinöritle birlikte bellek bozuklukları, konfabülasyon, kon­füzyon, apati, oryantas­yon bozuklukları, ilgisizilik, emosyonel değişkenlik ile ruhsal  işlevlerde global yıkım gösteren tablo; Korsakoff sen­dromu

kranyum (cranium) kafa­tası kemikleri topluluğu ve bunların oluşturduğu kütle. kraniyal (cranial) kafa, kafatası kemikleri ve kafatası boşluğu ile ilgili. intrakraniyal (intracranial) kafatası boşluğunda lerleşik; kafatası boşluğu ile ilgili. ekstrakraniyal (extracranial) kafatası kemikleri dış yüzünde; kafatası boşluğu dışında yerleşik

laküner amnezi (lacunary amnesia) bir zaman dili­minin bazı bölümlerinin anımsanamamasıyla karakterize, daha çok beyin kan dolaşımının bozulması ve uzun süreli açlıklarda saptanan bulgu

letarji (lethargy) aşırı dalgınlık ve sersemlik 

menstrüasyon psikozu (menstruation psychosis) menstrü-asyon görme sırasında oluşan sıkıntı, depresyon, hırçınlık, kıskançlık hezeyanları ile karakterize paranoid ta­blo ya da mani-melankoli nöbetleri ile şizofreni ta­blosu gösterebilen, bazı kadınlarda kleptomani, dipsomani, piromani, erotomani, vb psikomo­tor impulsiyonların ön plana çıktığı tablo; aybaşı psikozu

motor afazi (motor apha­sia) hastanın söyleneni anlama ve kavraması normaldir,ancak kendisi konuşurken düşüncelerini ifade et­mekte güçlük çeker, yanlış kelimeler kullanır; verbal afazi

motor agrafi (motor agra­phia) motor koordinas­yon yokluğuna bağlı ola­rak yazı yazamamak

motor bozukluklar (motor disorders) ileti bozuklukları nedeniyle iskelet kaslarının kullanılmasında sorunların saptandığı ataksi, Parkison hastalığı, felçler, vb bozukluklar

motor paralizi (motor par­alysis) istemli hareketle­rin yapılamamasıyla karakterize felç

parapleji (paraplegia) her iki bacağın felciyle karak­terize, beyin/omurilik patolojisi sonucu ya da histerik olarak beliren ta­blo

parestezi (paresthesia) duyu kusuru; yanma, iğnelenme ve karıncalanma gibi bir his varlığı

parezi (paresis; paresia) hafif ya da tam olmayan felç

Parkinson hastalığı (Pan­kinson’s disease; parkin­sonism; paralysis agi­tans) genellikle 40 yaş dolayında beliren, yavaş ilerleyen, bir bölümünün nedeni bilinmeyen, bazıları karbon monoksid ve manganez zehirlenme­sine, bazal gangliyonları etkileyen tümörler, bazı ensefalitler, nöroleptik ve psikotera-pötik ilaçlar, at­eroskleroz gibi nedenlere bağlı olan, el(ler)de trem­or, ekstremitelerde sert­lik, konuşmada ve hare­ketlerde yavaşlama, heyecan kaybı, vücudun öne doğru eğildiği, hızlı ve acemice yürüme, yürürken kolların yanlar­da ve hareketsiz olması, monoton konuşma, salya akması gibi bulgularla karakterize tablo; bazı ilaçların yan etkisine bağlı olarak ortaya çıkan parkinson tablosunda dilde ve yüzde distoni, huzursuzluk, tekrarlanan dudak-dil-ağız hareketle­ri, koreiform hareketler. parkinson krizi (parkinso­nian crisis) hastanın kıvrık ve hareketsiz bir biçimde durarak çevreyle spontan ilişki kurmadığı, akinetik mutizm izlenen, parkinsonlu hastalarda da görülebilen klinik ta­blo. parkinsoniyan sendrom (parkinsonian syndrome) beyindeki bazı bölgelerinin bilinmeyen nedenlerle etkilenmesine bağlı, kas katılığı, parkin­son yüzü (hareketsiz yüz), yavaş istemsiz tremor, postür bozukluğu ve hipersalivas-yonla karakterize sendrom

periferik nöropati (periph­eral neuropathy) sensor­yal, motor, refleks ya da vazomotor sinirlerin fonksiyonlarının biri ya da birkaçını ilgilendiren, travma, kanama, damar hastalıkları, infeksiyon hastalıkları, kanserler, kronik açlık, vi­tamin eksiklikleri, alko­lizm, hemodializ, dia­betes mellitus gibi nedenlerle oluşan, ağrı, güçsüzlük, parestezi, vb bulgularla karakterize bozukluk

