Temel Patoloji

 

Patoloji

Hastalıklar Bilimi

Primum non nocere

Tıpta her şey “insan” içindir...ve önce zarar vermeden (primum non nocere).

Hekimler insanların mutluluğunu ve varlığını (homeostazis) sürdürebilmesini sağlamak için yüzyıllardır çabalamaktadır. Bu amaca ulaşmak için öncelikle "neden" sorusunun yanıtını aramışlardır.

Bu sonsuz isteğin temelinde yatan 2 önemli amaç vardır: (a) hastalığa neden olan etkeni ortadan kaldıracak tedavi yöntemini bulmak ve uygulamak (tedaviye yönelik hekimlik), (b) hastalığa neden olan etkenleri çevremizden uzaklaştırmak ya da yeryüzünden silmek (koruyucu hekimlik).

 

Tıp bilimi ile batıl inançlar arasında yüzyıllardır süren bir savaşım vardır.

İlkel toplumlar, hastalıkların doğadan ve kötü ruhlardan geldiğini varsayarlardı.  Daha iyi yürümeye ve daha iyi düşünmeye başladıklarında tanrıları keşfettiler; hastalıkları ve ölümleri kötülüklere ve günahlara karşı verilen bir “tanrı cezası” olarak algıladılar.

Günümüzde de var bu inançlarını sürdürenler: vebanın, depremlerin ve AIDS’in “tanrı” tarafından verilen cezalar olduğu düşünenler.

İlaçlardan önce ayinler, şeytan çıkarma törenleri ve büyüler vardı. “Büyü, içine kötü ruhların girmesi, tanrıların cezalandırması” gibi varsayımsal nedenlere karşı “karşıübüyü, büyü bozma, kurban verme, çeşitli ayinler” uygulamalarından yarar umarlardı. Eski Mısır ve Mezopotamya’da, birincil neden “tanrıların cezalandırması” olarak öngörülür; bazı hastalara kafatası trepanasyonu, kırık ve yara tedavisi gibi girişimlerde bulunulurdu. Eski Yunan’da (Hippocrates zamanında), hastalıkların nedenleri arasında “hava, balgam, kan, safra” önemsenir; tedavi amaçlı kusturma, kan akıtma, terletme gibi uygulamalar yapılırdı.

 

Düşünmeye, daha iyi düşünebilmeye başlayınca insan, çevresindeki hayvanlarda disseksiyon yapmaya başladı. Damarlardaki kanı, sinirlerdeki ileti sistemini izledi (Galen). İlk anatomi kitabı yazıldığında 14.yüzyıla ulaşmıştı insanlık. Kitabın yazarı otopsi yaptığı için aforoz edildi. Otopsi yaygınlaştı, tüberkülozdan ölen hekim sayısı arttı. Otopsilerden gelen bilgiler arttıkça hasta muayenesinin önemi de arttı. Özellikle “el”ile dokunarak.

Babası şarap üreticisi olan bir hekim, onun fıçılardaki şarap düzeyini anlamak için uyguladığı “perküsyon” işlemini toraks incelemesinde kullanmaya başladı. Morgagni klinikopatolojik ilişkilere ilk değinen hekim oldu (18. yy).  Mikroskopun bulunmasıyla birlikte ayrıntılar da aydınlanmaya başladı (19. yy).

Eski Çin toplumu doğayı gördü, bitkilerden gelen mucizeleri. Bitkilerden ilaçlar üretilmeye başlandığında, açık unutulan bir petri kutusunda üreyen mantarla “penicillin” bulundu.

 

Patoloji çok eski bir tıp dalıdır. Ancak bilimsel açıdan bakıldığında modern patolojinin 19. yüzyılda hücreyi temel alan Rudolf Virchow ile başladığı varsayılır. Virchow’un pek konuşulmayan iki özelliği daha vardı; politika ve antropololoji. Politik niteliklerinin Alman toplumuna ne kazandırdığını bilemiyoruz ama arkeoloji bilgisiyle Schliemann’ın Truva’yı bulmasına ve soymasına yardım etmişti. Milletvekilliği yaparken Patoloji Enstitüsünü kurdu. Doku kesitlerini hazırlayarak ve inceleyerek bugün bile kullanılan çok sayda kavramın (lösemi, atrofi, hipertrofi, amiloid, myelin, teratoma, şok, vd) tanımını yaptı, konferans konuşmaları ve kitaplar üretti. Ancak canlı etkenlerin varlığına inanmıyordu. Pasteur’ün “canlı etkenlerin varlığı”nı kanıtladığı konferansını izleyip salonu öfkeyle terk edene dek. Son aşamada sistemik patoloji ve fizyopatoloji (patofizyoloji) kavramlarını geliştirdi.

