Oral Patoloji Sözlüğü

Arama motorunu kullanabilir ya da aşağıdaki seçeneklerin içerdiği başlıkları ve açıklamaları görebilirsiniz

IMG_1264.JPG

adenoid kistik karsinom (adenoid cystic carcinoma) silindrom; tükürük bezi duktuslarının son bölüm hücrelerinden kökenli, çoğunlukla oluştuğu sert damaktaki küçük tükürük bezlerinin üzerini örten mukozada ülserleşmenin ve kemik invazyonunun saptandığı, periferik sinir kılıfları invazyonu nedeniyle ağrılı olabilen, büyük tümörlerde residivlerin sık görüldüğü kanser

adenomatoid hiperplazi (adenomatoid hyperplasia) tütün kullanma, protez iritasyonu ve benzeri kronik travmaların etkisi olduğu varsayılan, üzeri düzenli bir mukoza ile örtülü bir tümör gibi bir şişliğin oluştuğu, damak mukozasındaki küçük tükürük bezlerinin hiperplazisine bağlı tablo

aft (aphta) ağız boşluğunda görülen, eritemli papül olarak başlayan ve kısa sürede nekrozlaşarak ağrılı erozyon/ülser niteliği kazanan, iz bırakmadan iyileşen lezyonlar

aftöz stomatit (aphthous somatitis) etyolojisi saptanamayan aftların bulunduğu stomatit. akut aftöz stomatit (acute aphthous somatitis) hastanın tüm yaşamı boyunca bir kez ortaya çıkan ve kısa sürede kendiliğinden iyileşen aftöz stomatit. herpetiform aftöz stomatit (herpetiform aphthous ulceration) çok küçük (1-3 mm çapında), çok sayıda (bazen 100’ün üzerinde), bir süre sonra birbirleriyle kaynaşarak herpesvirüs stomatitlerini anımsatan görünüm kazanabilen yineleyen aftöz stomatit türü. majör aftöz stomatit (major aphthous stomatitis; Sutton's disease; recurrent necrotic mucosal periadenitis) dil kökü-ağız tabanı, yumuşak damak gibi arka bölümlerde, çapları 1 cm’yi aşabilen, çok sayıda, iyileşmeleri haftalar alabilen, geniş ve derin lezyonların sikatris bırakabildiği yineleyen aftöz stomatit türü. minör aftöz stomatit (Mikulicz's aphthae; canker sores) minör tip aftöz stomatit; dilaltı, ağız tabanı, yumuşak damak ve yanakta oluşan, küçük (2-5 mm çapında) ve az sayıda (2- 5 adet) lezyonlar içeren yineleyen aftöz stomatit türü. yineleyen aftöz stomatit (recurrent aphthous stomatitis) ilk aftların çocukluk yaşlarında görüldüğü ve değişik zamanlarda yinelediği, HIV/AIDS, siklik nötropeni, SLE, Crohn hastalığı ve ülseratif kolit hastalarında sıkça görülen stomatitler

aftöz (aphthous ) aft niteliğinde; aft içeren. aftöz ülser (aphthous ulcer) enteritler, Behçet hastalığı, aşırıduyarlılık tepkileri, emosyonel stresler, endokrin etkiler (gebelik, menstrüasyon), otoimmun tepkiler ve infeksiyon hastalıklarında yumuşak damak, dudak ve yanak mukozası, ağız tabanı ile dil kenarlarında görece sık rastlanan erozyonlu yangı

ağız florasından kökenli bakteriyemi (bacteremia of oral origin) ağız hijyeni kötü olan hastaların diş plaklarında ve dişeti ceplerinde yoğunlaşan anaerop bakteri kolonizasyonunda mukozayı koruyan engellerin zarar görmesini (diş fırçalama, oral cerrahi, vd) izleyen birkaç dakika içinde canlı etkenler kan dolaşımına girmesi

ağız kuruluğu (xerostomia) kronik hiposalivasyonun (tükürük salgısının azalması) neden olduğu tablo; tükürük salgısı üretiminin uzunca bir süre %50’nin altında kalması

aktinomikoz_servikofasiyal (cervicofacial actinomycosis) servikofasiyal aktinomikoz; ağız ve baş-boyun bölgesini etkileyen, çevre dokulara tahta katılığı veren, genellikle aktinomiçes osteomyelitinden kökenli infeksiyon hastalığı

akut gingivitis (acute gingivitis) dentogingival plaklardaki bakteri yoğunluğunun artması nedeniyle beliren hiperemi, ödem ve fırçalamayla kanamanın saptandığı, dişeti cebinin derinleştiği yangı tablosu

ameloblastik (ameloblastik) ameloblastlardan kökenli; ameloblast benzeri

ameloblastik dentinofibroma (ameloblastic dentino-fibroma) ameloblastik fibrodentinoma; predentin ya da ilkel dentin içeren ameloblastik fibroma olgusu; ameloblastik fibroma ile ameloblastik fibroodontoma arasındaki geçiş evresi olarak nitelenen tümör

ameloblastik dentinosarkom (ameloblastic dentino-sarcoma) literatürdeki en iyi örneği Tahsinoğlu tarafından verilen, klinik ve radyolojik bulguların ameloblastik sarkomayı anımsattığı, ek bulgu olarak radyolojiye radyopak alanlar olarak yansıyan bir bölümü kalsifiye dentinoid madde içeren, ender görülen bir kanser

ameloblastik fibroma (ameloblastic fibroma) gençlerde, genellikle altçene arka bölümünde ortaya çıkan, yavaş büyüyen, gömük diş içeren sınırları düzenli litik bir lezyon oluşturan, içerisinde kordonlar ya da adacıklar yapan odontogen epitel hücrelerinin bulunduğu, residivler sonrasında ameloblastik sarkoma dönşebilen odontogen tümör

ameloblastik fibro-odontoma (ameloblastic fibro-odontoma; ameloblastic odontoma) ameloblastik odontoma;  mikroskopik yapısında ameloblastik fibromaya eklenmiş bazıları kalsifiye dentinod/dentin ile mine saptanan, ortasında serpilmiş olan irili ufaklı kireçlenmeler ya da amorf-kalsifiye bir kitle içeren sınırları sklerotik, uniloküler ya da multiloküler litik tümör; odontogen epitel, odontogen mezenkim, dentin ve mine komponentlerinden oluşan tümör