psikosomatik (psychoso­matic) psişik, duygusal ve akli dengesizliklerin organlara yansıyarak bir takım hastalıkların taklit edildiği, genellikle nörotik kişilik tablosun­da izlenen bulgu

psikoz (psychosis) akıl hastalığı; delilik kap­samına giren ruhsal bo­zukluk. psikotik (psychotic) akıl hastalığı olan; akıl hastalığı ile ilgili; akıl has­talığı kapsamına giren; psikoz niteliğinde olan​

psödobulber paralizi (pseu­dobulbar paralysis) su­pranükleer paralizi; spas­tik bulber palsi​; bey­nin bir bölümündeki lez­yonlara bağlı olarak ortaya çıkan, kafaiçi si­nirlerin yönlendirdiği yüz, farinks, dil gibi kas­ların spastik felci, zaman zaman beliren ve kontrol edilemeyen ağlama ve gülme krizleriyle karakterize tablo

Sakoda kompleksi (Sakoda complex) sfenoetmoidal ensefalomeningosel, corpus callosum agenezi ve yarıkların (orta çizgi yarıkları; dudak ve damak) saptandığı tablo

serebral (cerebral) beyne özgü; beyinle ilgili; beyin kökenli

serebral ateroskleroz (cere­bral atherosclerosis) bey­nin önemli atardamar­larını etkileyen, aterom ülserlerinin ve kireçlenmenin görülmediği, anevrizmaların kolaylıkla oluştuğu da­mar sertliği

serebral palsi (cerebral pal­sy) bebekte doğum öncesi ve doğum sırasındaki san­tral sinir sistemi zarar­larına bağlı olarak gelişen, istemli hareket­lerdeki koordinasyon bozukluğuyla karakterize tablo

serebroskleroz (cerebros­clerosis) beyin damar­larındaki ateroskleroza bağlı olarak gelişen, önceleri başağrısı, başdönmesi, uykusuzluk, hırçınlık, sosyal uyum bozuklukları, çabuk yo­rulma, hafıza kusurları ile başlayan, kendisindeki bu değişiklikleri görerek hekime başvurma (senil demans’tan fark), beyin damarlarındaki olaylara bağlı olarak gelişen felçler ve bunların belirtileriyle seyreden, epileptik nöbetlerin eklendiği, za­manla bunamanın gelişebildiği, beyin doku­sunda sertleşme ile ka­rakterize tablo; beynin katılaşması ve küçülmesi

serebrospinal (cerebrospi­nal) beyin ve omurilik ile ilgili. serebrospinal likör (liquor cerebrospinalis; cerebros­pinal fluid) BOS; beyin-omurilik sıvısı; likör

serebrospinal otore (cere­brospinal otorrhea) şakak kemiği kırıklarında kulaktan likör (BOS) gelmesi

serebrovasküler (cerebro­vascular) beyin damarları ile ilgili. serebrovasküler aksidan (cerebrovascular acci­dent) beyinde tromboz, embolizm, kanama, anev­rizma rüptürü gibi neden­lerle oluşan,hemipleji, hemiparezi, başdönmesi, şaşkınlık, afazi ve dizar­tri ile ortaya çıkan, kalıcı nörolojik bozukluklarla seyreden klinik tablo; serebrovasküler atak. serebrovasküler atak (ce­rebrovascular attack) serebrovasküler aksidan

somatizasyon bozukluğu (somatization disorder) çok sayıdaki hastalık belirtileriyle değişik hekim­leri dolaşma, bu şikayetlerini gidermek için değişik nitelikte ve bol miktarda ilaçlar alma ile karakterize bir histeri türü

somnolans (somnolence) uyku hali; dalgınlık

somnolans sendromu (somnolence syndrome) kanser tedavisi amacıyla radyoterapi yapılan çocuklarda görülen dalgınlık, iştahsızlık, irri­tabilite, EEG bulguları ile seyreden ve tedaviyle düzelen sendrom

somnambulizm (somnam­bulism) uyurgezerlik

spastik (spastic) hiperto­nik; kas tonuslarının nor­malin üzerinde olması nedeniyle abartılmış ve denetlenemeyen hareketler. spastik paralizi (spastic paralysis) üst motor nöron lezyonları sonu­cunda oluşan, felçli bölgedeki kaslarda görülen spazmların ve tendon reflekslerinin artışıyla karakterize tablo. spastik yürüyüş (spastic gait) kolların ve bacakların uyumsuz ve vücudun büzüşmüş görünümüyle karakterize yürüyüş