 

Günümüzde “beyinli” insanların hastalıkları tıp biliminin çabasıyla tedavi edilirken tıbbi tedavileri reddeden, büyü-büyü bozma, muska, hacı-hoca, ot/çöp peşinde koşan insanlarımız yok mu? Var…ama biz artık “moleküler patoloji” aşamasına geldik. Genleri düzelterek hastalıkları önleyebiliyoruz. Bilgilerimiz geliştikçe kanser ölümleri azalıyor. Çevre ve beslenme koşulları düzeltilerek insan yaşamı uzatılıyor ve niceleri. Ama unutmayın…parası olana bu olanaklar çoğu ülkede.

“Patoloji” bilim dalı anatomi, histoloji ve fizyoloji gibi bilim dallarındaki normal yapı ve işlevlerin tümündeki bozulmaları -başka bir deyişle-hastalıkları inceler. Konular ilerledikçe tüm normal-dışı süreçlerin hücrelere etkileri ile bunların dokulara ve organlara yansımalarının temel ögelerini göreceğiz.

İnsanlığın evrimi, bilimde devrimleri getiriyor…nasıl mı?

  • Bodrum’un karşısındaki Kos (İstanköy) adalı Hippocrates (İ.Ö. 460–370)

  • İlk otopsi ya da disseksiyon girişimi Herophilos (İ.Ö.335–280) ve Erasistratos (İ.Ö. 304–250) - İskenderiye (Mısır)

  • Romalı Cornelius Celsus: yangı (inflamasyon) ilkeleri

  • Bergamalı Galen: “kanser” kavramı

  • 1270: İtalya’da (Bologna Üniversitesi) anatomi-patolojik anatomi eğitimi amaçlı diseksiyonlar

  • İlk patoloji kitabı: Antonio Benivieni; 1443–1502

  • Giovanni Batista Morgagni (1682–1771)

  • Antonio Valsalva’nın (1666–1723)

  • Thomas Addison (1793–1860)

  • Thomas Hodgkin (1798–1866)

  • Carl von Rokitansky (1804–1878)

  • Rudolf Virchow (1821–1902)

 

Bu dönemde morfolojik bilimlerde devrim yapacak bir buluş gerçekleşmişti: mikroskop.

İsa’dan önceki yıllarda içi suyla dolu bir borunun ucuna yerleştirdikleri mercekle yazıları ve cisimleri büyütmeye çalışan Çinlilerden önce eski Mısır’da suyun büyütme ve ışığı kırma niteliklerini bilen bilginler bunu işgalci Romalılara öğretmişlerdi bile

Optik fizikteki ilk adımları eski Mısır, eski Yunan ve eski Orta-Güney Amerika uygarlıklarının attıkları konusunda farklı görüşlerin varlığına karşın ilk yazılı belge Euclid’e (İ.Ö.300ler) ait

 

  • Ataları Romalıların İskenderiye’den (Mısır) topladıkları bilgileri değerlendiren Salvino D'Armate 1284 yılında merceklerden yararlanarak ilk gözlükleri üretti ve sonra…

  • Johannes Kepler: görme fizyolojisini ve görme kusurlarının merceklerle düzeltilmesinin ilkeleri

  • Galileo Galilei: ilkel teleskopun geliştirilmesi çabaları

  • Hollandalı gözlükçü Zacharias Janssen ile ailesi: ilk mikroskop taslağı (1590)

  • Gözlükçü Janssen’ler –Çinliler gibi- bir boru içine ve uçlarına mercekler yerleştirerek mikroskopta ilk adımını attılar

  • 1609’da Galileo Galilei mikroskopta konkav ve konveks mercekler kullandı

  • 1674’de -yine bir Hollandalı- Leeuwenhoek tarafından gerçek mikroskop düzeneğiniversite eğitimi olmayan Antonie Philips van Leeuwenhoek oluşturduğu boru-mercek düzeneği ile bakterileri bile görülebilecek kadar büyütebilen sistemi geliştirip dünyaya duyurduğunda 42 yaşındaydı)

  • Antonie Philips van Leeuwenhoek’un ilk mikroskopu kullanmasından 200 yıl kadar sonra Çanakkale’nin Hisarlık yöresindeki Truva, Agememnon’un askerlerinin bile yapmadığı kadar yıkılarak Priamos hazinesi yağma edildiHeinrich Schliemann patlayıcı kullanarak yıktığı surlarda bulduğu hazineyi önce Yunanistan’a oradan da Almanya’ya kaçırdı1867 yılında Paris’teki bir sanat sergisine davet edilen zamanın Osmanlı Sultanı Abdülaziz bu geziden dönüşünde Almanya’ya da uğramış, belki de Berlin’de Heinrich Schliemann ve Dr. Rudolf Ludwig Carl Virchow ile tanışarak Truva kazıları için söz vermişti. 1870 yılında Dr. Virchow ile birlikte İstanbul’a gelerek yazılı kazı onayı alan Schliemann 1873 yılı Mayıs ayında, gerçekte kendisinden 15 yıl önce Hisarlık surlarına ulaşmış olan İngiliz arkeolog Frank Calvers’in anılarını değerlendirerek dinamitle geldiği surları patlatarak çağının en büyük soygunlarından birini gerçekleştirdi. Truva duvarlarının dinamitlendiği yıllarda antropolojiyle de ilgilenen, siyaset alanında Bismarck ile kapışan bir hekim olarak gördüğümüz Virchow “modern patolojinin kurucusu”dur.