ameloblastik karsinom (ameloblastic carcinoma; malignant ameloblastoma) malignant ameloblastoma; oldukça agresif ve metastaz yapabilen odontogen kökenli habis tümör

ameloblastik kollizyon tümörleri (ameloblastic collision tumors) ameloblastik nörinoma,  ameloblastik angioma, ameloblastik granüllü hücreli myoblastoma gibi ana komponent olan ameloblastomaya ek olarak saptanan ikinci bir tümöral gelişme

ameloblastik sarkom (ameloblastic sarcoma) ameloblastik fibrosarkoma; epitelyal bileşeni ameloblastik hücrelerden mezenkimal bileşeni ise atipik fibroblastik hücrelerden oluşan, hızlı büyüyen, kısa sürede yüz asimetrisi yapan, dişlerde sallanmalar ve dökülmelere neden olan, sınırları yer yer belirsiz uniloküler litik bir lezyonun saptandığı, akciğerlere metastaz yapan kanser

ameloblastoma (ameloblastoma) adamantinoma; çenelerde çoğu kez multiloküler litik lezyon oluşturan, gömük diş içerebilen, ekspansif büyüdükleri halde agresif davranabilen, ameloblastik hücreleri anımsatan epitel hücrelerinden oluşan, foliküler, pleksiform, akantomatöz, mukoepidermoid, granüllü hücreli ve dentelioblastik (bazaloid) olarak nitelendirilen histolojik tipleri bulunan odontogen tümör. kistik ameloblastoma (cystic ameloblastoma) bir odontogen kist çeperindeki epitelden kökenli ya da tümördeki dejenerasyonlar nedeniyle sonradan oluşan kistik boşluklar içeren tümör. 

malign ameloblastoma (malignant ameloblastoma) ameloblastik karsinom; hücrelerinde güçlü pleomorfizm saptanan agresif bir ameloblastoma; metastaz yapan herhangi bir ameloblastik tümör. periferik ameloblastoma (peripheral ameloblastoma; odontogenic gingival epithelial hamartoma) odontogen gingival epitelyal hamartoma; dişetinde oluşan, kemik lezyonu içermeyen ameloblastoma; dişeti epitelinden ya da Serres epitel artıklarından kökenli olan yumuşak doku tümörleri. santral ameloblastoma (central ameloblastoma) çene kemiği içinde oluşan, dişlerde yer değiştirmeler ve oklüzyon bozukluklarına neden olan, yavaş ve ekspansif büyümesine karşın çoğunda yerel invazyon görülen, kemik korteksini aşarak ağız boşluğuna ulaştığı olgularda ülserleşmelerin saptandığı, çoğu multiloküler, residivlerin sık görüldüğü odontogen tümör. sinonazal ameloblastoma (sinonasal ameloblastoma) üstçenede oluşan ve nazofarinks, maksilla sinüsleri, orbita ile kafa tabanı yönünde gelişebilen ameloblastoma

amelogenesis imperfecta (amelogenesis imperfecta) diş minesinin oluşumundaki doğumsal yetersizlik

anisakiazis (anisakiasis) çiğ ya da az pişmiş balık ve deniz yumuşakçalarıyla bulaşan, duyarlı kişilerde IgE kökenli ürtiker tipi alerjik reaksiyonlara ve anafilaksiye neden olabilen, bazı hastalarda ise deskuamatif gingivitis ile yanak ve dudak erozyonlarının birlikte görüldüğü gingivostomatitlere yol açabilen, anisakis simplex adı verilen nematod türü bir parazit infeksiyonu

apikal granülom (periapical granuloma) periapikal granülom; genellikle pulpası nekrotik bir dişin apeksinde gelişen akut apikal periodontitis olgusunun kronikleşmesiyle oluşan, akut alevlenmeler gösterebilen, kök uçunda sınırları belirgin, yuvarlakça litik lezyon oluşturan küre biçimindeki granülasyon dokusu

benign migratory glossitis (geographic tongue; fissured tongue) bazı deri hastalıkları (psöriasis, seboreik dermatit), alerjik hastalıklar (astma, alerjik rinit) ve canlı etkenlere bağlı stomatitler sırasında ortaya çıkabilen, nedeni bilinmeyen, dil sırtında filiform papillaların atrofisi ve deskuamasyonuyla ortaya çıkan çevresinde yüzeyden hafifçe kabarık, beyazımsı bir sınır bulunan kırmızımsı plaklarla karakterize, bir süre sonra gerileyen ancak eski lezyona komşu alanlarda yeni bir lezyon belirdiği lezyon

berrak hücreli odontogen tümör (clear cell odontogenic tumor) Pindborg tümörünün berrak sitoplazmalı hücrelerden oluşan türü

candidiasis_ kronik hipertrofik (chronic hypertrophic candidiasis; candida leukoplakia) kronik hipertrofik candidiasis; kronik hiperplastik candidiasis; candida lökoplakisi; ağız mukozasının skuamöz epitelinde hiperplazisi saptanan oral candidiasis

çene-yüz yarıkları (maxillofacial cleft) çene-yüz yarıkları; 1. ve 2. faringeal (brankiyal) arklardan kökenli malformasyonların sonucunda ortaya çıkan, çene kemiklerini, orbitaları, kulakları, kafatası kemiklerinin bazı bölümlerini etkileyen, kalıtsal hastalıklarda/sendromlarda ya da gebelerin alkol, tütün gibi madde bağımlılıkları ile bazı ilaçlar (valproik asit) ile folik asid eksikliği gibi çevresel faktörlerin etkili olduğu defektler

