KRONİK YANGI

Nötrofil polimorf fagosite ettiği partikülü ortadan kaldıramazsa neler olur?

Nötrofil polimorf ölür, fagosite ettiği partiküller serbest kalır. Serbest kalan partiküller çevredeki sağlıklı nötrofiller ve makrofajlar tarafından yeniden fagosite edilir. Süreç uzarsa çevre koşulları değişir ve nötrofiller giderek azalır, makrofaj ve lenfosit egemenliği başlar. Bu tablo savunma sisteminin çalıştığını gösterir. Ancak tarafların hiçbiri savaşı kazanamaz, süreç kısır döngü biçiminde sürer gider, süregenleşir. Organizma canlı etkenlerin (mikobakteri, mantar, parazit) çevreye yayılmasını ve yabancı cisimleri (talk, sütür, vb) olumsuz etkilerini önlemeye çabalarken bölgesel olumsuzluklar gelişir.

Kronik yangı hücre infiltrasyonunun yanı sıra doku yıkımının ve onarım çabalarının belirgin olduğu haftalar ya da aylarca süren bir yangı türüdür. Hiperemi ve nötrofil polimorf eksüdasyonu yoktur; bu nedenle, akut yangıdaki kardinal bulguların çoğu görülmez. T-lenfositleri, plazma hücreleri, makrofajlar, fibroblastlar, dendritik hücreler ve endotel hücreleri kronik yangılara özgü hücrelerdir (bkz “yangı hücreleri). İleri aşamalarda tabloya fibrozis eklenir. Örneklersek;

  • Kronik yangıda mononükleer hücre (makrofaj, lenfosit) egemenliği vardır,

  • Kronik yangıda parenkim yıkımı izlenir (yıkımda mononükleer hücrelerin ve varsa canlı etkene özgü ürünlerin etkisi vardır),

  • Parenkim yıkımı olan alanları kollagen lifler doldurur (fibrozis).

Kronik yangı iki biçimde belirir:

  • (1) Akut yangı uzarsa belirir: akut yangıya neden olan etken direnç gösterir, doğurduğu zararlar ortadan kaldırılamaz ya da immun sistemi sürekli aktive eden izler bırakırsa T-lenfositleri aktive olur ve böylece kronikleşme süreci başlar.

  • (2) Doğrudan kronik başlar: çoğu kez sinsice başlar ve sessizce gelişir.  Bazı yangılarda akut dönem çok silik (asemptomatik) geçer. Klinikte kronik yangıya özgü belirtilerle farkedilir.

KRONİK YANGI TÜRLERİ

1. Non-spesifik (özgün olmayan) yangı

2. Granülomlu (özgün) yangı

2.1. İmmun granülom

2.2. Non-immun granülom

Kronik yangıların başlıca neden­leri şunlardır:

  • Erimeyen (insolubl) ya­bancı partiküller: kronik yangı kronik infeksiyon anlamına gelmez.  Endojen ya da ekzojen kökenli bazı maddeler kronik yangı nedeni olabilmektedir. Damar çeperlerinde biriken kolesterin kristallerinin ortadan kaldırılamaması sonucunda gelişen ateroskleroz çok önemli bir kronik damar yangısıdır. Solunum havasıyla akciğerlere ulaşan tozların neden olduğu pnömokonyoz olgularında silisyum kristalleri ve kömür tozları fibrozisle sonlanan kronik yangılara neden olabilir.

  • Vücutta az dirençle kar­şılaşan ya da sindirilemeyen canlı etkenler: bakteriler (M.tuberculosis, M.leprae, T. pallidum),  bazı parazitler (Leishmania donovani) kronik yangılara neden olan canlı etkenler arasında en önemlileridir. Bu tür canlı etkenlerin neden olduğu infeksiyonların akut dönemi kısa sürelidir ve belirtileri önemsizdir. Belli belirsiz geçen akut dönemi bağışıklık sisteminin aşırı aktive olduğu ve aşırıduyarlık reaksiyonu (IV. tip) bulgularının baskın olduğu kronik dönem izler. Özellikle mikobakteri, mantar ve L.donovani gibi etkenlerin infeksiyonlarında özgün granülomlar (bkz. granülomatöz yangı) oluşur.

  • Otoimmun hastalıklar: SLE, romatoid artrit, vb otoimmun hastalıklar doku yıkımı ve immun sistem tepkileriyle belirti veren kronik süreçlerdir (bkz. İmmunopatoloji).

  • Fiziksel etkiler: kronik travmalar kronik yangılara neden olurlar.

  • Kanserler: tümörlerin çevresinde kanser hücrelerine tepki gösteren lenfosit ve makrofaj kümeleri görülebilir.

Kronik yangılarda sürekli eksüdasyon, proliferasyon, rejenerasyon ve bazen nekroz vardır. Bu nitelikleri şöyle değerlendirebiliriz:

1. İmmun sistemin tepkisi: akut yangılarda immun sisteme özgü tepkilerinden çok damarsal değişiklikler, yangısal ödem ve nötrofil polimorflardan zengin non-spesifik bir eksüdasyon vardır. Kronik yangılarda ise immun sistemin tepkisi öne çıkar, lenfositler ve plazma hücreleri (küçük yuvarlak hücreler) ile yer yer makrofajların ön planda olduğu bir infiltrasyon izlenir. Kronik yangılarda plazma immun globulin düzeylerinde yükselme görülebilir.

2. Fagositoz: immun ya da non-immun fagositoz bulguları vardır.

3. Nekroz: kronik yangılarda görülen nekrozların bir bölümü aşırıduyarlık reaksiyonlarına bağlıdır (tüberküloz, sifilis).

4. Onarım olgusu: kronik yangıda genellikle proliferasyon (granülasyon dokusu yapımı, fibroblastik proliferasyon) ve fibrozis (sikatrisleşme) ön plandadır. Yoğun fibrozis organ fonksiyonlarını etkiler. Fibrozis alanlarında önceleri bol fibroblast (beyinde glia hücreleri) vardır. Zamanla ekstrasellüler matrikse özgü liflerin (beyinde glial lifler) egemenliği başlar. Stromal hücre (fibroblast, fibrosit, vb) aktivasyonu ve ekstrasellüler matriks (kollagen, elastik lif, vb) üretimi ile hücresel bağışıklık tepkileri arasında belirgin bir etkileşim vardır.

Kronik yangılardaki fibrozisin çok önemli olumsuz sonuçları vardır:

  • Keloid oluşması (bkz Yara iyileşmesi)

  • Stenoz (GIS, üriner kanal, sperm kanalı, kalp kapakları, vb)

  • Yetmezlik (kalp kapakları)

  • Obstrüksiyon (GIS, üriner kanal, sperm kanalı, vd)

  • Yapışıklıklar (periton, perikard, plevra).