...ve gelişmeler birbirini izledi:

  • Johannes Purkinje (1787-1869)’nin mikrotom işlevi gören araçlar

  • Göz sinirleri ve gözdeki Schlemm kanalı (Friedrich Schlemm)

  • Kemiklerdeki Volkmann kanalları ve sempatik sinir sistemi (Alfred Wilhelm Volkmann)

  • Sinir sistemi ve duyular, kadın genital sistemindeki Müller kanalı, endokrin sistem (Johannes Peter Müller)

  • Kemiklerdeki Sharpey lifleri ve epitel hücrelerinin siliaları (William Sharpey)

  •  lenfatik sistem, kıllar, mucus, irin, epitel türleri, böbrekteki Henle kulpu (Friederich G. J. Henle)

  • Derideki Vater-Pacini cisimcikleri, Vibrio cholera (Filippo Pacini)

  • Böbrekte glomerüllerin Bowman membranı, gözde korneanın Bowman membranı; burun mukozasındaki Bowman bezleri (Sir William Bowman)

  • Timustaki Hassall cisimcikleri, gözde Hassall-Henle cisimcikleri (Arthur Hill Hassall)

  • Retinadaki nöroglial Müller lifleri, corpus ciliare (Heinrich Müller)

  • 1887’de Prens Frederick’e yapılan larinks biyopsisi; ilk kez mikrotom kullanılarak hazırlanan kesitlerin mikroskopla incelenmesi cerrahi patolojinin ilk uygulamasıdır (kesitler Virchow tarafından incelenerek rapor edilmiştir)

  • Mikroskopta büyük aşamalar ve 1825’de François-Vincent Raspail ile histokimyaya ilk adımlar

  • Virchow, Berlin Üniversitesi Patoloji Enstitüsü’nde "hücre patolojisi"ne ilk adımlar

  • 20.yüzyıla gelindiğinde Patoloji ile ilgili çok sayıda yayın

  • Mikroskop karşısına geçen morfologlar (histolog, patolog) çok renkli bir dünyada gezinirken her ay yeni bir yöntemle yeni hücreler ve ürünleri tanımlanıyordu

  • Moleküler biyoloji ve moleküler patoloji

    •  Deneysel araştırmalar

    • Hücreleri ve dokuların ürettiği kimyasal maddeler

    • Bunların birbirleri üzerindeki etkileri

  • Moleküler Biyoloji geliştikçe Moleküler Patoloji’nin adımlarında hızlanma

  • Marrack (1934), kan proteinlerinden tifüs ve kolera etkenlerine karşı oluşmuş antikorları elde etti; antikorları benzidin tetraedro ile işaretleyerek bağlandıkları antijenleri kırmızı renge boyadı

  • Coons (1941): immunofloresans teknikleri

  • İmmunhistokimya Nakane, Mason ve ark, Sternberger ve ark, Mason ve Sammons  (1966-1978)

  • Robotik sistemler (1980-1990)

  • Canlı etkenlerin belirlenmesi: H.pylori, T.pallidum, H.capsulatum, virüsler (HHV1, HHV2, CVM, HHV8),  parazitler (T.gondii, P. jiroveci) ile kimi mikobakteriler

  • Nöropatoloji: dejeneratif beyin hastalıkları ile distrofik kas hastalıklarının tanısı ve izlenmesinde de önemli katkılar

  • Sitolojik materyalin incelenmesinde immunositokimya

  • Deneysel araştırmalar

  • Yangı (inflamasyon): yangı hücreleri, medyatörler, vb

  • Reseptörler: östrojen, androjen, vd

  • Hücre siklusu: apoptozis, vb

  • Tümörlerin tanısı ve izlenmesi

ya sonrası…

  • Dijital patoloji: bilgisayar teknolojilerini kullanarak görüntü analizi

  • Kanser tanısı yöntemleri: PCR, DNA elektroforezi, kapiller (Sanger) sekensi, FISH (fluorescence in situ hybridization), Mutasyon taranmasında biyoinformatik analiz yöntemleri

  • İnfeksiyon hastalıklarının tanısı: moleküler problar

  • Türkiye klinik-patolojisinde kimler mi var? Hulusi Behçet, H. Reşat Sığındım, A. Erbengi, M.Tahsinoğlu, T. Saylan, T.Balı Aykan, B.Önol, P. Çambel, M. Aksoy...ve onların öğrencileri.

İnsanlığın evrimi, bilimde devrimleri getiriyor…