çerubizm (cherubism) her iki çenenin arka bölümlerine ve genellikle simetrik olarak 1-4 yaşlar arasında başlayan ve  puberteyle birlikte gerileyen, üstçenede ekspansiyona bağlı deformasyonlarının saptandığı, maloklüzyon ve azı dişlerinin eksikliği izlenen, submandibuler lenfadenopati görülebilen, SH3BP2 genindeki mutasyona bağlı otosomal dominant geçiş gösteren kalıtsal gelişim bozukluğu

diabetik ağız (oral manifestations of diabetes) diabetli hastalardaki bağışıklık sistemi sorunları, damar patolojileri ve nöropatilerle ilgili patolojilerin etkisiyle ve onlarla birlikte görülen oral infeksiyonlar (candida, mucor, vb diabetik stomatitler), periodontal hastalıklar, tükürük bezleri sorunlarının neden olduğu hiposalivasyon ve ağız kuruluğu, ağız yanması, diş çürüklerinde artma gibi bulguları içeren sendrom

diabetik stomatit (stomatitis in diabetes mellitus) diabetik stomatitler; bir bölümü dolaşım bozukluklarına ve ağız kuruluğuna (xerostomia), diğerleri ise nötrofil polimorflarda saptanan kemotaksis ve fagositoz defektleri gibi bağışıklık sistemindeki sorunlarına bağlı olan, periodontal hastalıklar, Candida infeksiyonu ve ketoasidozu olan hastalarda mukor gibi bulguların saptandığı stomatit

diabetik periodontit (diabetic periodontitis) diabetik periodontitis; ağız hijyeni bozuk olan diabet hastalarında görülen, diabet tablosunu ağırlaştırabilen, periapikal infeksiyonun kemiği etkileyerek osteomyelite dönüşmesi olasılığı yüksek olan, Gram(-) bakterilerin neden olduğu periodontal infeksiyon tablosu

diabetik sialadenozis (diabetic sialadenosis) parotislerde görülen diffuz ve ağrısız büyümelere karşın salgının azaldığı (ağız kuruluğu), azalan tükürük salgısı içerisindeki şeker yoğunluğu ve nötrofil polimorflardaki aksaklıklar nedeniyle dil sırtında atrofik candidiasis, ketoasidozlu hastalarda mucormycosis infeksiyonunun geliştiği, diabete özgü oral bulguların (diabetik ağız) arttığı tablo

dişeti hiperplazisi_yaygın (generalized gingival fibromatosis) ağız hijyeni bozukluğunun, yaygın periodontal patolojilerin ve etkin ilaçların (hydantoin, cyclosporine, nifedipin, vd) önemli risk faktörleri olduğu, gebelikte, pubertede, ağız solunumu yapanlarda, Crohn hastalığı, sarkoidoz, sistemik amiloidozis, lösemi gibi hastalıklarda görülebilen, bazen kuron yüzeylerini tümüyle örtebilecek düzeylere ulaşabilen yaygın dişeti büyümeleri. dişeti hiperplazisi, yerel (localized gingival fibromatosis) diş taşları, diş plakları ve uzun süreli kronik gingivitislerin neden olduğu, bir ya da birkaç dişeti papilinin etkilendiği büyüme

dumansız tütün stomatiti (smokeless tobacco stomatitis) dumansız tütün stomatiti; tütün çiğneme ya da tütün içeren ürünlerin yanak-dişeti arasındaki olukta tutulmasına bağlı,  hiperkeratoz içeren, çok uzun süreli kullananlarda kanser riskinin yüksek olduğu boynuzsu (verrüköz) çıkıntıların saptandığı prekanseröz lezyon

eritroplakia (erythroplasia) ağız mukozasında yumuşak damak, ağız tabanı, dil kenarları ve yanak mukozası oluşan, parlak kırmızı kadife görünümünde, mukozadaki atrofi nedeniyle sığ bir çöküntü izlenimi veren,  yüzeyi yer ye düzensiz ve sarı-beyaz granüllü olabilen, yüksek kanserleşme riski bulunan, erozyonlu olgularda carcinoma in situ (CIS) bulguları ve mikroinvazyon alanlarının saptanabildiği prekanseröz lezyon

fibröz displazi (fibrous dysplasia) kemik dokusunun olgunlaşmasında görülen yerel aksaklıkların sonucu olarak ortaya çıkan, spongiöz kemiğin ortadan kalktığı ve bu boşluğu fibröz bir dokunun doldurduğu, tek kemiğin (monostotik) ya da birden fazla kemiğin (poliostotik) etkilendiği,  ekspansif büyüyen, kemiklerde deformasyonlara ve patolojik kırıklara neden olan tablo. kraniyofasiyal fibröz displazi (craniofacial fibrous dysplasia) lezyonların tümünün yalnızca çene-yüz kemiklerinde görüldüğü, çene ve yüz deformasyonları ile hipertelorizm, ekzoftalmi ve görme bozukluklarına neden olabilen poliostotik fibröz displazi. monostotik fibröz displazi (monostotic fibrous dysplasia) kostalarda, uzun kemiklerde ve kafatası kemiklerinde kemik dokusunun olgunlaşmasında görülen yerel aksaklıkların sonucu olarak ortaya çıkan, tek kemiğin etkilendiği fibröz displazi. poliostotik fibröz displazi (polyostotic fibrous dysplasia) çok sayıda kemiğin (çene-yüz kemiklerinin yanısıra pelvis ve omuz eklem kuşağı) etkilendiği, sendroma-özgü (McCune-Albright sendromu) bulgu olabilen fibröz displazi

florid semento-osseöz displazi (florid cemento-osseous dysplasia); dev sementoma, ailesel multipl sementoma; altçenede ya da her iki çenede birden saptanabilen, multipl, genellikle bilateral, ekspansif büyüyen, radyolojik incelemede oldukça büyük, yoğun ve sınırları belirgin, lobüler radyopak kitle biçiminde görülen, infeksiyon eklendiğinde sklerozan osteomyeliti anımsatan, otosomal dominant aktarılan, sement ve kemik dokusunu birlikte ilgilendiren kalıtsal bir displazi türü

gingival kist (gingival cyst) dişetindeki dental lamina artıklarından kökenli periferik odontogen kist;  genellikle altçene kanin ve premolar dişlerin bukkal yüzündeki yapışık dişetinde oluşan, bilateral olabilen,  çapı 1 cm’yi aşmayan küçük kist