tabes dorsalis (tabes dor­salis) sifilisin 1. devresi geçirildikten 15-20 yıl sonra parenkimatöz nörosifilise bağlı olarak gelişen, omuriliğin arka kökleri ile gangliyonlarını tutan, yavaş ilerleyen, batıcı ağrılar, üriner en­kontinans, ataksi, pozis­yon ve titreşim uyaran­larım algılama bozukluğu, sensoryal kusurlar, optik atrofi, hipotoni, reflek­slerde artma, eklemlerde dejeneratif değişimlerle karakterize tablo

temporal lob sendromu (temporal lob syn­drome) temporal kemik altındaki beyin bölgesi lezyonlarında görülen, işitme ve hafıza fonk­siyonları bozukluğu, afa­zi, temporal epilepsi, kognitif ve emosyonel bozukluklar, obsesif davranış bozuklukları gibi bulgular içeren sendrom

tetraparezi (tetraparesis) dört ekstremitenin tümünde görülen kas güçsüzlüğü

tetrapleji (tetraplegia) kuadripleji; dört ekstremitenin tümünde görülen felç

travmatik beyin lezyonu - kup lezyon (coup lesion) contusio cerebri’de ka­faya gelen künt trav­manın etkilediği tarafta/çarpma yerinde görülen beyin yaralanması

travmatik beyin lezyonu - konturkup lezyon (contrecoup lesion) contusio cerebri’de ka­faya gelen künt trav­manın etkilediği tarafın tam karşısında, hareketlenen beyin dokusunun kafatası kemiklerine çarpmasıyla oluşan beyin yaralanması

travmatik ensefalopati (traumatic encephabopa­thy) boksörlerde sürekli yumruk yeme sonucu oluşan, mental aktivitede yavaşlama, konfüzyon dönemleri ve amneziyle karakterize tablo

travmatik nevrasteni (trau­matic neuroasthenia) şok ya da kafa travmala­rından sonra beliren, baş­ağrısı, baş dönmesi, un­utkanlık, konsantrasyon bozukluğu, iritabilite, sersemlik, yorgunluk, li­bido kaybı gibi bulgularla karakterize tablo

tremor (tremor) kasların ritmik olarak kasılmaları ve gevşemelerinden oluşan, ritmik, istemdışı, değişken ve sürekli titre­meler

vagal inhibisyon (vagal in­hibition) kalbe dal gönderen nervus vagus sinirinin uyarılmasıyla ortaya çıkan ve refleks kalp dur­masıyla karakterize, ölümle sonlanan tablo

vazovagal senkop (vasova­gal syncope) ağrı, korku, kan görme gibi fiziksel ve emosyonel nedenlerle ortaya çıkan, bulantı, hal­sizlik ve terleme ile başlayan bayılma

verbal afazi (verbal aphasia) konuşmayla ya da sözcükler ile ilgili motor yetersizlik

verbal agrafi (verbal agra­phia) beyin korteksindeki bir lezyon nedeniyle tek tek harf yazabilmek, an­cak sözcük üretememek

verbal amnezi (verbal am­nesia) kelime hafızası kaybı

vertikal orbital distopi (vertical orbital dystopia) orbitayı ve maksillayı etkileyen yüz yarığı

Vincent belirtisi (Vincent’s sign) çenelerin malign tümörlerinde görülebilen, parestezi ve anestezi gibi nörolojik bulgular kümesi

YKL (space occupying lesion; SOL) intrakraniyal kitle; kafatası içinde yer kaplayan lezyon

yoksunluk sendromu (ab­stinance syndrome) abstinans sendromu; psikotrop madde, alkol ve tütün bağımlılarında maddenin alınamaması (eksikliği) nedeniyle oluşan bulgular; toksik (uyuşturucu/uyarıcı) madde alışkanlığı olan kişilerde, bu madde­nin kesilmesinden sonra­ki ilk 24-48 saat içerisinde beliren, hırçınlık, sıkıntı, ağrılar, uykusuzluk, terleme, el­lerde titremeler, nabızda hafifleme, bulantı, kus­ma, ishal, bağırsak kanamaları, kalp ve solu­num yetmezliği bulgu­larıyla karakterize, ölümle sonlanabilen tablo. yenidoğanda yoksunluk send­romu (neonatal drug withdrawal syndrome) uyutucu veya uyuşturucu madde bağımlılığı bulunan an­nelerin bebeklerinde doğumdan sonraki ilk 72 saat içerisinde görülen, irritabililte, kasılmalar, kusma, diyare, terleme ve sık soluklanmayla beli­ren, ani bebek ölümüne yol açabilen tablo