glandüler odontogen kist (glandular odontogenic cyst; sialo-odontogenic cyst) glanduler odontogen kist; mikroskopisinde mukuslu hücrelerin ön plana çıktığı, multiloküler yapıda, agresif oabilen, residivler yapan, ender görülen odontogen kist

globodonti (globodontia) diş kuronlarının küre biçimde olması

glossoptozis (glossoptosis) glossoptoz; küçük (hipoplazik) ve arkaya doğru büzüşmüş dil

hairy tongue (hairy tongue) kıllı dil; oluşumunda geniş spektrumlu antibiyotikler, kortikosteroidler, oksijenli ağız çalkalama sıvıları, onkoterapi, vb faktörlerin belirlendiği, dil sırtında koyu kıvamlı krem niteliğinde, kirli beyaz-kahverengi, mantar hifeleri ve bakteri kolonileri içeren mukoza hiperplazisi

Heerfordt sendromu (Heerfordt syndrome) sarkoidoz hastalarında gözde glokom ve körlükle sonlanabilen uvea lezyonları ile ağız kuruluğuna neden olan parotis etkilenmesi bulguları içeren tablo

ilaç stomatiti (stomatitis medicamentosa)ağız mukozasında  ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkan yangısal tepkiler

infantil melanotik nöroektodermal tümör (melanotic neuro-ectodermal tumor of infancy) bebeklerin melanotik nöroekto-dermal tümörü; embriyolojik dönemdeki nöral çıkıntıdan kökenli, doğumu izleyen ilk aylarda ve  çoğu üstçene ön bölgesinde beliren, radyolojisinde, sınırları düzensiz litik bir tümöral infiltrasyon ile tümör içinde yüzen diş embriyonlarının saptandığı, idrardaki vanilmandelik asid düzeyinin yüksek olabildiği, nöroblastik ve melanositik hücrelerden oluşan selim tümör

iritasyon fibromu (irritation fibroma; peripheral fibroma) periferik fibroma; kronik iritasyonların neden olduğu, çenelerin ön bölgesinde ve dişetlerinde görece sık, yuvarlakça-oval, saplı ya da geniş tabanlı, mukoza renginde fibröz hiperplazi

kemikleşen fibroma (ossifying fibroma) kemikleşen fibroma; periodontal membrandaki mezenkimal hücrelerden kökenli, genellikle altçenede, premolar ve molar dişlerin bulunduğu alanlarda ortaya çıkan, sınırları oldukça belirgin, uniloküler ya da multiloküler litik lezyonlar içeinde kalsifikasyon düzeyine göre değişen oranlarda radyopak benekler ya da buzlu cam görünümünün olduğu selim tümör. kemikleşen periferik fibroma (peripheral ossifying fibroma; peripheral cementifying fibroma) periferik sementleşen fibroma; periodontal membrandan kökenli, fibröz doku içinde kemik ya da sement dokusu saptananlar periferik kemikleşen fibroma

kızamık stomatiti (rubeola stomatitis) Koplik lekeleri; bir paramyxovirus olan morbillivirus’ün neden olduğu lenforetiküler hiperplazi ve kırmızı renkli deri döküntüleri ortaya çıktığı infeksiyon hastalığında, ilk bulgu olarak ağız mukozasında Stensen (Stenon) kanalının çevresindeki mukozada ve yanakta veziküllü/ülserli lezyonlar

konjenital epulis (congenital epulis; Neumann’s tumor) Neumann tümörü; yenidoğan kız çocuklarında, çoğu üstçene ön bölümünde meydana gelen, eozinofil granüller içeren geniş-poligonal sitoplazmalı hücreler içeren iyi huylu tümör

konjenital sifilis (congeital syphilis) spiroketlerin plasenta aracılığıyla bulaşması nedeniyle 1. evrenin görülmediği, pneumonia alba'lı bebeklerin doğumdan hemen sonra ölmeleri, yaşayabilen çocuklarda edinsel sifilisin 2. evresine ilişkin klinik bulguların yan ısıra deri ve mukozalarda vezikülobüllöz lezyonlar, ülserler, at semeri burun (saddle nose), Hutchinson triadı, hepatosplenomegali, karaciğer gomları, gomların neden olduğu damak perforasyonu, hidrosefalus ve zeka geriliğinin saptandığı klinik tablo

kraniyal yarıklar (cranial clefts) ensefalosel ya da meningoensefalosel olarak nitelendirilen, kafatası suturalarındaki kaynaşma gecikmeleri ve yetersizlikleri gibi sorunlar nedeniyle ortaya çıkan çoğu kez maksillofasiyal yarıklarla birlikte görülen defektler. kraniyofasiyal yarık (craniofacial cleft) kraniyofasiyal yarık; kafatası kemikleriyle yüz kemiklerinin birleşme sorunlarından kaynaklanan defekt. maksillofasiyal yarık (craniofacial cleft) maksillofasiyal yarık; çene ve yüz bileşenleri (burun, dudaklar, yanaklar, göz kapakları) arasındaki yarık. orofasiyal yarık (orofacial clefts) çoğu TP63 geni mutasyonu nedeniyle görülen altçene  yarığı, yarık dudak, yarık damak, yarık dudak-yarık damak, uvula bifida (yarık uvula), dil ve farinks yarıkları gibi damak-dudak-dil gibi ağız ve yüz bileşenlerinin, çene-yüz bölgesinde en sık görülen kraniyofasiyal yarık niteliğindeki konjenital anomaliler

kronik gingivitis (chronic gingivitis) akut gingivitise neden olan etkenin ortadan kaldırılamadığı olgularda etkenden kaynaklanan olumsuzlukları gidermek amacıyla makrofajların ve lenfositlerin yoğunlaştığı, çeşitli yangı medyatörlerinin yanı sıra immunoglobulinlerin de katıldığı yangısal tepki

kronik periodontitis_akut alevlenme (acute exacerbation of chronic periodontitis) akut periodontitise neden olan etkenin tümüyle ortadan kaldırılamadığı kronik olgularda periodon-topatik bakterilerin yoğunluğundaki artmanın makrofaj, dendritik hücre ve gingival fibroblastik hücrelerindeki TLR sisteminin uyarılmasıyla birlikte aşırı düzeyde pro-inflamatuvar sitokin üretiminin tetiklenmesi ve doku yıkımı bulgularının saptandığı tablo

lateral periodontal kist (lateral periodontal cyst) diş kökleri çevresinde, sement yüzeyi ile alveol kemiği arasında gelişen, odontogen epitel artıklarından kökenli kist

Ludwig anjini (Ludwig’s angina) ağız tabanı flegmonu; ağız tabanında dilin hemen altında saptanan, periapikal abse kökenli flegmonlu yangı

median romboid glossit (median rhomboid glossitis) dil köküne yakın alanlardaki filiform papillalarda silinme ve mukozada atrofisi, epitelin yüzeysel katmanlarında candida kolonileri ile nötrofil polimorf yoğunlaşmalarının olduğu atrofik glossit

melanoakantoma (melanoacanthoma) yanak veya damak mukozasında beliren, hızla gelişen, makül ya da papül görünümünd, skuamöz epitelde kalınlaşma (akantoz ve papillomatoz) ile yoğun melanin pigmenti birikmesi içeren, melanositik hücre proliferasyonu kısıtlı olan hiperplazi kökenli oluşum

miksofibroma (myxofibroma) fibromiksoma; çoğu çenelerde görülen, fibroblastik hücreler ve gevşek bir bağ dokusu ara maddesinden oluşan iyi huylu, yerel agresif tümör

mine hipoplazisi (enamel hypoplasia) amelogenesis imperfecta; diş minesinin oluşumundaki doğumsal yetersizlik

mukosel (extravasation mucocele) ekstravazasyon mukoseli; küçük tükürük bezlerinin duktusların yırtılmasıyla oluşan, alt dudakta görece sık saptanan, ansızın ortaya çıkan ve birkaç günde 1-2 cm çapına ulaşabilen kubbe biçiminde mavimsi renkli kabarıklık

mukoza yanığı (burns of oral mucosa) fiziksel (elektrik akımı, aşırı sıcak ya da donmuş maddeler, vb) ile kimyasal maddelerin (asid, alkali, gümüş nitrat, hidrojen peroksid, formokrezol, sodyum hipoklorid, paraformaldehid, aspirin, vb) neden olduğu, ağız mukozasında erozyon ya da ülserlere neden olan yanıklar

nazofarengeal angiofibroma (nasopharyngeal angiofibroma) çoğunlukla erkeklerde görülen, nazofarinkste ortaya çıkan, yerel agresif özelliği nedeniyle burun boşluğu, orbita ve beyin yönünde gelişebilen, damardan oldukça zengin bie fibroblastik tümör

nazolabial kist (nasolabial cyst; nasoalveolar cyst) üstçenede, burun kanadına yakın bir bölgede oluşan, flüktüasyon veren yumuşak doku şişliği olarak beliren, tümüyle yumuşak dokuda oluşan bir fissüral kist

nikotin stomatiti (nicotine stomatitis; nicotine palatinus) nikotin stomatiti; uzun süreli ve çok miktarda pipo/sigar içenlerde sert damakta saptanan, lökoplaki ile birlikte olabilen, küçük tükürük bezlerinin duktus ağızlarına uyan yerlerde kırmızımsı çöküntülerin oluştuğu, kanserleşme eğilimi olabilen lezyon

nodüler odontoma (nodular odontoma) birbirlerinden ayrı, küre biçiminde (konsantrik) yapılardan oluşan kompleks odontoma türü

noma (noma; cancrum oris) gangrenli stomatit; anaerobik canlı etkenlerin neden olduğu, bağışıklık sistemi defektlerine neden olan sistemik hastalıklarda ve beslenme bozukluğu içindeki çocuklarda görülen, nekrotizan ülseratif gingivitis tablosuyla başlayıp yanak dokusunda ulaşan geniş nekrozlarla süren stomatit

odontodisplazi (odontodysplasia) mine ve dentinin defektleri ile kuron ve kök pulpasının geniş olduğu,  radyolojik incelemede gölgemsi bir görüntü veren diş malformasyonu

odontogen (odontogenic) odontojen; dişlerle ve diş dokularıyla ilgili ya da bunlardan kökenli

odontojen (odontogenic) odontogen; dişlerin gelişim evrelerindeki hücreleri/dokuları taklit eden

odontogen epitel (odontogenic epithel) odontogenezis boyunca görülen, işlevi tamamlandıktan sonra apoptozisle ortadan kalkan, diş ve çevre dokuların oluşmasında etkin olan epitel hücreleri

odontogen fibroma (odontogenic fibroma) odontogen epitel kümecikleri içeren  fibroblastik tümör

odontogen kist (odontogenic cyst) odontojen kist;  diş embriyonu artıklarından kökenli kist

odontogen mezenkim (odontogenic mesenchyme) iç mine epitelinin belirmesiyle ve indüksiyonuyla birlikte karşısındaki mezenkimal dokudaki aktivasyonla oluşan, bir bölümü odontoblastlara dönüşebilen özgün mezenkimal hücre kümesi

odontogenezis (odontogensis) odontojenez; dişlerin oluşum ve gelişim evrelerini içeren,  intrauterin dönemin 6. haftasında başlayarak 20. yaşa dek giden süreç

odontogeneziste indüksiyon (reciprocal induction in odonto-genesis) diş embriyonunun oluşumunda ve gelişmesinde etkili olan ameloblastlar ve odontoblastlar arasındaki karşılıklı etkileşim; iç mine epitelinin karşılarındaki odontogen mezenkim hücrelerini etkileyerek odontoblastlara dönüşmelerini sağlamaları; odontoblastların karşılarındaki iç mine epitelini etkileyerek ameloblatlara dönümelerini ve mine üretmelerini sağlayan uyarı

onkoterapi stomatiti (oral mucositis) onkoterapi stomatiti; kanser tedavisinde kullanılan radyoterapi, kemoterapi ve immunoterapi sırasında beliren, ağız mukozasında hiperemi ve erozyonlu lezyonlarla karakterize, ağız florasında Streptococcus mutans, Lactobacillus grubu ile Candida türlerinde sayısal artışa yol açan, Gram(-) bakteriler ile psödomonasların kolonizasyonuna neden olan,  onkoterapiden en çok etkilenen yanak mukozası, dudak içyüzü, ağız tabanı, dilaltı, yumuşak damak gibi keratin içermeyen alanlarda erozyon ve ülser alanları oluşan, mukozitin yanı sıra hiperkeratoz, tat alma bozuklukları, ağız kokusu, ağız kuruluğu, uçuklar, disfaji, lenfadenopati, vb bulgular içeren stomatitler

oral cysticercosis (oral cysticercosis) sistiserkoz; infekte sularla ve besin maddeleriyle (domuz eti) bulaşan tenia solium larvalarının beyin, kalp, göz, akciğerler, karaciğer, iskelet kası ve deri gibi dokularda oluşturduğu, ağız mukozasında kistik bir tümör ya da mukosel izlenimi veren soliter bir kitle oluşturabilen parazit hastalığı

oral epitelyal displazi (oral epithelial dysplasia) ağız mukoza-sının prekanseröz lezyonlarında, epitel dokusunda yer yer atipik hücrelerin varlığı, bazal tabaka hücrelerinde hiperplazi, epitel hücrelerinde olgunlaşma ve tabakalaşma bozuklukları, hiperkromatik çekirdekli hücrelerin bulunması, serpilmiş ve garip mitozların saptanması gibi bulgular içeren kanserleşme eğilimi

oral melanotik makül (oral melanotic macule) dudak kırmızısında ve dişetlerinde görülen, yüzeyden dışa kabarıklık oluşturmayan, kahverenginin değişik tonlarındaki yüzeysel melanin pigmenti artışı​

oral melanozis (oral melanosis) sıtma tedavisinde kullanılan ilaçlar (chloroquine, hydroxychloroquine, quinacrine, quinidine) ile bisulfan, clofazimine, cyclophosphamide, ketoconazole, minocycline, phenolphthalein, trankilizanlar (chlorpromazine) ve zidovudine gibi ilaçların etkisiyle ağız mukozasının tümünü etkileyen, bazılarında grimsi-mavi bir renk yansıması olabilen kahverenginin değişik tonlarındaki yüzeysel melanin pigmenti artışı

oral pigmentasyon (oral pigmentation) ağız mukozasının ekzojen ya da endojen pigmentlerle boyanması; ağız mukozasının ekzojen pigmentasyonu; boyalı bitkilerin çiğnenmesi, boya içeren sıvılar, sigara, kahve, vb pigmentli maddelerin mukozaya doğrudan ulaşarak boyaması ya da arsenik, cıva, kurşun ve gümüş tuzları ile bazı ilaçların sistemik dolaşıma girerek ağız dokularını boyaması

organ transplantasyonu sonrası stomatiti (stomatitis in the transplant patient) organ transplantasyonu sonrası görülen stomatitler; çoğunlukla kemik iliği transplantasyonu yapılan hastalarda olası akut doku reddi reaksiyonlarını önlemek için uygulanan immunosupresyonda liken planus’u anımsatan mukozitler,  veziküler lezyonlar, herpesvirüs infeksiyonları ile skuamöz hücreli karsinom riski

osteoartroz (çene eklemi) (TMJ osteoarthrosis) çene eklemi artrozu; yaşlanma, travma, bruksizm gibi nedenlerle beliren, çene hareketlerinde ve çiğnemede güçlük ile ağrı yakınmaları olan, radyolojisinde steofit oluşumu, kıkırdak aşınması, kondil yüzeyi çatlakları saptanan olgu

otoimmun stomatit (autoimmune stomatitis) ağız boşluğunu döşeyen skuamöz epitele özgü, lokalizasyon seçimi olmayan, otoimmun antikorların varlığından kökenli, kısa sürede patlayarak ağrılı erozyonlara dönüşen vezikül ve bül oluşumunun ön planda olduğu stomatit

parulis (parulis) Streptococcus mutans, Staphylococcus epidermidis, Staphylococcus aureus, Porphyromonas, Actinomycoses, Bacteroides ve Fusobacterium gibi canlı etkenlerin neden olduğu, genellikle periapikal ve periodontal infeksiyonlar sırasında meydana gelen ve fistülleşme eğilimi gösteren bir abseden kökenli, fistül kanalının ağız mukozasına ulaştığı yerde sarımsı-kırmızı renkli kubbe biçiminde oluşan kabarıklık

periapikal (periapical) diş köklerinin uç bölgesinde yerleşen. periapikal abse (periapical abscess) diş köklerinin uç bölgesinde oluşan, birden fazla anaerob mikroorganizmanın neden olduğu, apikal periodontal membranda genişleme ile hafif kemik erimesine bağlı sınırları belirsiz küçük litik lezyon. periapikal infeksiyon (periapical infection) genellikle yaş gangren niteliği gösteren, diş köklerinin uçlarında pulpa nekrozunun komplikasyonu olarak meydana gelen akut (periapikal abse) ya da kronik infeksiyon (apikal granülom). periapikal kist (periapical cyst) apikal periodontal kist; diş apeksi periodonsiyumundaki yangısal tepki nedeniyle oluşan apikal granülom içinde kalan Malassez epitel artıklarının proliferasyonuyla oluşan iç yüzü skuamöz epitelle döşeli, büyüdükçe çene kemiğinde ekspansiyon yapan odontogen kist

periapikal sement displazisi (periapical cemental dysplasia) periapikal semento-osseöz displazi; çoğunlukla altçene kesici dişlerin periapikal bölümlerinde görülen, genellikle multipl, çoğu sessiz, radyolojik incelemede kesici dişlerin apeksinde radyopak damlacıklar biçiminde görülen sement ya da sement-osteoid madde karışımı oluşumlar içeren olgu

periodontit (periodontitis) periodontitis; dişleri kuşatan dokuların yangısı; periodontal ligamanların yıkımı, alveol kemiği yitirilmesi ve sement dejenerasyonu ile başlayan, osteomyelite dönüşebilen, aterosklerozun ivmesini arttıran, infektif  endokardit kaynağı olabilen, beyin abselerinin oluşabileceği periodontal infeksiyon

piknodisostozis (pyknodysostosis) gelişme geriliğine bağlı boy kısalığı, kısa ve kalın parmaklar, kafatası eklemlerinde kaynaşma geriliği ve brakisefali, kemiklerde yaygın skleroz ile uzun kemiklerde spontan kırıkların saptandığı, çene-yüz bölgesinde altçenede osteomyelit, periapikal kemik yoğunlaşmaları, her iki çenede hipoplazi ve maloklüzyon bulguları izlenen otosomal dominant geçiş gösteren kalıtsal sendrom

Pindborg tümörü (calcifying epithelial odontogenic tumor; CEOT; Pindborg tumor) kireçlenen epitelyal odontogen tümör; çoğu altçenede, kemik içi (santral) ve dişeti (periferik) yerleşimleri gösterebilen, santral olgularda içinde gömük diş bulunan uniloküler litik bir lezyonun saptandığı, yavaş büyüyen ancak yerel agresif özellikler gösterebilen, yer yer amiloide benzer eozinofil bir madde içerebilen, bazıları kireçlenen poligonal tümör hücrelerinin oluşturduğu tümör

plazma hücreli granülom (plasma cell granuloma) dişeti, dudak ve yanak mukozasında görülen, mikroskopisinde poliklonal nitelikli plazma hücreleri ön planda olduğu reaktif hiperplazi türü

primer santral karsinom (primary central carcinoma) odontogenezisin değişik aşamalarında ortaya çıkan epitel kalıntılarından ya da kist epitelinden kökenli, çoğu kez altçenede oluşan ve parestezi ve anestezi bulguları ile servikal lenf düğümlerine metastaz yapan, çok ender rastlanan skuamöz hücreli karsinom

protez stomatiti (denture stomatitis) A vitamini eksikliği, sigara kullanımı ve protezin dinlendirilmemesi gibi nedenlerle ortaya çıkan, alveol kretlerini örten mukozada Candida albicans infeksiyonunun (kronik atrofik oral candidiasis) oluşabildiği stomatit türü

ranula (ranula) ağız tabanında glandula sublingualis ya da glandula submandibularis bezlerinin duktuslarının yırtılması ya da tıkanması sonucunda ortaya çıkan, mavimsi renkli, kubbemsi ve flüktüasyon veren yükselti

residüel kist (residuel cyst) tedavisi yetersiz olan büyük bir kistin yinelemesi ya da çekilen bir dişin apeksindeki minik kistin çenede bırakılması nedeniyle ortaya çıkan kist

Rushton hyalin cisimli odontogen kist (Rushton hyaline bodies in odontogenic cyst) odontogen kökenli bir kistin iç yüzünü döşeyen epitelde oluşan parlak eozinofil boyanan halkalar ya da yarıklar biçimindeki yapılar

sarkoidoz stomatiti (oral sarcoidosis) etyolojisi kesin olarak bilinmeyen, mediastinal lenfadenopatinin ön planda olduğu, akciğer dokusunun etkilenmesiyle pulmoner hipertansiyon, solunum yetmezliği ve cor pulmonale tablosunun belirdiği, dişetleri, yanak mukozası, damak ve dudak lokalizasyonu gösteren nodüllerde ülserleşmeler ile dişlerde sallanmalar ve dökülmelerin saptanabileceği granülomlü yangı

semento-ossifying fibroma (cemento-ossifying fibroma) semento-ossifying fibroma; osteoblastik ve sementoblastik aktivite sonucu meydana gelen kemik trabekülleri ve küre biçiminde sement (sementikel) oluşumu içeren, klinik ve radyolojik nitelikleri  kemikleşen fibromaya benzeyen selim tümör

Serres epitel artıkları (rest of Serres) alveol kreti ile periost arasındaki dental lamina kalıntıları; dental laminayı oluşturan epitel hücreleri artıkları; işlevini tamamlayarak kaybolan dental laminadan yetersiz apoptozis nedeniyle arta kalan epitel hücreleri

skuamöz odontogen tümör (squamous odontogenic tumor; SOT) Malassez ve Serres epitel artıklarından kökenli, üstçene tümörlerinin ön dişler bölgesinde, altçene tümörlerinin ise arka dişler kesiminde oluştuğu,  dişlerde periodontal membran ile alveol kemiği yıkımına bağlı olan sallanmalar saptanan, radyolojisinde diş köklerini kuşatan sklerotik sınırlı litik bir lezyon görülen, mikroskopisinde kollagen demetlerinden yapılı stroma içinde skuamöz epitel hücrelerinin oluşturduğu küre ya da virgül biçiminde adacıklar bulunan tümör

stomatit (stomatitis) ağız mukozasındaki her türlü yangısal tepki

sublingual keratoz (sublingual keratosis) ağız tabanı ve dilaltı mukozasında saptanan, keratin tabakası içeren beyaz renkli plaklar

suçiçeği stomatiti (varicella stomatitis) suçiçeği olan çocuklardaki ağız mukozasında çok sayıda erozyonların oluştuğu stomatit; varicellovirus (HHV3; VSZ) infeksiyonunda vezikül olarak başlayan zamanla püstüle dönüşen deri lezyonlarının görüldüğü, mukoza lezyonlarına da rastlanabilen, 2-3 hafta içinde iz bırakmadan iyileşen, latent duruma geçerek sensitif sinirlerde ve gangliyonlarda saklanan virüsün bağışıklık sistemindeki aksamalar (kanser, immunosupresyon, vb) ve m.spinalis operasyonlarına bağlı travmalarla aktifleşmesiyle zona (herpes zoster) hastalığına neden olan tabloda saptanan deri lezyonlarının yanı sıra ağız mukozasıda da oluşabilen lezyonlar

tiroglossal kist (thyroglossal duct cyst) embriyonal yaşamın 4. haftasında dil kökünde beliren ve 10. haftaya dek ekzokrin bir salgı bezi gibi davranan tiroid dokusun dil sırtındaki foramen caecum’a açılan duktusunun (ductus thyroglossus) involüs-yonu sürecinde kalan epitel hücresi artıklarından kökenli, orta çizgi üzerinde dil kökü ile tiroid bezi arasında beliren, fibröz çeperi içinde tiroid folikülleri bulunan kist

torus mandibularis (torus mandibularis) angulus mandibulae’nin lingual yüzünde ortaya çıkan, öne doğru gelişen, en yüksek çıkıntıyı premolar bölgesinde yapan, yavaş büyüyen, bilateral-simetrik, katı ve nodüler kemik hiperplazisi 

torus palatinus (torus palatinus) sutura palatina media üzerinde oluşan, bulunduğu yere geniş tabanla oturan, yavaş büyüyen, bilateral-simetrik, katı ve nodüler kemik hiperplazisi

travmatik fibroma (traumatic fibroma) genellikle ısırma gibi peş peşe gelen travmaların neden olduğu, çiğneme düzlemi üzerindeki dokularda (yanaklar, alt dudak ve dil kenarları) ortaya çıkan, mukoza yüzeyinden dışa doğru kubbemsi bir çıkıntı oluşturan, soluk renkli, çapı ortalama 1 cm olan fibröz doku hiperplazisi

tüberküloz stomatiti (oral tuberculosis) oral tüberküloz; bol basil içeren balgam çıkaran hastalarda,  üst solunum yollarına ve ağız boşluğuna ulaşan mikobakterilerin ağız mukozasına (dişeti cepleri, dil, damak) yerleşerek koloniler oluşturması ve ilk bakışta skuamöz hücreli karsinomu taklit eden ülserovejetan bir kitle ya da ülser yapması olgusu

tükürük bezinin papiller kistadenokarsinomu (papillary cystadenocarcinoma) tükürük bezlerinin papiller ve kistik alanları birlikte içeren adenokarsinomu

tükürük salgısı (saliva) fiziksel (yıkama), kimyasal (pH, amilaz, vb) ve immünolojik (lizozimler, HBD-1 mRNA türü β-defensin, bio-active CD14,oral flora, vb) nitelikleriyle sindirime katkısı olan, patojen etkenlerin dokulara girişini ve olumsuz etkilerini önleyen doğal bağışıklık sistemi bileşeni

tükürük testi (saliva test­ing) ısırık izleri, pul, zarf, sigara izmariti, vb materyal üzerinde bulu­nan ve adli tıp açısından önem taşıyan, tükürük kalıntılarından kişinin kan grubunu, sekretör olup olmadığını, vb özelliklerini saptamaya ve kimlik belirlemeye (idantifikasyon) yönelik yöntemleri; tükürük örneklerinde infeksiyon etkeni aranması

Tzanck testi (Tzanck test) HHV1 ve HHV2 lezyonlarında PAP smear yöntemi ile alınan örneklerde yangı hücrelerinin yanı sıra Herpesvirüs lezyonları için tipik olan intranükleer eozinofilik inklüzyon cisimcikleri (Cowdry A) içeren dev hücrelerinin varlığını araştıran test

uçuk (herpes simplex-1 infection; herpes) herpes labialis; human herpesvirus-1 (HHV1) ya da Herpes simplex 1 (HSV-1) olarak bilinen, yakın temasla (öpüşme, cinsel ilişki, vb) bulaşan virüsün neden olduğu, çoğu sessiz kalan, bazen ilk hastalık tablosu olarak primer herpetik gingivostomatit lezyonlarının saptanabildiği, trigeminal gangliyona yerleşerek gizlenen virüsün aşırı ısı değişiklikleri, güneş ışınları, ateşli hastalıklar, menstrüasyon, immunosupresyon, vb gibi streslerin etkisiyle aktif hale gelmesi sonucu özellikle dudak kırmızısı-deri sınırında (vermilion) veziküllü lezyonlar oluşturması (sekonder herpes simplex infeksiyonu)

uvula bifida (uvula bifida) yarık uvula; küçük dil yarığı

üremik stomatit (uremic stomatitis) böbrek yetmezliği olan (özellikle diabetik nefropati) hastalarda kandaki üre düzeyinin yükselmesi olgusuna üremiye bağlı olarak beliren, ağız kuruluğu ve yanma duyusu, dişeti kanamaları, tad bozuklukları ve ağrı yakınmaları olan, hastaların nefesinde amonyak kokusu saptanan, ağız mukozasında gri ve kalın bir fibrin örtüsü  içeren yaygın ya da yerel eritemler ile karakterize tablo

verrüköz karsinom (verrucous carcinoma) Ackerman tümörü; ağızda dişetlerinde ve ağız tabanında görülen, sarımsı-beyaz renkli katı boynuzsu çıkıntıların oluştuğu, yavaş büyüyen skuamöz hücreli karsinom

verrüköz ksantoma (verruciform xanthoma) ağız boşluğunun her yerinde görülebilen ancak öncelikle dişeti ve alveol kreti mukozası yerleşen, vulva, penis anal bölge, skrotum, burun ve kulak lokalizasyonları görülebilen, hücresel bağışıklık sistemindeki yerel aksamaların ve travmaların sorumlu tutulduğu, 2-5 cm çaplarında, sınırlı, yumuşak, ağrısız, üzeri genellikle papiller çıkıntılar/engebeler içeren sarımsı-beyaz ya da sarımsı-kırmızı, keratinleşme arttıkça rengi beyazlaşan, bazen multipl olabilen; liken planus, pemfigus vulgaris, CIS ve epidermoid karsinomlara eşlik edebilen, mikroskopisinde granüllü makrofaj kümelerinin saptandığı fibroepitelyal hiperplazi

yangısal papiller hiperplazi (inflammatory papillary hyperplasia) kötü hazırlanmış total ya da parsiyel protezlerde -özellikle sert damakta- önce hiperemi ve ödemle başlayan çapları 2 mm’den küçük, pembemsi renkli minik nodüller içeren yangısal tepki